19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Devir Teslim; Durum Tespiti


30 Ağustos 1922’de Zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922 de, günü “şafakla başlamıştı! Ancak bugün 28 Ağustos 2008 ‘de, Türk Ordusu saldırı altında… 30 Ağustos’ta, Org. Yaşar Büyükanıt, olan Genelkurmay Başkanlığı’ndan emekli oluyor… Çok güç bir dönemde, görev yapan sevgili Büyükanıt Paşaya, kişisel sağlık ve esenlik temennilerimi ifade ederken, bir öneride bulunmak istiyorum…

Paşa “Siyaset yapmam, siyaset konuşmam, Orduyu siyasete karıştırmadım” diyor! Çok haklı, ama ne var ki, Ordu ve Paşa siyasete karışmak istemeseler de “Siyaset” Orduya karıştı ve karışmakta. Sadece, iç siyaset değil, Avrupa Birliği, Ordumuza karışıyor ve iktidar da “siyaseti” gereği, AB’ye uyuyor. Yeni uyum Paketinde de Silahlı Kuvvetler hakkında, öne sürülenler, TSK’nin geleneksel yapısına ve Ordunun Türk milleti indindeki yerine aykırı!

NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR

Türk ordusunun sicilli düşmanı, TARAF gazetsınde (30 Ağustos’ta manşeti ne olacak – merak ediyorum) Yasemin Çongar, Türk Ordusunun “nevi kendisine özgü olmasına” itiraz ediyor… Ona göre bu AB’ kriterlerine aykırı… Yani –“ hem TSK bugünkü konumunu muhafaza etsin, hem de, AB’ne ne girelim”, olamaz… “Bir gönülde iki sevda olamaz”… Ya yardan ya serden vazgeçeceğiz! Yasemin kadının, AB’nin ve diğerlerinin haberleri ola. Bize yar olmayacak AB’den vazgeçeriz de, bugünkü Ordumuzdan asla vazgeçemeyiz; Sadece bu, yani, AB’nin, TSK’nin etkisiz hale getirilmesinde ısrarı ve bunun ardındaki maksat AB’ne neden üye olmamamız gerektiğinin asıl sebeplerinden!

TSK “nevi şahsına münhasır” ve dünya silahlı kuvvetleri arasında “sui generis" bir ordudur. Önce dünyanın en eski ordusudur; Tarihi, Mete Han’a, M.Ö. 209 yılına dayanır!.. En önemlisi, hiç bir ülke, bu kadar büyük iç ve dış tehlikelerle karşı karşıya değildir! Ve bunun içinde Ordumuzu “nevi sahsına münhasır” bir Ordudur! Yasalara göre, Türk milleti bir “ordu” – “Ordu” da milletin bağrından çıkan bir milli kuvvet, TC’nin son sigortasıdır!

Yeni Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Jandarma Genel Komutanlığını Orgeneral Atilla Işık Paşa’ya devrederken ,”AB uyum yasalarının ülkede terör yokmuş gibi hazırlandığını” AB doğrultusunda yapılan yasal değişikliklerin kişi hak ve hürriyetlerini genişlettiğini ancak kolluk güçlerinin terörle mücadelede elini zayıflattığını” vurguladı… Koşaner Paşa’nın, herhalde Ergenekon iddialarına atfı da şöyle: “Ancak, münferit olayların bazı çevrelerce derhal teşkilatın tümüne teşmil edilerek, teşkilatın suçlu gibi gösterilmesi ve hayali senaryolar üretilerek bu yüce kurumun bütünü ile hedef alınması; canları ve kanları pahasına emniyetin, asayişin ve halkımızın güvenliğinin sağlanmasına çalışan Jandarma Teşkilatımızın güzide mensuplarını derinden yaralamakta ve rencide etmektedir”.

Işık Koşaner Paşa yeni görevine başlarken durum tespiti yapmış oldu; siyasete karışmadı. Büyükanıt Paşa görevden ayrılırken, “siyaset yapmam yapamam” diyor… Paşa aktif siyasete karışmadı ama koşullar icabı, mecburen “karıştı”. Mesela Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesine, açıkça karşı çıktı – ve iyi de yaptı! … Ama “Dolmabahçe mutabakatından” sonra sustu! Şimdi Üniformasını çıkardıktan sonra, ona hemen bir görev düşüyor ve emin olsun ki, millet de, ondan bu görevi bekliyor. Genelkurmay Başkanlığını aldıktan, ayrılana kadar, dönemin bir muhasebesini yapmalı ve açıkçası, millete hesap vermeli! . Bu, siyaset yapmak olmaz… Bir durum tespiti –“tarih düşürmek” olur ve kendisi hakkındaki muzır söylentileri de dağıtır!

BAŞBUĞ PAŞA

Umuyorum ki yeni Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, siyaset yapmadan gerçekçi bir durum tespiti yapar, millete, beklediği mesajları verir! Bu kesinlikle “muhtıra” telakki edilmemeli, ama milleti rahatlatmalı!

30 Ağustos 1922, Türk Ordusunun milletin makûs talihini yendiği gündü… Bu 30 Ağustos, Türk Ordusu ve Türk Milleti için yeni bir dönemin başlangıcı olacak.

Başbuğ Paşa bunun ilk işaretlerinden birini verdi: astsubayları Gazi Orduevi’ndeki 30 Ağustos Resepsiyonu’na davet etti… Bu, çok önemli birtakım başka gelişmelerin habercisidir… Astsubaylar TSK’nın halka en yakın kesimi... Silahlı kuvvetlerin en temel unsurlarıdır… Ve her bakımdan çok iyi yetişmişlerdir… Böylelikle hem Astsubayların buruklukları hem de şer kuvvetlerinin subaylarla astsubaylar arasına sokmak istedikleri bir nifak unsuru da kalkmış olacaktır! Babam astsubaylıktan subaylığa geçtiği için ve askerlik görevim esnasında astsubayların ne kadar fedakârca görev yaptıklarını bildiğim için, Başbuğ Paşaya özellikle, teşekkür ederim!****

Yayın Tarihi : 27 Ağustos 2008 Çarşamba 16:38:46


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Mehmet Cumhur IP: 88.231.91.xxx Tarih : 27.08.2008 19:50:07

Büyük Zaferimizin yıldönümünü kutladığımız şu sıralarda, ülkemiz "Sevr Antlaşması"nda olduğu gibi dirhem dirhem "dış güçler tarafından" paylaşılmaya çalışılıyor.. Devletimizin dışişleri bakanı şu an, "Vakit" gazetesinin çengel bulmacasını çözmekle mi meşgul olmakta, başbakanı ise "Taraf" gazetesinin yöneticileriyle yemekle iştigal mi etmektedirler ?... neredesiniz ?!.. ya başkomutan(!)?...


MUSTAFA GÜLMEZ IP: 85.97.207.xxx Tarih : 28.08.2008 15:40:40

Bu köşedeki şahsın bir kerede olumlu birşeyler yazdığını görmedim. ne olumsuz adam. bu yaşta içi fesat ve kin dolu. Eskiden komünistler TSK'ne kurşun sıkar oligarji cunta diye saldırırdı. şimdi ne oldu? Bence bu iki yüzlü bir davranuış. Cumhuriyet gazetesi sahibinin dediği gibi TSK'dan duruma göre darbe beklemek. İktidar solun elinde olsa sorun yok. darbe olmasın ama bugünkü gibi olursa darbe olsun. Vah zavallılar. İktidar TSK ile uyumlu hale geldi. artık dünyada nesli tükenmiş olan komünist düşünceninde misyonunu tamamlamış olması lazım. saygl...