19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Hangi Atatürk?


“Karsı Devrimciler” zaman ve zemini artık müsait bulmuşlar ki, Mustafa Kemal Atatürk’ü ve düşüncelerini de sorgulamaya başladılar. Bu aslında, hayırlı bir gelişme; zaman geçtikçe, bu zaten olacaktı! Mustafa Kemal, gene de, dünyanın, diğer büyük liderlerinden daha fazla dayandı! Bakın, ABD’de, bir internet sitesinde yapılan "Tanrı Tekrar Kimi Göndersin?" başlıklı ankette Mustafa Kemal Atatürk, büyük farkla, en ön sırada!

Bizim bazıları “Türkiye duvarlarında, neden Atatürk resimleri var, meydanlarda, neden O’nun heykelleri var” diyenler, anlamamışlarsa, dünya anlamış… Ve bu, “Atatürk’ü aşağılamaya cesaret eden Profesör (!) Yayla’ya ve koruyucularına en iyi cevap! Onlar Atatürk’ün kıymetini bilmiyorlarsa dünya âlem biliyor!


VE TAHA MOLLA!

Milliyetçilikten, takkeli liboşluğa dönme - çokbilmiş, her yazısında alıntılar yaptığı, çok kitap okumuş, ancak , “bilgiçliğin” gaflete ve hatta ihanete” faydası olmadığının, canlı kanıtı Taha Akyol! Öteden beri, köşesinde, Atatürk’ü ve düşüncelerini, kıyısından köşesinden kemirmeye çalışır. Şimdi, bu hikmet kırıntılarını , “Hangi Atatürk?” kitabında toplamış! Şu sırada, Atatürk’ü ve devrimlerini delmeye çalışanlara malzeme olsun için!


ÇELİŞKİLİ ATATÜRK!

Akyol’un bir hınk deyicisi , “Cumhuriyet'in kurucusuna, Sadece Milli Mücadele'yi başarıya götüren üstün kumandanlık vasıfları dolayısıyla değil, siyasi ufku dolayısıyla da çok şey borçluyuz.”, diye “gardını” aldıktan sonra , “Gerçek şu, hayatı her manada 'medü cezir'le geçmiş bir lider Atatürk. Askerlik mesleğindeki başarısının altında kurmaylığı strateji sanatı olarak algılamasından kaynaklanan itidalinin yattığı şüphesiz... Oysa heyecan insanıdır Mustafa Kemal. Kuşağının derinden hissettiği gecikmişlik duygusundan beslenen aciliyet ve telaşın ruhunun her zerresine hâkim olduğunu görmemek imkânsızdır. Bu sebeple hayatının önemli bir kısmını hayallerini gerçekleştirmek için uygun zemin ve şartları aramakla geçirdi. Gücü ve haddi belirleyen şey şartlardır ona göre. 'Size ölmeyi emrediyorum!' diyen de 'Yurtta sulh, cihanda sulh' diyen de odur…

Cumhuriyet'in inşa sürecinde onda Batı'da ilgi uyandırmış sosyal bilimcilerin toplum mühendisliği kurgularından da, İslam âlimlerinden de esintiler bulabilirsiniz. Gerek siyaset gerekse kültür konularında karakterinin hâkim çizgisi yanılmaktan korkmamak, yanıldığını gördüğünde geri adım atmakta çekinmemektir. …Türk tarihinin yüzük taşı Atatürk kuşkusuz övücü pırıltılı sözlerle anılmayı hak eden bir lider. Kültür dünyası mersiye ve kasidelerle süslü toplumda sevginin böyle ifade edilmesi tabiidir, ama bilmek gerek ki onlarda yansıyan Atatürk değildir. Dolayısıyla 'Ama “Hangi Atatürk' sorusu bunca çalışma ve esere rağmen hâlâ gündemde.
“ diyor.

Bu dolambaçlı sözlerin ve Taha Mollanın kitabının özeti,-maksadı; Akyol hep demek ister ki, Mustafa Kemal ve Atatürk düşünceleri icraatı zamana, zemine göre değişmiştir - çelişkiler yumağıdır ve Mustafa Kemal, muhaliflerini , “ Jakobence”, bertaraf etmiştir!

Bu yazılardaki, sanki “birçok Atatürk –Mustafa Kemal varmış” savına en iyi cevap, Şevket Süreyya’nın , “Tek Adamı ” , Atatürk’ü, “büyük “hatta nev’i kendisine özgü yapan da, çelişki gibi görünenlerden, ortaya çıkan değişmez – muhteşem bir sentezdir!


TEFERRUAT

Akyol, son bir yazısında; İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak’ın Atatürk’ün "Söz konusu olan vatansa, gerisi teferruattır”. Sözlerine çatıyor. Belli ki, ya bu sözlerdeki derin manayı ya anlamamış ya da anlamak istemiyor! Ama onun “Hangi Atatürk?” sorusuna en veciz cevap da bu: Bir Tek Atatürk- bir tek Türkiye Cumhuriyeti var; -gerisi , “teferruat” .Akyol ve bezerleri ise “mahlûkat”!


AKYOL’A SORUM

Taha Akyol’a bir sorum var: “1919’lardaki Eski, Yozgat Müftüsü Hulusi Efendi. Sizin öz amcanız mıydı?”

Bu Hoca Efendi, Boğazlayan Kaymakamı, Şehit Kemal Beyin, Ermeni “soykırımı” iddiasından dolayı, 1919’da Nemrut Mustafa Başa mahkemesi tarafından, idam cezasına çarpılmasında tanıklık ederek, katkıda bulunan kişi idi.

İnsanlar kendi babalarını analarını akrabalarını kendileri seçmezler ve onların yaptıklarından sorumlu tutulamazlar- ama ya gurur duyarlar ya da utanırlar! “Sayın Akyol, siz, Hulusı Hoca Efendi’den en utanıyor musunuz – yoksa iftihar mı ediyorsunuz"? Bunun cevabı “teferruat” olmaz! **

Yayın Tarihi : 4 Şubat 2008 Pazartesi 14:35:55


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
kiris n IP: 82.215.30.xxx Tarih : 4.02.2008 18:03:40

Ne olursan ol profesor ol ama cahil olma. Bu sozlerim o adini agzima almak istemedigim profesor icin.ATATURK bizim herseyimiz. O Hep bizimle. Bilmeyenlere hatirlatiyorum.Bilmek istemeyenlerede. saygilarimla


Remzi CANGÜVEN IP: 78.166.10.xxx Tarih : 4.02.2008 18:35:00

ASİL AZMAZ.BAL KOKMAZ.TABİKİ;DEVAMI DA VAR!


Gökhan IP: 85.107.225.xxx Tarih : 4.02.2008 17:53:13

Bir cevap ancak bu kadar net,anlamlı ve ''Kılıç'' keskinliğinde olur.Elinize gönlünüze sağlık,saygı ve sevgiler sunuyorum.


gülnihal barut IP: 85.110.64.xxx Tarih : 15.03.2008 11:02:39

gerçekten bu yazı için çok teşekkür ederim ilk öğretim okulu 8. sınıf öğrencisiyim inkılap tarihi öğretmenimden atatürkle ilgili kitap önermesini rica ettim ve bana taha akyolun bu kitabını önerdi ama hangi atatürk bu adamın gerçek yüzünü görmeme yardımcı oldunuz teşekkürler