“Şer” cephesinden- “Uğursuzlar” taifesinden son haberler… Türkiye Büyük Millet Meclisinin kapılarından “asker gidiyor” –“polis geliyor”… Türkiye’nin Meclisi ordusuna güvenmiyor!! Polis ağır silahlarla donatılacak ve bu silahları İthal yetkisi kişilere, valilere verilecek… Bir iç çatışma veya doğal afet vukuunda, asayişi sağlamak için düzenlenmiş EMASYA protokolü kaldırılacak ve Ordunun geleneksel ve yasal “Cumhuriyeti kollamak ve korumak” görevi düşmüş edilecek…”Yıldızların ötesinden”, özellikle gönderilen ve TARAF’TA köşe tutan - ve Kandil dağında, PKK eşkıyasıyla görüşen kadın – Yasamın Çongar, Genelkurmay Başkanını, kendi tezgâhladıkları “Balyoz” kapsamında sorguya çekiyor ve Hasan Cemal de “hınk” diyor…
“Korkular ülkesi” liboşların alkışlarıyla,”Polis Devleti” oluyor! Kendi ordularından düşman Ordularından fazla korkan vicdansızlar, milleti de ordularına düşman yapmaktalar! Farkında mısınız; ülkemizin “kimyasını” bozuyorlar. “Periyodik Tabloda” “elementler” karma karışık oldu!
AZITANLAR
Ne v ar ki vicdansızlar, uğursuzlar azıttıkça azıtıyorlar; Güya “Darbe yapmak amacıyla” hazırlanan “Balyoz Planı”nda tutuklanacaklar arasında isimleri geçen gazeteciler, bir gövde gösterisi yaparak “planı” hazırlayanlar hakkında suç duyurusunda bulunmuşlar… Bu şovun “galerisinde” bütün malumlar var…
Önce “Balyoz” nedir? Bence, aslında, her ordunun en kötü ihtimallere karşı tedbirler almak için yaptıkları tatbikatlar gibi bir “Harp Oyunu” senaryosu!
Sorun bakalım: Pentagon’da, İngiliz ve Fransız Genelkurmaylarında, böyle kaç dehşetengiz ve bazıları, gerektiğinde ülkemize karşı da uygulanacak kaç senaryo var! Ve o ülkelerde medya ve aydınlar, bunları öğrenseler bile, pervasızca, açıklarlar mı? Aşırı liberalleri bile bunu yapmazlar – ve ordularına bu kadar düşman değildirler! Bu ülkelerin dola laplarında, ne iskeletler vardır da – ortaya çıkarılmazlar!
Böyle bir tatbikata ait gizli kalması gereken “kozmik” belgeler, bavullarla TARAF’A taşınmış- satılmış! Asıl bu casusluk araştırılmalı – köstebekler ortaya çıkarılmalı ve hainler cezalandırılmalı! Asıl suçlular güçlü oldu…
“Balyoz” belgesindeki Orduya karşı -Ordu taraftarı – “kullanılabilirler “ – “tasfiye edilecekler” listeleri gerçek mi? Bence düzmece- anakronik hatalar var- ama esas itibarıyla doğru da! …”Suçlular” kendilerini bilmişler!
Suç duyusunda bulunanların 26 kişinin hepsi, sicilli ordu düşmanları!“Ermenilerden özür dilemek” duyurularının altında imzaları bulunanlar! Hep, kanalizasyon çukurlarında buluşurlar! Hepsini yakından tanır ve izlerim; benim “kara listemde” de varlar!
NAZLI KADIN
Nazlı Ilıcak da sözcüleri! Bu kadını, daha yakından tanırım; Babası, eski Bayındırlık Bakanlarından rahmetli Muammer Çavuşoğlu, Yassıada’da koğuş arkadaşımdı. Çok dürüst ve vatansever bir insandı. Hayatta olsaydı kızıyla pek övünmezdi, herhalde! Nazlı Ilıcak, babasının, 27 Mayıs darbesinden sonra hapis yatmasından dolayı Türk ordusuna can düşmanı oldu ve bu düşmanlığı yazarlığının başlıca odağı ve alâmetifarikası yaptı… Şimdi “Balyoz” ortaya çıkarıldı ya, Orduya karşı kinini kusmak için yeni bir platform buldu!..
TERCÜMAN’IN Genel Yayın Müdürlüğü yaptığım dönemde, bu kadın da (‘hanım’ diyemiyorum” ) ne olduğunu adıyla, yüzüne karşı, herkesin önünde, söylemiştim, şimdi içim rahat!
TALEPLER
Bu, Hem suçlu hem de güçlü olanların, daha gerçekler ortaya çıkmadan, fırsat bu fırsat talepleri var: ‘ Parlamento harekete geçsin’ Cuntacılar temizlensin Meclis harekete geçsin çağrısı İlk olarak EMASYA Protokolü iptal edilmeli. Anayasa’nın 145. maddesi değiştirilmeli ve Askeri Yargıtay kaldırılmalıdır. İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesi iptal edilmeli. Meclis, bir araştırma komisyonu kurup, gelişmelere el koymalıdır.”
Ben gene “Ya sabur” -“LÂ HAVLE VELÂ KUVVETE” demeye devam edeceğim!
Genelkurmayın basiretinden – Türk milletinin sağduyusundan - Allahın inayetinden umut kesilmez!***
Not – Farkında mısınız ;“Balyoz “ ortaya atılalı beri dağlarda ve kentlerde PKK eylemleri kesildi… Rastlantı mı “Kış şartları” yüzünden mi? Ermenistan Protokol konusunda “açılımı” kolaylaştırmak için tornistan yapıyor… Tesadüf mü? Siz hasım stratejisti olsanız, Türkiye bu kadar karışmış ve içinden bölünmüşken –ve ordusu zaafa uğramışken –eylem, saldırı yapıp milletin birlik olmasına yardım mı edersiniz- yoksa bekleyip olgun meyvenin, kucağınıza düşmesini mi beklersiniz?