Bugün, 2006’nın ilk günü; besmele ile başlayalım! Eski yılın son gününün en güzel haberi, Van 100.Yıl Üniversitesi Rektörü Profesör Dr. Yücel Aşkın’ın cezaevinden tahliye edilmesi idi. Doğrusu, bu konuda yazı yazmaya elim varmamış, gönlüm el vermemişti; aylarca haksız yere hapis yatmış bir insan olarak, hapis, hapishane, söz konusu olunca, boğazım düğümlenir, mideme sancı girer, bir tuhaf olurum. Hele, haksız yere ve ucu da meçhul olunca, hapis yatmanın acısını bildiğim için… Sayın Yücel Aşkın özgürlüğüne kavuşunca derin bir “ oh” çektim. İnşallah bu beladan tamamıyla kurtulur, sağlığına da kavuşur. Ona bu ezayı -ve cezayı- reva görenler utansınlar!
Utanması gereken başkaları da var; Son bildirilerinde Yücel Aşkın’dan özenle, söz etmeyen ve bu konudaki önerileri ret eden, sözde “aydınlar”! Bu çifte standardı, çifte perendeyi , riyakarlığı, Milliyet gazetesinde Meral Tamer yüzledi. Bildiriyi hazırlayan Oral Çalışlar’ın mazeretleri de dikiş tutmadı, özrü kabahatinden büyük oldu!
Gene geçen yıla, Başbakanın “3 noktası” son damgayı – noktaları koydu… CHP Lideri, bu “noktaların”, şimdi ne yapılacağını söyledi… Ama yazar dostum Orhan Karaveli’nin, görme özürlü vatandaşlarımızdan özür dileyerek yaptığı bir öneri var: Geleceklerini ve ülkenin geleceğini göremeyenler tarafından, “yeni,siyasi bir Üç Nokta Derneği” kurulsun diyor;!
İNGİLİZE İNGİLİZCE DERS
Bekliyoruz; Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Pamuk davası konusunda bakalım ne yapacak? Bir zamanlar sevdiğim, saydığım Cemil Çiçek, eğer konjonktüre uymak, AB uğrunda, günü kurtarmak için, davayı düşürür ve sonra da kendi değiştirdikleri 301. maddeyi, değiştirmek isterse, siyasi tarihe nasıl yazılacağını bilmeli!
Bir İngiliz yazar - George Monbiot, Pamuk davası dolaysıyla bize ders vermeye kalkmıştı ve ben de ona gereken cevabı verdim.
Pamuk’un böyle kurtarılmasından sonra acaba aşağıdaki cevabım da akademik mı oldu ve “pamuk ipliğine “mi bağlandı? Ben kaylara geçsin diye okuyucularımın bilgisine sunuyorum;
i; “The Guardıan” gazetesinde ,George Monbiot adlı yazar “Türkler, geçmiş mezalimleri inkar etmenin İngiliz yolunu öğrenmediler” diyor…. Britanya İmparatorluğu döneminde sömürgelerde İngilizler tarafından yapılan mezalimi İngilizlerin kabul ettiklerini bize örnek olarak gösteriyor… Pamuk’un yargılanmasına yol açan kanunların “zalimane ve zamana uymadığını” yazıyor ve “ülkenin en ileri gelen romancısının” bunlardan söz etti diye, yargılamanın, “Ermeni ve Kürt katliamlarının” böylelikle canlı tutmak ve “muazzam bir budalalık” olduğunu iddia ediyor.… Britanya İmparatorluğu döneminde müstemlekelerinde yapılan zulüm ve vahşetten, ayrıntılı örnekler vererek, İngilizlerin şimdi bu günahlarını itiraf ettiklerini de Türklerin de Ermeni ve Kürt konularında, aynı şekilde günah çıkartmaları gerektiğini, ancak böylelikle de AB’ne üye kabul edilebileceğimizi söylüyor..
CEVABIM
Ben de The Guardıan editörüne bir cevap gönderdim Bilmem yayınlayacaklar mı?;
“Önce yüz yıllarcalık, tarihi bir mirasa ve birikime sahip, kendi değerleri bulunan bir millet olarak, ne İngilizlerden, ne de başkalarından öğrenecek hiçbir şeyimiz yok, kanunlarınızın “zalimane ve zamana uymaz” olduğu hakkındaki iddiaları yazar, Mr. Monbiot’un kendi işgüzarca düşünce ve iddialarıdır… Bizim kanunlarımız, şükürler olsun ki, şimdiye kadar, gerektiği gibi yabancı kriterlere göre değil, kendi milli koşullarımıza, ihtiyaçlarımıza ve değerlerimize göre oluşmuştur. AB üyeliği gerçekleşsin veya gerçekleşmesin, biz bunları ve milli egemenliğimizle birlikte muhafaza etmek istiyoruz…
“Burada , sözde Ermeni soykırımı ve Kürtler konusundaki iddiaları tartışmaya kalkışmayacağım; fakat ben bu konudaki, 1915 olayları hakkındaki gerçekleri Ermeni çetelere karşı savaşmış olan babamdan amcalarımdan, ve Ermeni mezalimine uğramış Erzurumlu akrabalarımdan, ilk ağızdan dinledim, öğrendim… Bu konudaki yalanlar yıllardan beri yabancı ülkelerde ve medyada, yayınlandı,yayıldı ve sürdürüldü milletimizi rahatsız ve rencide etti. aşağıladı! Bu bağlamda Türkiye, bir de bölücü terörün tehdidi altında iken, bu iddiaların “meşhur, kitapları çok satan, bir Türk romancısı ve diğerleri tarafından ,ama bilgisizce, yabancı medyada tekrarlanması, sadece milletimizi aşağılamakla kalmıyor, ihanet olduğu için, kanunlarımıza göre cezalandırılmaları gerekir. Meşhur bir romancı olmak ve ifade özgürlüğü Pamuk’a ve diğerlerine dokunulmazlık sağlamamalıdır.. Eğer sizin kanunlarınızda böyle şeylere izin veriliyor ve medeni cesaret sayıklıyorsa, Allaha şükür, biz hanız bu “medeni düzeye “ ulaşmadık… Yazarın Britanya İmparatorluğunun mezalimi ve babaların günahı hususunda, ayrıntılı günah çıkarmasına gelince, ben de, bunları kendi tarih bilgimle, gayet iyi bilirim… Türkler de geçmişte İngiltere İmparatorluğunun zulmünden ve aşırılılarından a nasibini almıştı… Fakat, ben burada bu konularda hüküm verecek değilim… Sizin günahlarınızı size! Ancak bizim Ermenilere ve Kürtlere karşı işlediğimiz günahlarımız yok.. Bilinmelidir ki şimdi Türkler olarak- günah çıkaracak ve kimseden şefaat ve af dileyecek değiliz:..
“Eğer milletinizin ve atalarımızın onurunu savunmak AB üyeliğini önleyecekse, varsın önlesin; kurtulmuş oluruz. Şimdiye kadar, yabancı katkısı ve müdahalesi olmadan yaşadık, ayakta kaldık, kendi reformlarımızı , kendi değer ve çıkarlarımıza göre başardık, ,bundan sonra da kendi yolumuzda gideriz“