22
Mart
2026
Pazar
ANASAYFA

’Ermeni Tsunamisi’

Mehmet Ali (Kemal) Birand , aklınca- kendi günahlarını unutturmak işin “önleyici vuruş” yapmış; 1915’ de Osmanlı Devletinin Ermenilere, sistematik soykırımı yaptığı iddiasının “simgesel” yıldönümü -25 Nisan 2025’de , Ermeni Diasporası , yani dışarıdaki Ermeniler, Türkiye’yi müthiş bir “Tsunami dalgasıyla boğmaya” hazırlanıyorlarmış… Bütün dünyada, özellikle Batı ülkelerinin Parlamentolarında ve hatta BM de “Ermenilerin soykırımına uğradıklarını” tescil eden kararlar aldıracaklarmış… Eğer hazırlıklı olmazsak ve önlem almazsak, bu “müthiş” dalganın altında kalacakmışız.! “Tsunamiye” depreme karşı tedbir ne ola ki? Birand’a göre herhalde kaçmak!
Sureti haktan görünürcesine tavsiye ettiği önlem “,Manşetteki çömesi Yalım Eralp’ın ve diğer liboşların önerdikleri “Uluslararası bir Soykırımı İnceleme Komisyonunun” kurulması. Ve tabii, bütün arşivlerimizi bu Komisyona açılması. Mehmet Alinin ve Liboşların dergahı RADIKAL ekinde yazan diğer liboşların imaları , tüm belgelerin, daha başında ,Osmanlılar tarafından ve sonra da TC tarafından imha edildiği .... Yanı Uluslararası Komisyon , peşin hükümlerle -Osmanlıların Soykırımı yaptıkları neticesine varsa veya “ Belgeler, imha edilmiş veya gizleniyor” dese , suçu Türkler üzerinde bırakacak.
Liboşların bir tavsiyesi de “Soykırımını Osmanlılar yaptı” deyip sorumluluktan kurtulmamız.. Türkiye böyle pısırıkça bir savunmaya geçemez;. Osmanlı Devleti bir Türk Devleti idi,ve o devletin subay ve yöneticileri de, bizim dedelerimiz babalarımız!. Onların onurunu,korumak bizim boynumuzun borcu’.
DAVA BAŞINDAN KAYIP
Soykırımı davası daha başından , Amerıkan ve dünya kiliseleri Batı dünyasını Soykırımın gerçek olduğuna ve “ Zavallı aç Ermeniler” nakaratına şartlandırıldığından beri aleyhimizde cereyan etmiş…Artık kim – dini propaganda ve hassasiyetlere, Müslüman- Türk Düşmanlığıyla beslenerek , bugüne kadar büyümüş bu “Tsunami dalgasına” karşı koyabilir ki!…Birand’a göre, bu konuyu şimdiye kadar ihmal etmişiz…Tedbir almamışız! Yalan. ;bu konuda, Türkkaya Ataöv,, Kamuran Gürün’ün gibi Türk otoritelerinin yazdıklarından başka Bernard Lewis , Stanford Shaw ve McCarthy gibi yabancı tarihçilerin yazdıkları- olayın soykırımı değil “tehcir” yani Ermeni Komitacıların vahşetine ve Türk Ordusunu arkadan vurma teşebbüslerine karşı tedbirlerin uygulanması esnasında, “mukatele” yanı karşılıklı çatışma olduğu ve "soykırımı" bir tarafa- “kıtal” bile olmadığı hususunda, belgelere dayanarak yazdıkları ,Batı kamuoyunda ne kadar etki yaptı ki? Talat Paşanın soykırım emri telgrafının uydurma olduğu belgelerle ispat edildi ama efsanesi devam ettiriliyor.
ASALA kaç diplomatımız , insanımızı öldürdü. Ben Amerika’da TV ’larda gerçekleri anlattığım için saldırılara bombalara hedef oldum. Dünya kamuoyu insanlarımızın, kalleşçe öldürülmeleri karşısında etkilendi mi?
. Siz peşim hükümlülük hukuk haline getirilmiş; Fransa’da soykırımı olmadı demenin cezası var. Shaw ve Lewis bu kanunla mahkum bile edildiler! Yanı Soykırım olmadığını iddia etmek hukuken yasak, cezalandırılıyor. Bu böyle iken hangi komisyondan, hangi ilim adamından objektif kanaatini ifade etmesini beklersiniz…Adamlar kararlarını vermişler ayrıntılarla ilgili değiller.
Şimdi bu “Tsunami’ye” karşı yapılacak doğru şey, sinmek, Ermenilerim eline e yeni kozlar vermek değil ,direnmek hatta karşı taarruza ruza geçmek, Ermeni vahşetlerini delilleriyle dünya kano oyunun önün koymaktır. Ve asıl şu sırada, Ermenilerin Azerbaycan’ın büyük kısmını, haksız olarak işgal ettiklerini hatırlatmaktır. Amma bizim Liboşlar akılları tabı bır taraftan rantlarda olduğu için Ermenistan Kapısının açılmasını istiyorlar. şimdi bir de Ermenistan’ı kızdırmak istemeziler. Daha da önemlisi, AB’ taraftarı Birand ve diğerleri, Ermenilere bu "tsunamiyi" oluşturmak fırsat ve imkanını bu kadar tahallükle istedikleri ve zafer saydıkları “ AB Müzakere sürecinin” vereceğini bilmiyorlar mıydı? .Sanki bilmiyorlar mı ki,, bu müzakere sürecinde , Ermeni iddialarını ve tazminat talepleri ve Ermenistan Kapısı olayı da dayatılacaktır- “TSUNAMIYE” kapakları onlar açtılar. .
Türklüğün düşmanlar, Ermeni sorunu başta, bütün hınçlarını almak için müzakereleri bekliyorlar… İçerdeki adamları da şimdiden hazırlık yapıyor zemini hazırlıyorlar. İhanetin bu kadarı bedavaya yapılmaz!
Ermen Konusunda şunu söylemeliyim. Bu konuyu bugün içimizde yaşayan Ermeni vatandaşlarımızın büyük çoğunluğundan ayırmak gerekir. Bazı haın Ermenilerin de bitleri kanlanmakta ’
Ama çok dürüst bu olaya objektif olarak bakan Ermen kardeşlerimiz de var. Bunlardan biri benım Kolejden sınıf arkadaşım ,toprağı bol olsun , Arto Ayvazyan’dı. Amerika’da evlerine gittiğimizde, kucağımızda oynayan oğulları büyüyünce bize düşmanca bakar olunuşlardı ve Arto da çok üzülmüştü “Bu piçlerin kanına girmişler; onlar bizim aramızdaki sevgiyi nasıl anlarlar, gerçekleri ne kadar bilirler” derdi.
Kırk yıl ,fasılasız Amerika’da yaşayan Arto “Ne yaptınız bizim güzel Türkçe’mize" diye hayıflanırdı. Ermen ileri gelenlerinden birinin , bana yazıyla sataşması üzerine ,ona cevap da varmıştı Ve ölmeden evvel 1995 Martında bana gönderdiği mektupta “MHP den üye olmamı tebrik ettikten sonra aynen şöyle yazmış; “İki milletin biri birlerine düşmanlığı ne kadar erken sona ererse iki taraf için de o kadar istifadeli olacak” Bu düşmanlığı sona erdirmenin yolu herhalde Diaspora’nın Tsunamisi” değil…Milli onurumuzu, cetlerimizin onurunu ve Nahcıvanı kurtarmak için Türk “Tsunamisi!

Yayın Tarihi : 6 Ocak 2005 Perşembe 14:37:09


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?