19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

’Gül Ağacı Değilem Ki…’

Emin Çölaşan, ellerine sağlık, kalemine kuvvet ,arşivine bereket ; –Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün,1995’de, Refah Partisi Milletvekili iken TBMM kürsüsünden ,AB ve Avrupalılar konusunda söylediklerini, tutanaklardan çıkarıp yayınladı….. aha önce de ,Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın o zamanlar aynı konuda söylediklerini de hatırlatmıştı…Gerçekler, belgeler ve resmi tutanaklar, inatçıdır; , gün gelir ,böyle insanın yüzüne vurulur ;.bunlar ortada iken , tevil etmelerine yalanlamalarına imkan yok- zaten o cepheden de tık yok! .
Sayın Gül’ün ve Sayın Başbakanın,şimdi ,bu, 180 derecelik değil, 360 derecelik fırdola dönüşümü - politikacılığın , bir bakıma hoş görülebilir “dün dündür, bugün de bugün” mazeretiyle izah etmek- Gül’ün AB konusunda daha birkaç yıl evvel söyledikleriyle ,bugünlerde söylediklerini, ve hele 17 Aralık’ta Brüksel’de- ve sonrasında sergiledikleri tavırları bağdaştırmaları ancak takıye ile mümkün .
Yalnız baş yalaka Mehmet Ali (Kemal) Birand, “İnsanlar tabii değişir, Gül de iyi ki değişmiş! “ diyor…Bozacının şahidi şıracı! Mehmet Ali de, başka tarafta daha iyi bir çıkar bulunca veya sıkıyı görünce değişir.
Söz konusu olan Abdullah Gül’ün, şimdi hararetle savunduğu AB sürecimin veya hayalinin ,doğru olup olmadığı değil; bir siyasi ahlak ve onur meselesidir. Eğer daha dün TBMM kürsüsünden söylediklerinizin tam tersini bugün aynı kürsüden söylüyorsanız, sadece halkımız değil ,Avrupalılar bile güvenmezler, ama sizi kullanırlar…
İnsanların bazı fikirlerinin - hele gençlikteki aşırılıklarının , zamanla budanması , törpülenmesi mümkün ,hatta olgunlaşma icabıdır. Ama olgunluk çağında, siyasetin tam içinde iken, temel düşünceleri , birkaç yılda - Ramsey kostümü giyer gibi değiştirmek, bırakınız siyasi ahlakı, kişisel onura uyar mı? ?
Churchill “Bazıları düşünceleri doğrultusunda, partilerini değiştirirler ama siz partilerini, konumlarını değiştirince,fikirlerini de değiştirenlerden korkun.” Demiş.
Çölaşan, Gül için “Ama olmaz ki, bu kadar da değişilmez kı “ diyor Değişirler, kardeşim- bundan sonra işlerine gelirse , yabancılarım maksatlarıyla birleştirdikleri amaçları uğruna ,her şey mubahtır - bu da zihniyetlerinin- “takıye kültürünün“ icabıdır.
Ve Sayın Gül bu yapısıyla, AB müzakere sürecinde , en uygun, en esnek ve eğilmeye müsait “müzakereci başı” olmaya adaydır..
Bu arada bir hatamı da düzelteyim; “Düyun-u Umumiye’nin” yerine kaim olacak yeni işbirliği örgütüne ,önceki yazımda “ “Merkezi Umumi” demiştim . Bu tarihimizde, büyük hatalarına ragmen, onurlu ve vatansever adamların İttihat ve Terakki Partisinin karar organı “Merkezi Umumi’ye haksızlık olur. Kurulacak örgüte “Müzakereyi Umumiye” demek daha doğru olacak!
Bu konuda, bir de Anayasa sorusu var; Önce AB ıle müzakerelere başlarken yasama ve yürütme arasında değil galiba yürütmenin içinde görüş ayrılığı var…Dışişleri Bakanlığı .17 Aralık Kararları konusunda AB’ye itirazlarımızı belirten bir nota verdi..CHP Lideri Deniz Baykal’ın söylediği gibi-aslında ,notanın adresi Başbakan olmalıydı.
Fakat daha da önemlisi, ülke için bu kadar hayati hatta ölümcül olabilecek bir sürece geçmeden önce konudaki kararın TBMM’de enine boyuna tartışılması Meclis kararına bağlanması- hatta Halk oyuna sunulması gerekmez mi?
KIZIL TEPE OLAYI
Mardin’in Kızıltepe ilçesindeki olayda bütün bölücüler ve liboş yardakçıları , Ahmet Kaymaz ve 12 yaşındaki oğlunu, sözde yargısız infaz edenlere saldırıyorlar ama aslında, onları operasyonda öldürdükleri iddia edilen polisler yargısız infaz yapıyorlar..Şimdi de polislere,lehlerindeki bazı şüphelerden istifade edebilmek imkanını vermek isteyen Mardin Cumhuriyet Savcısına hücum ediyorlar…Ne var ki, insanların kendilerini savunabilmeleri için tüm şüphe ve ihtimallerden yararlanmak imkan ve hakkının verilmesi ,adaletin temel kuralıdır.’ “Sanık” polisleri peşin hükümlerle mahkum etmeye çalışırken , acaba Kaymaz’ın , gerçekten, PKK’lı bir terörist olduğu ve küçük oğlunu da ,kalkan olarak kullanmış olabileceği, en azından, akla gelebilecek bir “şüphe” – bir ihtimal değil midir? Çünkü, PKK’lılar daha önce operasyonlarda küçük çocukları kalkan olarak veya ellerine kalaşmıkoflar vererek, kullanmışlardır…

Yayın Tarihi : 3 Ocak 2005 Pazartesi 14:50:37


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?