AKP İktidarı kararını verdi; TBMM^'deki "kahir ekseriyetiyle", ruhlarını Başbakan Erdoğan’a adamamış, bazı yürekli, vatansever, AKP milletvekillerinin de katıldığı muhalefete ve ülkenin her kesiminden gittikçe yükselen tepkilere rağmen, Lübnan’a asker göndermek “iznini” herhalde, ” yarınki oturumunda TBMM’den alacak.
Hükümetin eli mecbur: çünkü büyük ihtimalle, bir yerlere, AB’ye ABD’ye “angaje” olmuş! Ancak BM kararında belirtilen “angajman -çatışma kuralları”(Rules of Engagement) belli; o bölgenin –bu durumun şartlarında, TSK’nin saldırılara uğraması ve kayıplar vermesi muhtemel, “Birliğimizin ‘sembolik’ misyonu ,, hükûnıete göre, Hizbullahçı silahsızlandırmak değil “ demesi, gerçekler karşısında, “kavl-i mücerrette”,yani “sözde” kalır… Saldıranlar, “sizin misyonunuz nedir?” diye sormazlar ve muhtemelen, Türkiye’yi bu dipsiz kuyuya çekmek ve n, müşkül durumda bırakmak için, kasıtlı olarak saldırabilirler. Hükümetin böyle olmayacağı hususunda, bir garantisi yok. Nitekim, Abdullah Gül “gerekirse silah kullanılır" diyor. Başbakan Erdoğan “ bizden başka türlü görev istenirse Birliği geri çekeriz” buyurmuş! Kayıplar, şehitler verildikten sonra neye yarar ki?
Ama anlaşılan emir, büyük yerlerden -. ;ABD’den ve AB ‘den! Asker göndermeye karşı iken her nasılsa hidayete erenlerden İsmet Berkan,”AB’nin bu güce katılamazı istemeleri karşısında katılmamak olmaz” diyot. Bir taraftan hem ABD hem AB, de, TSK’ni “ milli görevlerinde” güçsüz hale getirmeye çalışırken, bu talepleri, askerlerimizi kendi “projelerinde “lejyoner” olarak kullanmak hesaplarına uyuyor.
TSK, elbette ki, iki cephede de görev yapacak güç ve yetenektedir. Ancak, a Başbakan “asker göndermenin “sembolik” olduğunu söylüyor.,Bir taraftan PKK eşkıyasıyla mücadele, her gün şehit verildiği halde ABD’ den icazet alınmadığı için , savsaklamanın. rak, askerlerimizi Lübnan’da meşgul etmek için olduğu belli. “Sembolizm” söz konusu ise , BM –aslında AB ve ABD- istedi diye bir çatışma bölgesine Türk askerinin sürmek hem fiiliyatta, hem de “sembolik” olarak yanlış! Vereceğimiz şehitler ve yaralılar, “sembolik” olmayacak. : Bu da göze alınabilirdi ama attığımız taşlara, verdiğimiz şehitlere değse!
Neticede, ne Hazreti Muhammedi, ne Musa'yı ne de ne İsa’yı memnun edemeyeceğimiz, hatta. Hatta belki düşmanlar kazanacağımız muhakkak! . Lübnan’a asker göndermemiz prestijimiz arttırırmış… Balkı Başbakanın ve AKP’nin .”prestijlerini” bilmem ama AB ve ABD “nezdindekı” durumları, bir süre için, düzelir. Fakat Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in dediği gibi “Biz asker göndermesek de, zaten, güçlü devletiz!” Bölgede “Ağırlığımız”, zaten var. Araplar da bu “ağırlığımızı” kıskanırlar… Türkiye’ye ve Türk ordusuna bu yüzden onlardan sevgi beklemek de abes!
Ben, bütün bunlar ortada iken, Türk askerlerinin, Lübnan’daki gayya kuyusuna itilmesine, ,ilke olarak ve: en başta, gücümüzü asıl –yakın tehlikeye, PKK eşkıyasına karşı kullanmamız gerektiği için, karşıyım, Başlangıçta “asker göndermeye karşı olan Murat Belge de, gene. Her nedense, birden hidayete ermiş…” Dünyanın bir yerinde, çeşitli nedenlerle dara girmiş, Girdikleri yerden kendi başlarına çıkmayı başaramıyorlarsa, kendi dışındaki tarafsız birinin gelip bu işi yapmalarına, yardın etmesini bekliyorlarsa, ahlak, insanlık bu yardımın vermeyi gerektirir… Yarın bizde dâhil herkes, böyle bir yardıma ihtiyaç duyabileceğine göre, bu ahlakı geliştirmeliyiz” diyor. Belge, acaba farkında olmayarak veya bilinçle, mesela Güneydoğu’da dara düşürüldüğümüz için, “gerektiğinde ABD AB tarafından BM ye kabul ettirilerek, Türkiye’yi “kurtarmak “ kurtarmak için, “barış gücü” gönderilmesinin kapısını aralıyor. Bölücüler de bunu çok isterler!
Şükürler olsun ki, TSK var oldukça. Bugünkü gibi dirayetli, ,Komutanlarımız oldukça, tehililerden, kendi kendimizi ı kurtaramayacak “beceriksizliğine” ve yabancılardan, BM’den medet ummak durumuma düşmeyiz.
Başbakan Tezkereye karşı olanları, ı yanı muhalefetle birlikte halkın çoğunluğunu , “ülke çıkarlarına ihanetle” suçladı. Bu akılla gidilince, "tezkere" alınsa bile, “ ihanetin” ne ve nerede olduğu. Çok geçmeden anlaşılacak!
Yayın Tarihi :
4 Eylül 2006 Pazartesi 11:38:40