Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, danışmanı Cüneyt Zapsu'yla ilgili olarak, ''Cüneyt bey, partimizin Merkez Karar Yürütme Kurulu üyesidir, ayrıca benim tüzükten doğan hakkımla atadığım bir arkadaşımdır. Dolayısıyla, zaman zaman birçok görevleri yapmak üzere ulusal ve uluslararası bu tür görevleri kendisine vermişimdir” demiş …”Zapsu istifa edecek mi?” sorusunu,“'Bu kadar yoğun Ortadoğu sorununun yaşandığı bir dönemde, “hafif” bulmuş, bu konumun Partinin iç meselesi olduğunu, Merkez Karar Yürütme Kurulu üyesi “Cüneyt Bey” hakkındaki kararı da, kendisinin ve Partinin vereceğini” vurgulamış…- “İş bu kadar basittir" deyip, noktayı koymuş!
Doğru; Başbakan bir Parti mensubunu,danışman tayin edebilir, ona hertürlü, iç ve dış görevler de verebilir, ama bu olay , medya tarafından irdelenmeyecek ve eleştirilmeyecek kadar “hafif” – ve “iş” de hiç de “o kadar basit” değil! … Çok ciddi bir devlet yönetim tarzı sorunu! meselesidir, “İç işlerinin” –“dış işlerine “ tedahülü- meselesidir! Zapsu’nun, Dışişleri Bakanlığının dışında, , içeriği devlet kayıtlarına geçirilmeyen temaslar yapması- bundan evvel deki olaylarda da olduğu gibi, iki başlı- biri resmi. Otakı “AKP’li, devlet geleneklerine aykırı, alternatif” bir politika sürdülüyor demektir, “Alternatifler”, zaten bu iktidarın adeta standart yöntemi oldu; Cüneyt Zapsu “gölge” yani alternatif Dışişleri Bakanı! Mümkün olsa “alternatif ordu” da kurulur!
GÖLGE
Ancak benin bildiğim, diğer ülkelerde “Gölge Bakanlar” Muhalefet Partilerinin. İktidar hükümetlerini yakından izlemek için uygulanan bır yöntemdir. .İktidarın kendi Bakanlarına alternatif- “gölgelere” ne ihtiyacı var? Ama işte böyle, devlete “gölge edebiliyorlar! !
NEDEN?
“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Amerikalılara, ,kendisini “kullandırmayı” öneren Danışmanı Cüneyt Zapsu’yu ve diğer bazı “ Danışmanları” dış politika ilişkilerinde kullanmak yönteminin bazı gerekçeleri var. Önce, muhtemelen devlet geleneklerini ve yöntemlerini, bazı yazılı olmayan kurallarını pek bilmiyor. Erdoğan’ın hiç bir yabancı dili konuşmamsı ve diplomaside, dış ilişkilerde hiç deneyimi olmaması, , böyle “uzman” desteklerini gerektiriyor! Ama, Onun ve ondan evvel Turgut Özal’ın da “uzman” kullanmasının asıl derin sebebi, çoğu kişilerde, insanlarınızda yerleşmiş bır “hariciyeci” alerjisi -kompleksidir. Diplomatların sadece protokole, kokteyllere düşkün “monşerler” imajı, toplumumuzda, öteden beri yerleşmiştir!
Açık söylemek gerekir ki, eski dönemlerde, burunlarında kıl aldırmayan, herkese yukardan bakan ve ülkenin gerçek çıkarlarını da, pek bilmeyen,dış temsilciliklerde , Konsolosluklarda, vatandaşları tersleyen, eski tıp "monşerler " bu kanaatin yerleşmesine sebebiyet vermişlerdir. Ancak bu Hariciyeci i tipi, çoktan büyük ölçüde, tarihe karıştı. Aralarında, profesyonel deformasyona uğramış bazıları, hatta Büyükelçiliğe ve hatta Bakanlığa kadar yükselmiş olan bazıları varsa da, bugünkü Hariciyeciler, çok iyi eğitim görmüş. Vatansever, milli ı çıkarları koruyan. Mesleki bakımdan üstün yetenekli kişilerdir. Türk diplomatlar Uluslararası toplantı ve kurumlarda temayüz ederler ve yabancılar tarafından da takdir edilirler! Bunu işlerinde görev yaptığım için bilirim!
Başbakanlar, Sayın Erdoğan, kendi uzmanlarını, devlet kadroları dışından da seçebilir! .Onları zaman zaman, içerde ve dışarıda, bazı mesajlar vermek, duyumlar almak için, kullanabilirler de! Ve sonunda “ haberimiz yok “ deyip angajmana girmemek için, bu yöntem yararlı da olabilir! Bunlar bütün dünyada olası şeyler. Ancak bunun da bır kuralı ve ölçüsü olmalı... Yapılan temaslar ve sonuçları Dışişleri Bakanlığından ve resmi kayıtlardan “kaçırılmamalı”!Zira bu yöntem önce Dışişleri Bakanlığının ve Bakanın prestijini yıprattır, yabancı muhatapları şaşırtır. Sonunda da, tamir edilemeyecek komplikasyonlara yol açabilir! .Hele “Danışman" , bu alanda, uzmanlığı becerisi, kimliği, kişiliği, “back ground”u, en azından, şaibeli ise. Ve de Zapsu’nun Dışişleri mensupları ve dış politika konusundaki peşin hükümleri malum olduğuna göre!
Cüneyt Zapsu, geçen Mayıs ayında ZAMAN gazetesinde, Nuriye Akman’a Dışişlerinin başarısızlıklarını ve kendi dehasını anlatmış! Mesela Kıbrıs konusundaki çözümsüzlük, Hariciyenin kabahati- kendisi, engin vizyonuyla bu sorunu, bir hamlede çözecek. Ama Dışişleri Bakanlığında, Cüneyt Zapsu’yu, bır kaç defa suya götürüp, getirecek kıymetler vardır! .
: Zapsu’nun suyu kaynadı, son kullanım tarihi doldu ama herhalde kerameti şeyhten Yasın El Kadı’dan menkul -ve anlaşılan. Atık su deliğinden aşağıya, hemen koyuverilemeyecek!
Yayın Tarihi :
26 Temmuz 2006 Çarşamba 13:15:55