20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Bir Ses, Bir Nefes!

Genelkurmay, görevli ve emekli 163 asker kişinin, tutuklanma hallerinin devamı husussunda, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği kararı aynen ekleyerek, bu kararı “anlamakta güçlük çektiğini” açıkladı. Mahkeme bu kararı, Başkanın karşı oyuna rağmen, oy çokluğuyla almıştı. Gerekçe Komutanların “kaçmaları ve delilleri karartmaları” ihtimali! Adeta adi suçlular gibi!

Kamuoyu da -malum eşhas hariç- bu kararı da, “Ergenekon”, “Balyoz” kapsamındaki uygulamaları da “anlamakta” güçlük çekiyor… Askerler gibi bizler de “kırık-kırgın ve kızgınız”.

Zamanımızda Nazi Almanyası hariç, başka hiç bir ülkede, ordular, komutanlar, Generaller, hele onlara en fazla ihtiyaç olduğu sırada böyle belden aşağı vurulmamış, aşağılanmamışlardır. Ve Hükumetler, bu uygulamalara karşı “yargının tasarrufudur” diye bigâne kalamaz… O ülkelerde hiçbir Bakan, Başbakan, bu gibi olası davaların “fahri savcılığını”, deruhte etmez sonra da, daha “çetelerin”, “darbelerin” gerçekliği, varlığı kanıtlanmadan, Yargıç gibi peşin hüküm vermez – veremez… Ama bizde oldu-oluyor ve göklerden gelen bir ses “yetti” diyene kadar, olacak!... Genelkurmayın açıklaması, sesi bana bir nefes gibi geldi.

Ancak, bu açıklama karışsında malumlardan yükselecek itirazları, ”Vesayet altına mı giriyoruz?” korosunu duyar gibiyim... Malum Zaman gazetesinin manşeti müstehzi: TSK için “Anlayamıyorlarmış” diyor… Haberin illüstrasyonu da, aynı medya gurubunun dergilerinin de Türk Ordusunun simgesi haline getirdiği, “bağları çözülmüş, eski, püskü bir postal”! Bu adamlar, TSK’ni işte böyle görüyor, resmediyorlar. Taraf’ın manşeti: “Nisan Muhtıraları başladı”. Bana göre ise: “Bereketli Nisan Yağmurları”!

ÖZ VE SÖZÜ

Genelkurmay’ın bu açıklaması, Ergenekon'un “fazla yetkili”  savcısı Zekeriya Öz’ün görevinden alınmasına denk düştü. Öz devir- teslim töreninde, dile kolay – mağdurlara kuvvet, 7 yıldır görev yaptı. O yedi yılda kaç “şafak” – gece yarısı “dalgası” oldu? Sayısını şaşırdık! “Ergenekon” kapsamında masum olduklarını bilenler dahi, “dalga bize de vurur. Sabaha karşı, kapımıza vurulur, o eski bildiğimiz polislerden bambaşka tür polisler arşivlerimizi darma dağan eder sonra da yaka paça bizi de götürürler. Ve masum olduğumuz anlaşılana kadar aylarca içerde yatarız” korkusu içinde, yüzlemeyeceğimiz, “gizli tanıkların”, telefonlarımızın dinlenmesi - mahremiyetimize girilmesi endişesi içinde yaşadık. Öz “bitecekti – bitti” demiş… İnşallah, bu karabasan bitmiştir ve rahat nefes alırız, rahat uyuruz!

Sayın Zekeriya Öz, “helâlık” istemiş herkesten. Bilmem, magdurlar, aileleri, aylarca yıllarca, daha hüküm giymeden hala mahkûm gibi içerde yatanlar, ona haklarını helal ederler mi? Sağ kalacakların çoğu, herhalde, anılarını - acılarını yazacaklardır… Zekeriya Öz yazacak mı? Yazarsa ne yazar? Yazarsa da vicdanı rahatlayacak mı? Bazı şeyler makam odasından şahsi eşyaların taşınması kadar kolay taşınmıyor!...

Öz dokunaklı veda konuşmasında, “Emniyet güçlerimizin de, askeri makamların da, Merkez Komutanlığı’nın da emekleri var. Askerler de kanunlara saygı duyarak bu işlerin yapılmasına müsaade etti” demiş… Emniyet güçlerinin, Öz’e nasıl hizmet ettikleri “tutuklama ve aramaların” film ve fotoğraflarından belli. Askerlerin “müsaadesine” gelince, bu da Genelkurmayın açılmasındaki, Balyoz Davasında, yargıya saygı ve yardım ifadelerinden belli… Açıklamada, “Devam eden yargı sürecine müdahale anlamına gelebilecek davranışlardan özellikle kaçınıldı… Türk Silahlı Kuvvetleri, yargılamayı etkilemeyecek şekilde, çeşitli defalar açıklamalar yaptı… İlgili makamları bilgilendirildi, yapılan seminerin ne olduğunu, nasıl yapıldığını, neleri kapsadığını ve kimlerin hangi emirlerle katıldığı, tereddüde yer bırakmayacak şekilde izah edildi” deniyor. Ama bunlara rağmen, “bitirilmesi” gerekirken bitirmediler…

Temennim: Zekeriya Öz’ün yerine gelecek olanların bitirmeleri suçlu olanlar varsa cezalandırılmaları ama masum ve mağdur olanların biran evvel “kurtarılmaları”.

Bizler bu konuda objektif olamasak da, asıl hükmü önce “tarih” sonra da “Mahkemeyi kübrada” Yüce Allah verecektir.***

Yayın Tarihi : 8 Nisan 2011 Cuma 00:18:15


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?