20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

'Bon Pour L’Orient'

ABD Cumhurbaşkanı George W.Bush’un, ,arkasında Ortaköy Camii ve Boğaz Köprüsü - ,önünde de , daha ötelere Çanakkale Boğazına kadar açılan Marmara denizi , İstanbul’un muhteşem dekoru içinde, 265 “en önemli,VİP Türk’e” yaptığı konuşma, aslında ,bir zamanlar Avrupa Üniversitelerinden verilen ,sadece Türkiye’ye “mahsus”, “Bon Pour L’Orient” – diplomalar gibi “sadece” Türkiye’ye yönelik mesajları vermeye – hatta Başbakan Erdoğan’ı desteklemeye “mahsustu”. Bunun böyle olduğu da, konuşmanın metninin ve içeriğinin değil de, ancak sıradan haberinin, Amerikan ve Avrupa gazetelerinin baş sayfalarında yer almamasından belli. . Ama iyi tasarlanmış dekoru ve sözleriyle Türkiye’nin, ABD’nin BOP projesinde “ılımlı” bir İslam devleti olarak, bir “köprü” daha doğrusu koçbaşı olarak kullanılmak istendiği “maalumdan malum” Asıl vurgulanan bu.– PKK ile mücadele konusu da beylik sözlerle geçiştirilmiş!.
Bush’un VIP Konuşması dekorunda, belki de kasten unutulan önemli bir şey vardı: Atatürk heykeli! Bu sırada asıl unutturulmak istenen O !
TÜRBAN
Danışmanları önermiş olacak; Bush’un konuşmasında, Erdoğan’ın eşi Emine Hanımefendinin Cumhurbaşkanın resepsiyonuna davet edilmemesi dolayısıyla- türban konusuna Erdoğan’ın hoşuna gidecek bir dokundurma vardı;”Demokrasi Dindarların katılımından korkmamalı” diyordu Sayın Bush!
Kendisi de köktenci bir Hıristiyan olan Bush “dindarların katılımından “ korkmayabilir. Ancak Türk tarihini ve gerçeklerlini bilmediği muhakkak ta, acaba danışmanları, mesela Bermard Lewis’ın kitaplarını okuyup Türkiye’nin çağdaşlaşma mücadelesini,bu mücadelede en önemli engelin költendincilik ve şeriatçılık olduğunu... ve bugün de “türbanın” Atatürk’ün kurduğu Laik Cumhuriyete karşı bir meydan okuma bayrağı olarak kullanılmakta olduğunu anlatmadılar mı? Eminim Sayın Laura Bush ‘ta Emine Hanımın ve Hayrünnisa hanımın, aslında pek de şık olmayan kıyafetlerine, bu gerçeklerin im farkında olmadıkları için “ aman en değişik ne hoş!” diye bakmışlardır. Hatta diğer liderler ve eşleri de yaşanan bu olayı belki de yadırgamışlardır. Taşlar yerinde ağırdır!
Bakın birisi azgından kaçırdı; Laura Hanım Emine hanıma “ Atatürk’ün” fotoğrafını “Bu da kim diye sormuş.” Sayın Hanımefendi, Atatürk’ü-her halde doğru anlatmıştır!
Endişemiz; Emine ve Hayrünnisa Hanımefendilerin türbanlarından öte; Tufan Türenç’in yazdığı gibi 2007 de, bugün Çankaya’da, Laik Devleti temsil eden , Atatürk’ün düşüncelerini yaşatan Ahmet Necdet Sezer’in görev süresi sona erip de , bugünkü Meclis aritmetiği realitesine göre, yerine eşi tesettürlü, türbanlı bir AKP’li Cumhurbaşkanı seçilince türban krizi kendiliğinden çözülecek- Çankaya’nın da başı bağlanacak,k ve türbanlı hanımınlar Atatürk’ün son kalesini işgal edecekler!
SIGORTANIN BÖYLESİ
Cengiz Çandar, Bush’un konuşmasıyla ilgili yazısını şu cümle ile noktalamış; “Türkiye’nin bugünü ve geleceği Amerika tarafından sigortalandı” diyebilir miyiz? “...Çandar, bu soruyu herhalde olumlu manada soruyor, ama ben aynı soruyu endişeyle soruyorum; ve ilave ediyorum ; “Türkiye’nin ve Türk milletinin varoluşu Amerika’nın kendi siyasi geleceği ve prestiji sallantıda olan Bush’un “sigortasına” güvencesine emanet edilebilir mi?
Erdoğan – AKP iktidarı - şimdi yelkenlerini , Bush’un, “Türkiye’ye mahsus” konuşmasının, , NATO toplantısının ve diğer liderlerin, Türkiye ve kendisi hakkındaki övgü ve vaatlerinin rüzgarlarıyla ,e şişirecekler, pupa yelken “nurlu Avrupa ufuklarına” yönelecekler,BOP operasında , mızrak taşıyıcı rolünü memnunlukla üstlenecekler.Erdoğan’ı bundan sonra bağlasanız durmaz, müsademe rotasında, pervasızca devam edecektir!
Yayın Tarihi : 1 Temmuz 2004 Perşembe 15:05:14


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?