Kürt açılımının çözümü, kıvamına geldi mi? Kıvama getirdiler mi? Bizler, demokrasiye, insan haklarına karşı savaşmaktan, kan dökmekten zevk alan, Kürt sorunundan nemalanan “faşistleriz”... Ötekiler, insan hakları şampiyonları, bu “mazlum(!)” Kürt halkının, her platformda savunucuları. Destekledikleri PKK eşkıyası onlara göre meşru “bağımsızlık savaşçıları.” Bu sözde, “barış savaşçıları” son 26 yılda binlerce insanımızı, bebekleri, askerimizi, polisimizi alçakça katlettiler! Ama mağdur ve mazlum olanlar, onlar!
Yabancıların bu gerçekleri görmezden gelmeleri, maddi manevi yardım yapmaları anlaşılabilir. Çünkü bu terörist bölücülerin nihai amacı olan “Büyük Kürdistan”, en az 100 yıldır, Türkleri, Türkiye’yi bölmek plan ve projelerinin aracı... Son yıllarda da, ABD’nin Orta Asya ve Orta Doğu’daki hesaplarına uygun düşüyor... Yıllardır TSK’nın, Kuzey Irak’ta mücadelesine karşı oynadıkları “icazet” ve sözde “istihbarat paylaşımı” oyunları, savsaklamaları, mâlum... AB’nin bu konulardaki tavrı ve terörle mücadeleyi zayıflatmak için dayattıkları “uyum yasaları” da, anlayabilence
mâlum!...
Kısacası, şimdi içerden ve dışarıdan, bir düğmeye basılırcasına başlatılan “eşkıya ile savaşma, bölücülerle pazarlık yap” kampanyasının arka planı, son durumu böyle. Biz “terörle bir yere varılamaz” derken, eşkıya ve destekçileri bunca yıl, Türk kanı döktükten sonra, istediklerine, TSK’yı devre dışı bırakmaya muvaffak oldular! “Demokratik özerkliklerini” fiilen ilan ettiler. PKK bayrağı bazıları için uyarı olmadı... Aksine, “Savaşma teslim ol” harekâtının karargâh evi Radikal gazetesinde, başka ülkelerde “özerklik” uygulamasının, “barışa” nasıl hizmet ettiği(!) hususunda örnekler tefrika ediliyor! Başka ülkelerdeki “misallerin” Türkiye için, en azından “sui misal”, kötü misal olacağını anlamıyorlar...
Evet “barış mayası” tutuyor, kıvama gelmek üzere. Avrupa Parlamentosundan, AB’den ve son olarak Cumhurbaşkanımızla, Başbakanımızla kucaklaşan Talabani’nin son emri: “PKK dağdan insin siyasete girtsin.” PKK temsilcileri zaten TBMM’de ama şimdi PKK eşkıyası gerilla kıyafetleriyle orada otursunlar ve Türkiye Cumhuriyetinin kaderi hususunda söz sahibi olsunlar! Neden olmasın, “Kürt açılımıyla” Habur’dan o kıyafetlerle gelmediler mi? Şimdi de bununla birlikte türbanlı kadın milletvekilleri olursa, terörle ve politika hesaplarıyla nereye vardığımız daha iyi anlaşılır!
Zaman ve zemin de müsait, yedi ay sonra yapılacak genel seçimlerin “sath-ı mailine” girmiş bunuyoruz, “oylar” için her şey mubah, eşkıya ile pazarlık bile! Hükumet, Beşir Atalay’a göre eşkıyayı DTP üzerinden muhatap almakta kararlı. Mâlum seçimler var, oylar var!
ÇANDAR'DAN AL HABERİ
Türkiye’yi pazarlamakta yarışanlardan, eşkıyaya teslim olmaya zorlayanlardan Cengiz Çandar, Brüksel’den bildiriyor. Orada, “7. Kürt Konferansında” buluşmuşlar. Bu “post modern” gönüllü Sevr toplantısında kimler yokmuş ki, “Kürt muhibleri” galerisi!
Tabii BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 1999’da Abdullah Öcalan’ın ’barış ve iyi niyet jesti’çağrısı üzerine gelip teslim olan PKK gerillalarından, (5 yıl hapis yattı) Yüksel Genç vb!...
Bu toplantıda herhalde oy çokluğuyla mutabakata varılmış; *’Kürt silahlı varlığı kesin bir yenilgiye uğratılamıyorsa da Kürtlerin bundan sonra ’silahlı mücadele’yle kazanım elde etmeleri neredeyse imkânsız.’Öyleyse, PKK, terörle vardığı bu aşamada amaçlarını siyasete girmekle başarsın! Bu karardan Kandil’deki “Kara Yılan” da, çok memnun! Onu makamında ziyaret eden Cengiz Çandar’a, “Devlet Öcalan’ı muhatap almalı. O olmazsa bizle görüşmeli” demiş. Emirleri olur... Ama onları kutlamak lazım; ülkemizi şehitlerimiz pahasına teslim olmak aşamasına getirdiler! Büyüklerimiz nerdeyse PKK “şehitliklerine” gidip Fatiha okuyacaklar! Savaşlarda yenik düşen taraf, “mütarekeye” -bırakışmaya- kendileri talip olurlar, sonra da, dayatılan şartları kabul edip teslim olurlar!
Türk Devleti, Türk Ordusu, bu “kirli”, alçak yoğunluklu savaşta, eşkıyaya yenik mi düştü? Teslim mi olacağız?.. Eşkıya ile oturup hudutları yeniden onların lehine mi çizeceğiz?.. İşte, var olup olmamak meselesi bu! ***
hocam, bence meselenin özü bizim askere giden genclere abilerimiz büyüklerimiz nasiat verir banada verdiler.dediler ki ilerde gitme güzel geridede kalma dediler.ben anlamadim sordum niye diye.ilerde gidersen burnuna vururler.geride kalirsan kicina vururlar diye o zaman inanmadim fakat askere gittim hakaten öyle.amerika ve bati da ayni taktigi uyguluyor bence.kürtleri sevdiklerinden degil bence suc bizde yani türkiyede ya geride kaliyor kicimiza vuruyorlar yada ileri gidiyoruz burnumuza vuruyorlar.benim kendi görüsüm.
Terör disardan destekleniyor terör baslari yerleri adresleri surda simdi kendi kendime soruyorum her sey bilindigi halde basarisizlik neden? terörist ler basi bos nerden cikacagi belli olmayan kisileri gizlenen ideal icin kurulan sonrada karmakas olan bir örgüt bir yerde gelir ve basarili basarisiz son bulur benim sahsi görüsüm tabiki örgütlerin siyasallasmasi olabilirmi olur ise siyasallasan bu kisiler meydanda olur bulundugu mevkinin sorumlulugunda olur istemesini bilir istemesini bilmezse alamayacagini bilir temkinli akilli yasalara uygunluk yapmak mecburietindedir yapmazsa gün gelip yasalar ondan hesap sorar öbür taraftan kim oy vermisse basarili bulmayan oy verenler sandikta hesap sorar her parti basarili olacak diye bir kaide yoktur her partide islerini % 100 basarili yapamaz kisilerin ömrü biter (normal ölümler) devri alem böyle döner gider dönelim islam alemlerine birbirimizi kavgada düsüncede terörde öldürmek cok isimiz maalasef cok iraki kökünden aliyorlar ölü sayilarina bak karsilginda aldiklari tazminat vs.bak o günden bu güne ölen irak sayisina bak bosu bosuna ben gittikten sonra lotodan bana 20 milyon para cikmis kefeninde cebi yok hadi bakalim ne ise yarar