Deniz Kuvvetleri Eski Komutanı Oramiral İlhami Erdil’in, hakkında açılan parasal suiistimal davasında, Genel Kurmay Askeri Mahkemesi tarafından, beş yıl hapis cezasına çarpılması ve TSK’den tart edilmesi, beni ve benim gibi ordularına bağlı insanları, çok yaraladı… Ancak bunun üzerine, müzmin asker düşmanlarının ellerini ovuşturarak sevineceklerini biliyorum
Askerlerle, tek bir askerle, ilgili en adi haberi bile, TSK’ni hırpalamak için öne çıkaranlara, büyük malzeme çıktı; şimdi bu olaydan, ne ahkamlar çıkaracaklar; komutanların dokunulmazlıklarını, mal varlıklarını gündeme getireceklerdir...
Ne var ki, bu Amiral’in olayı kocaman TSK bünyesinde çürük bir diş gibidir ve TSK, kendisi çürük dişi, kendisi, başka dişlere ve yerlere, sirayet etmeden çeker, atar. Hatta son zamanlarda, ”demokrat” Genelkurmay Başkanımız bu hususta fazla gayret gösteriyor… İnşallah çürümemiş dişlere de kerpeten atılmaz!
SUBAY EŞLERİNIN ADLARI YOK!
Amiral Erdil ve eşinin olayı, bana Subaylarımızın Komutanlarımızın eşleri durumunu hatırlattı… Şu sırada kadınların hakları ve durumları gündemde iken, asıl subay eşlerinin “adları yok!”
Oysa bu kadınlarımız eşlerinin meşakkatli çetin hayatlarını paylaşan fedakâr kadınlardır. Geçen akşam bur Generalimizin öğretmen eşini tanıdım… Bu hanımefendi Türkiye’nin, her yöresinde ve son olarak Güneydoğu’nun en çetin bölgesinde görev yapan eşinden ayrılmamış ve orada öğretmenlik yapmış… Onun gibi binlerce subay ve komutan eşi var. Kadın subayımız var- ve öyküleri, hizmetleri, fedakârlıkları anlatılmıyor. Ben, şimdi Amiral ve eşi için üzülürken bu fedakâr cefakâr kadınlarımızın önünde saygıyla eğiliyorum!