19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Elveda Azerbaycan!

Ankara’dan gece yarısı gelen “telgraf” – Nazımın şiirindeki “vefat etti” gibi, anlamı acı, “Elveda milli onurumuz- Elveda kardeş Azerbaycan”!

Açıklama özetle: ‘Türkiye ve Ermenistan, İsviçre’nin arabuluculuğunda, ikili ilişkilerini normalleştirmek, iyi komşuluk ve karşılıklı saygı çerçevesinde geliştirmek ve bu suretle tüm bölgede barış, güvenlik ve istikrarı ileri götürmek amacıyla, yoğun çaba göstermektedir. İki taraf, bu süreçte somut ilerleme ve karşılıklı anlayış sağlamış ve ikili ilişkilerinin her iki tarafı da, tatmin edecek şekilde normalleştirilmesi için, kapsamlı bir çerçeve üzerinde mutabık kalmıştır. Bu çerçevede, bir yol haritası belirlenmiştir. Üzerinde mutabık kalınan bu zemin devam eden bu süreç için olumlu bir perspektif sağladı’. Bu açıklamada “önkoşulsuz olarak” ifadesi anahtar; Bu anahtarda tuzaklar dolu!

Kısacası, Ermenistan’a “kapıları açacak” yolun “haritası” belli olmuş!

ALIŞ-VERİŞ

Bir süredir, İsviçre’de Türkiye ve Ermenistan arasında, bir müddettir süren “ Alış-verişin” kısa özeti: ABD Başkanı Barak Obama Kongrede “1915 olayları” hakkında “soykırımı” demeyecek, “Türk hükümeti” demeye dilim varmıyor- AKP hükümeti- ise, karşılığında Ermenistan’a kapıları açacak. Tabi sadece “sınır” kapısını değil, arkasından gelecek arazi- tazminat ve “soykırımı” için özür! Bu “alış-verişten” kim kazançlı çıkacak? Tabii ki, Ermenler; “Türkiye’ye diz çöktürdük” diye- ABD “Orta Asya’da, Kafkaslarda, çıkarlarınızı güven altına aldık” diye - AB de “Türkiye’yi, ‘uydu’ yapmakta önemli bir adım atıldı” diye! Bu konuda, daha önce Azerbaycan ve Türkiye “iki devlet –tek millet” sözlerinin safsata olduğunu yazan Cengiz Çandar, “Kafkasya’nın yolu, AB yolu” diyor!

KÂR –ZARAR HANELERİ

Türkiye, bu “alış- verişte” ne kazanacak? Bazıları ticari- ekonomik kâr! Obama’nın –o da bir mevsimlik “soykırımı” dememesi! Ve AKP’ye, her taraftan, boş “aferinler”! Azerbaycan’ı kaybedeceğiz, ama ’güya’ AB’YE tam üye olacağız!

Bu konudaki takıntımızı –saplantımızı, hiç anlamamışımdır; Obama “soykırımı” deseydi ne olurdu, ne kaybederdik… Başka ülkelerde, Parlamentolar “soykırımı” demekteler – ne yazar? Bu konuda onurumuz Obama’nın ve diğerlerinin ne dediklerine mi bağlı? Önce, yabancılar “demediler-demeyecekler” diye, milli çıkarlarımızdan taviz vermemize değer mi? Şu bağlamda kardeş Azerbaycan’ı “kaybetmemize” değer mi? Aliye, diplomatik olarak – ikna edilmiş veya öykü görünmüş olsa bile – Azerbaycan’ın, Türk halkı ikna olacak mı? Bu sadece manevi bir kayıp değil. Türklük için ABD’nin çıkarlarından, daha önemli olan “Türk Birliği” açılımına engel olacak. Bu açılım, sadece romantik bir “Turan” mefkûresi değil, Türkiye’nin, uydu olmaktan kurtularak, çıkarlarına uygun yeni ufuklara açılmasının yolu!
Bu “yol” kapanırken, başka bir çıkmaz “yol” açılmakta; “Erivan yolu”…

Sonucunda, Kars’ta bulunan yarım kalmış dostluk heykeli, yeni açılımla tamamlanacakmış! Ya Erivan’daki soykırım abidesi şimdi yıkılacak mı? Ermenistan Anayasasındaki, Türkiye’den toprak alacak hudutlar ve diğer talepler hususundaki maddeleri kaldırılacak mı? Sarkısyan, Nalbantyan “asla” diyorlar. Onların Anayasalarındaki “değiştirilemez” maddeler, bizdeki kadar kolay- daha doğrusu hiç değiştirilmez. Ermeni Diasporasının Türkiye’ye karşı azgınlığı duracak mı, yoksak bu “zaferden “ sonra daha mı azacaklar! Öyle ya, bizde bu ense oldukça!

VE YOL HARİTASI

“Normalleşmenin yol haritası” engeller, engebelerle, taşlarla dolu...

“Sınır kapısı” açılırsa Ermeniler Yukarı Karabağ’dan çekilecekler. Buna inanmak için, açıkçası, aptal olmak lazım. Ermenistan Hükümeti bunu vaat etse de Ermeni milleti buna kesin olarak razı olmayacak ve elimizde boş bir vaatler “protokolü” kalacaktır! Diplomaside, böyle “protokoller” – “yol haritaları",” buz üzerine yazılan sözlerdir!

Sonuçta “elveda Azerbaycan” – bununla beraber “elveda onurumuz” – elveda “iki devlet” “tek millet” ve sonra da elveda “Türk Birliği”.

Osmanlı, Rumeli'ye– Girit'e, böyle gaflet ve “Devleti Muazzama” dayatmalarıyla “Elveda” demişti!

Gerçek olan şu ki TC’nin geleceği Türklüğün bekasının tehlikede olduğu şu bağlamda, tarih ve milli şuurdan hiç nasip almamış bir sükûnet iktidarda! Siz bu hükümetin Dışişleri Bakanı ve “yol haritası” çizeri, Ali Babacan’dan, ikinci el otomobil satın alır mısınız? Ama O Azerbaycan’ı ve çıkarlarımızı kolaylıkla satar-satıyor!

NOT- Bu yazı yazılırken Obama’nın, “ne dediği” belli olmamıştı… Ne demiş veya değişmemişe bir şey değişmez! Ama aynı Obama’nın Başkan seçilmeden önce sözde “Soykırımı” hususunda, söylediği, ateşli sözleri hatırlamak gerek! Sırtlarında “yumurta küfesi” yok, ama Türklüğün sırtında tarihin ve geleceğin ağır yükü var!
 

Yayın Tarihi : 25 Nisan 2009 Cumartesi 10:58:37


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?