20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Eylül Yaprakları

12 Eylül 2010 Referandumda 12 Eylül 1980 Askeri “Müdahalesini” icra eden, zamanın Genelkurmay Başkanı Kenan Evren’in ve Yüksek Komuta Heyetinin dokunulmazlıkları kaldırılınca, şimdi yargı süreci başladı, ifadeler alınıyor ve bunun sonucunda, savcının talebine göre, yargılanmalarına karar verilirse, tutuklanacaklar. Tabi kim sağ kaldıysa! Oramiral Nejat Tümer geçenlerde vefat etti. Daha önce, Kara Kuvvetleri Komutam Nurettin Ersin, Jandarma Komutanı Sedat Celasun vefat etmişlerdi. Hava Kuvvetleri Komutanı 87 yaşındaki Tahsin Şahinkaya, GATA’da!..

Evren evinde, Şahinkaya hastanede savcıya ifade verdiler… Gerek Evren Paşa, gerekse Şahinkaya Paşa, ifadelerinde “Müdahaleyi” yaptıklarından pişman olmadıklarını ve yasal olarak görevlerini yaptıklarını ifade etmişler. Onlara da bu yakışırdı!

**

Savcının, onlara 12 sorusundan önde geleni:” “Şart mıydı ‘darbe’ yapmak” ! Önce terimleri tasrih edelim. “12 Eylül”, ‘darbe’ değil - yasalara göre, “emir-komuta zinciri “ içinde yapılmış bir “müdahale” idi. Komutanlara isnad edilen suç, ne “hukuken” ne de “şeklen” ne de vicdanen bu olamaz…

Ancak maksat belli ki, şimdi, 94 yaşındaki Evren ve 75 yaşındaki Şahinkaya üzerinden, TSK’ne “darbe” vurmak. Gözdağı vermek ve bu emekli, Komutanlardan intikam alınmak!.. Müdahale sonrası mağdurlarının, acılarını telafi etmek doğru da bunlar bahane! Ancak fiiliyatta, bunca yıl sonra mesela Diyarbakır Cezaevindeki, gerçekten, dehşet verici, uygulamaların sorumlularından kim kaldı hayatta?

**

Yakın tarihimizde, maalesef, böylesine çok acılarlar ve dehşetler - dolaplarda çok “iskeletler” var; bunları şimdi “hortlatmak” neye yarar! Mesela benim de acılarını, bizzat yaşadığım 27 Mayıs gerçek darbesinin sorumlularını kim hatırlar… Onlardan hesap sormak, şimdi Evren’in yakasına yapışan, aydın ve yazarların, aklına bile gelmedi. Darbeyi yapan cunta- “Milli Birlik Komitesi” üyelerinden, “Yüksek Adalet Divan”ı savcısı Altay Egesel’den, Mahkeme Başkanı Salim Başol’dan hesap soruldu mu? Sorulsaydı, neye yarayacaktı? Ben, şahsen, bana yapılanları Yassıada Cehennemini, beni dipçikleyenleri, unuttum ve bu harekete alet edilen Orduma haklarımı helal ettim! “Unutmak ve bağışlamak" bir bakıma, milli huzur açısından, “ezeli bir şifadır”.

**

Savcının ilk k sorusu: “12 Eylül Müdahalesi” şart mıydı? Evet, bu da, “12 Mart Muhtırası", “28 Şubat balans ayarı” da şarttı... Hatta 27 Mayıs Darbesi de o gün şartları içinde kaçınılmazdı… Asıl sormak gerek: Bunlar olmasaydı Türkiye bugün nerde olurdu?

**

“1970 -1980 arasındaki fırtınalı, dehşet- terör yıllarını- Terör örgütlerini cinayetlerini, her gün onlarca insansımızın öldürülmesini hatırlamak –hatırlatmak gerekiyor!.. 12 Eylül’de “Müdahale” yapılınca, Ordu yönetime el koyunca, halkın tankların üzerine çıkıp Komutanlara Orduya sevgi gösterilerini de… Şimdi “Evren Yargılansın” diye tempo tutan yazarların, o zaman, Evren ve diğer Komutanlara övgü ve şükranlarını da hatırlatmalı!.. Ben şahsen, onlardan biri olarak, burada gerçekleri yazmaya mecburum. Yerim kalsaydı, o “fırtınalı” yıllar hakkındaki araştırmalarımı, hatırlatırdım!..

**

Evet, sağ kalırlarsa Evren’i ve Şahinkaya’yı yargılasınlar... Sağ kalan Diyarbakır Cezaevinin sorumluları da yargılansın! Ama “geç kalan” bu Adalet, intikam almaktan ve Türk Ordusuna bir “darbe” vurmaktan başka, neye yarayacak!

**

Erdoğan’ın İstanbul için çılgın projelerinden bir Yassıada’yı yassı olmaktan çıkarmış… Eğer Diyarbakır Cezaevi, ibret müzesi olacaksa, Yassıada ve Mahkeme salonu- zindanları da böyle bir ibret müzesi olmalı. Acı hatıraları dümdüz edilmeli…

**

Tarihin, talihimizin garip tecellisi; Evren ve Şahinkaya yargılanacaklar… O fırtınalı "yetmişli yılların" teröristlerinden, Kızıl dereden nasıl kurtulduğu meçhul, Ertuğrul Kürkçü seçimlerde BDP’den “bağımsız" aday seçilirse, Evren içerde, Kürkçü TBMM’de!..***

Yayın Tarihi : 10 Haziran 2011 Cuma 00:15:34


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
yasar ertas IP: 94.135.148.xxx Tarih : 10.06.2011 11:20:15

gecmis zamanda olsa bir zat bu dünyadada olmassada olsada o zatta  suc var veya yok ise dava adalete düsmüsse bunu adalet ortaya cikarmali suclu ise cezasini (ölenede ceza verilirmi  verilir)sucsuz ise sucsuzlugunu ortaya cikarmali ki gelecek ve simdiki zamandaki lere örnek olmali ve ders verici olmalidir su anda vatandas olarak ders alamiyor saskin saskin bakiyor iki olay birbirinle kilitleniyor 1-sahiden zamanla darbe yapanlar ortada iyimi kötümü yapmislar bilmem bu beni asar 2- darbe yapmamislar yapacaklar diye olanlar icerdeler nasretin hocanin kizinin testiyi kirmasin diye önceden dögmesi isine benziyor  suclu sucsuz buda beni asar benim adim yasar mahkemede bu isler insalah sasar dogru bir karar cikar bekliyelim görelim bekleyen dervis muradina ermis bu uzun bekleyiste kim erir kim ermez murada kimse bilmez kismetten öte gidilmez