Şu AB, ne füsunkâr bir dilbermiş ki,bazıları, bütün işkence ve istiskallere rağmen, tutkusundan kurtulamıyorlar! Medyada, son Lüksemburg olaylarını haberlerinin veriliş yöntemine hayret ve dehşetle bakıyorum. Yabancı gazetelerde olay gerçekçi bir şekilde verilir ve değerlendirilirken, gazete ve televizyonlarımızın çoğu, bu acı ve omur kırıcı durumu örtbas etmek, hafifletmek için ıvırıyorlar,kıvırıyorlar!. Neredeyse ,, hükümetin başarısı.”Avrupa Yolunda” büyük bir adım olarak gösterecekler! Brüksel, AB muhabirleri, bu olaya ve sonucuna, Reuters muhabirinin yaptığı tanımlamayı koyamadı - açıkça “Damokles kılıcı, Türkiye’nin tepesinde tutulacak” diyemedi! …
AB yolunun Lüksemburg “tökezlemesinin” en ilginç tanımlamasını ve yorumunu RADIKAL gazetesi Genel Yayın Yönetmemi ve köşe yazarı İsmet Berkan yaptı ; “HIÇKIRIK” diyor,”AVRUPA HİÇKIRIKLARI” ! …Ne “hıçkırığı” yahu? Nerdeyse öksürükten tıkanıp, boğulacaktık. Ve görünüş o Kı önümüzdeki on, on beş yıllık “ucu açık” süreçte böyle, 69–70 kez, hıçkırta hıçkıra boğulmak tehlikesi geçireceğiz! Bu işkenceye değer mi?
.””Hıçkırık” Kerime Nadir’in bır romanın adı idi… Sırada verem öksürüğü, “ince uzun yolda “ince hastalıktan”, veremden, ölmek var! Mademki eski roman isimleri aklımıza geliyor.ben de başka bır askı romanı, Savfet Nezihi’nin, sonunda öksüre öksüre, veremde ölen “Zavallı Necdet”ini hatırlatayım! .Şimdi “zavallı” olan kim? AKP Iktıdarı mı, yoksa Türk Milleti mi?
Berkan’ “Avrupa yolculuğunda birkaç gündür yaşanan türden çok sıkıntı” yaşanacağım “ söylüyor ve bu sıkıntıları doğum sancılarına benzetiyor! Doğacak çocuğun bir ucube olması veya “düşük yapılması” ihtimalini göz ardı ederek, “hıçkırıklar” diye küçümsediği –bu sancıları, ağrıları, tıpta olduğu gibi kasmanın sınırlandırmanın çarelerini arıyor…
ASIL KRİZ
Berkan’a göre ve dün Rum Dışişleri Bakanının uyardığı gibi,ı asıl “hıçkırık” krizi, 15 Ekim’de AVRUPA Komisyonun “İlerleme Raporu” açıklanınca ve bunda da Kıbrıs’ ta Rum yöneteni tanımak ve liman ve hava alanlarını Rum gemi ve uçaklarına açmak şartı hatırlatılınca ! Sonra da, Aralık ayında yapılacak AB zirvesinde en “” hıçkırıktan” öte en ağır ve boğulmamızla sonuçlanacak “en ağır kriz” : müzakerelerin askıya alınması ve AB üyeliğimizin ret edilmesi! Ama dün yazdığım gibi Türkiye’yi, bir yerlerine çapalamak ve istediklerini böyle yaptırmak istemeler! Hıçkırıklardan öksürüklerden kurtuluş yok!
Yabancı gazetelerin manşetlerinde ifade edildiği gibi: Türkiye uçurumun eşiğinden döndü- ama “şimdilik”!
Bır Alman gazetesinin yorumu: “ Müzakerelerin başlaması abes-Türkiye üyeliği hak etmiyor”.. .”Amaç Türkiye’yi bıktırıp, kendi isteğiyle üyelikten vazgeçirmek… FINANCIAL TIMES: “Müzakereler her an çökebilir”
Durum vaziyeti bu… Brüksel Sevdalıları, “Zavallı Necdet” gibi, AB aşkıyla, hıçkıra hıçkıra öksüre ,öksüre yollarında devam etsinler, ama bu işkence Türk milletine reva mı? Türk milleti “zavallı” ve çaresiz dedğildir!
Yayın Tarihi :
15 Haziran 2006 Perşembe 11:22:49