22
Mart
2026
Pazar
ANASAYFA

İmama ve papazlara kızmak!

Belçika Mahkemesi İstanbul’da 9 Ocak 1996’da, Öner Sabancı’yı ve sekerleri Nilgün Hasefe’yi öldürdüğü sabit olan DHKP-C üyesi Fehriye Erdal’ın Belçika’da bu suçtan yargılanamayacağına karar verdi.

Türkiye’ye “idam cezası var” diye iade etmediler. Aslında Belçika makamları bu teröristi 6 yıldır himaye adıyorlardı...

Fehriye cinayetinin bedelini hiç ödemeyecek ve Ömer Sabancı ve Nilgün Hasefe öldürüldükleri ile kalacak…

Hala Avrupalılara inanan ve AB uğruna, Kıbrıs’ı Katılım Ortaklığı Ek Protokolü'nü imza etmemizi ve Kıbrıs’ı da verip kurtulmamızı isteyen TÜSİAD’a ve Sayın Başkanı'na saygı ile duyurulur!

PKK

PKK azdı; dağlarda faaliyetteler. Van'da, Diyarbakır’da ve İstanbul’da PKK’lılar iki teröristin cenazelerini almak için APO ve PKK Bayraklarıyla DEHAP himayesinde, gösteriler yaptılar.

Sözde Kürt Aydınları da, operasyonların durdurulması, genel af çıkarılıp APO’nun da af edilmesi için bildiri yayınladılar...

Bütün bunlar Ankara’da AB Büyük Elçileri'nin daha doğrusu Komiserlerinin Başbakan ve Dışişleri Bakanımızın yüzlerime karşı söylediklerine ve bizim sözde aydınların APO nun yeniden yargılanması talebi vesilesiyle “Barışçı Çözüm” önerilerine, ne kadar denk düşüyor…

Birkaç gündür 1990'lardan beri biriktirdiğim belgeleri ve köşe yazıları kesitlerini ve o zamanlar kendi yazdıklarımı, gözden geçiriyorum. Ben ne kadar haklı imişim ve APO'nun huzuruna gidip onu şirin göstermeye çalışanlar ve Barış postacılığına, savunanlar varmış… Hala varlar.

ÇIKMAZ YOLDA DEVAM

Ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de tarihe Türkiye’nin "en büyük Dışişleri Bakanı" olarak geç neye namzet; Son olarak, “dostlarımız” Romano Prodi, Jozef Manuel Barroso, Türkiye’nin üyeliğinin “ gözden geçirilmesi gerektiğini” söylediler. Gerekiyorlar... O “bizi ilgilendirmez" diyor.

Hoş başka bir Dışışleri Bakanı eskisi de, bütün aleyhteki gelişmelere ragmen, biz kendimizden eminiz yolumuza devam ederiz” yani, ucu açık ve fakat çok belli müzakerelere devam ederiz” diyor...

“Ünlü1 seleflerinden İlter Türkmen de.bütün bilgi ve dirayetiyle ,bütün olumsuzlukları saydıktan sonra “yolumuzda devam” diyor. Yani karanlıkta ıslık çalıyor, hamamda türkü söylüyor...

Bizim Medyadakı Brüksel sevdalıları Mehmet Ali Birand, Hasan Cemal ve Cengiz Çandar da aynı fikirdeler. 'Hem AB ve Avrupa içindeki Avrupa Karşıtlarına biz koz verdik' diyorlar. Cengiz Çandar da bütün olumsuz işaretleri, ayrıntılarıyla saydıktan, Başbakan Erdoğan’ın AB ve Türkiye konusunda,ağızlarına baktığı üç kişinin – Barroso’nun, Genişlemeden sorunlu Oli Rehn’in ve Dönem başkanını da olumsuz tavırlarına rağmen “ Aman İmama kızıp Oruç bozmayalım” – yani AB projesinden vazgeçmeyelim“ diyor.

Bu Karen Fogg çocuklarının, hiçbirinin aklına “bize hayrı olmayan ve olmayacak, kilisenin papazlarına” gerekeni söylemek gelmiyor!

Yayın Tarihi : 23 Haziran 2005 Perşembe 13:01:47


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?