22
Mart
2026
Pazar
ANASAYFA

İstiklâl Marşı'ndan rahatsız olmak

Aslında, Perşembe günleri yazım olmaz, istirahat günüm! Ama şu sırada istirahat etmek, – susmak, yazmamak ne mümkün! Etraf,köşeler öyle abuk sabukluklarla ve kıl kuyruklarla dolu ki, bunların söyleyip yazıkları karşısında susmak tepki göstermemek mümkün değil! Bir süredir, İstiklal Marşına takanlar var ve bunlar kanalizasyonda buluşuyorlar. Önceki yazımda İstiklal Marşımıza başka bır tasallut teşebbüsünden söz etmiştim… Bugün de bır yenisinden söz edeceğim.
Gelin, Yalçın Doğan’ın “ HÜRRİYET gazetesindeki
“Panel’de İstiklâl Marşı” başlıklı yazısını beraber okuyalım;
Doğan, anlaşılan, Antalya’nın Belek beldesinde Turizm konulu bir panele katılmış. Fakat yazısının ağırlık noktası, panelde konuşulanlardan ziyade kendi deyimiyle; “panelden önce İstiklâl Marşının söylenmesi” …Sanırsınız ki, bu “Türk” yazarı, bunun güzel ve yerinde bır gelenek olduğunu yazacak! Yok, hayır; Yalçın Doğan efendi, panellerde, spor karşılaşmalarında vb İstiklâl Marşının çalınmasına, söylenmesine şiddetle karşı! Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir ülkesinde, o ülkelerin ulusal marşlarının söylendiğini duymam iş! .Doğan efendi, 80’lı yıllarda teröre tepki olarak her maçtan önce İstiklâl Marşının söylenmesini hep “yadırgarmış”! Ve terörün yıllarca sürdüğü İspanya ve İngiltere’de böyle bir şey yokmuş! Bu, maçlarda toplantı ve panellerde İstiklâl Marşı yeni bır moda imiş ve yakında “sünnet düğünlerinde düğünlerde” de söylenmeye başlanırsa şaşmamak gerekecekmiş! Bır defa, aslında, sadece bize de has olsa milli heyecanın, her vesileyle, ifade edilmesini ve maçlarda toplantılarda böylece birlik gösterilmesi neden yanlış ve neden Doğan’a, nazik yerlerine batıyor? Gelenekler milletlere, toplumlara özgüdür; bir âdetin veya geleneğin başka bir ülkede olmaması doğal! Doğan’a göre panellerin maçların ulusal marşla başlaması başka ülkelerde yokmuş… Yoksa “başka ülkede yoksa bizde de olmamalıdır” bır AB kriteri mi? Onlarda olan birçok şeyler hamdolsun bizde yok ve ne güzel ki bizim güzel geleneklerimizde onlarda yok! Evet, İstiklal Marşımız n; Türkiye’de her vesileyle söyleniyor ve söylenecek! 

ASIL SIKINTISI
Bu konuda Doğan’ın zırvalarını tartışmak dahi aslında abes! Ama Asıl İstiklal Marşı ve mümkün olan her yerde ve her vesileyle çalınması ve söylenmesi Doğan’ı neden bu kadar rahatsız ediyor. ? 

Bu sorunun cevabını kendisi hemen veriyor. O Türk Milliyetçiliğinin, Türkiye’de çarpıcı şekilde yükselmesinden, MHP’nin güçlenmesinden endişeli! İstiklal Marşının her vesileyle söylenmesi de buna ivme kazandırıyormuş… Adamın kafasına bakın; gizlemeye bile gerek görmüyor… Türk milliyetçiliğinin güçlenmesinden, açıkçası “işkilli”! Televizyon kanallarında eşcinsellik - kadınsılık yarışmalarını yadırgamıyor, sapıklığın her çeşidinin yükselmesinden şikâyetçi değil, ama İstiklal Marşından ve milliyetçiliğim yükselmesinden en son derecede endişeli! Nerdeyse AB bayrağı önünde AB’nin Beethoven senfonisi çalınırken selam duracak ama galiba Türk bayrağının da dalgalandırılmasından bile rahatsız! Milliyetçilik diye! 

İstiklâl Marşı milletin tarihinden ve bağrından çıkmış, milli bir marştır. Bir meydan okumadır. Bir partinin ve zümrenin tekelinde de değildir… Olmamalıdır! Milliyetçiliği-Ulusalcılığı sadece bir parti veya kuruluşa bırakmamaktır ve bu ortak olması gereken yüksek değeri millet olarak paylaşmaktır gerekli olan… HİÇ bir parti hele MHP de nu değeri tekelinde tutmak iddiasında olamaz! Zaten yetmişli yıllarda aksine anlayış ve iddialar, Türkiye’yi bölmüş ve yok yere kardeş kavgasına sokmuştu.". Ne mutlu Türküm diyen" bütün vatandaşlar köken ve ideolojileri ne olursa olsun bu muhteşem marşı gözleri yaşlı her yerde söylerler. Söylemelidirler… Şimdi Yalcın Doğan gibilerin zihniyeti kılkuyrukluk ve ukalalık değilse, şu sırada ihanettir! ’ . 

ÇELİŞKELER YUMAĞI
Türkiye bır çelişkiler yumağına döndürülüyor: TSK, canını dişine takmış, Türkiye’yi bölmek isteyenlere karşı mücadele verirken Doğan efendi rahat koltuğundan İstiklal Marşından işkilleniyor. Aslında hele şimdi her yerde her zaman, İstiklal Marşını hep birlikte haykırmalı ve de Harp Okulu marşını da söylemeliyiz… İçimizde o duygular ve heyecan varsa tabii!
Ve diğer çelişkiler; Parti kongrelerinde, okul müsamerelerinde, harem selamlık manzaraları! Başbakan “ne var bunda ya” diye tersleniyor. Ama aslında “çok şeyler var, burada!”;
Bakın, bugün Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimleri sayesinde, iki Türk kadını Tülay Tuğcu, Anayasa Mahkemesinin, Sumru Çörtoğlu da Danıştay’ın, başları apaçık Başkanları! Bu güzel olguyu yadırgıyor musunuz? ? .İstiklal Marşını nerede olursa olsun duyunca “yadırgıyor musunuz* Yoksa içiniz mi titriyor? Gönlünüz hangi tarafta? İşte, bazılarıyla aramızdaki derin fark da burada!
Yayın Tarihi : 4 Mayıs 2006 Perşembe 13:16:30


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
sehap akin IP: 88.224.214.xxx Tarih : 5.05.2006 11:53:35
Çok Değerli büyüğümüz,Sayın Altemur Kılıç Beyefendi ağzınıza sağlık.İşte budur!Bu ülkede nedense Osmanlıdan beri hep Batı ne yapıyorsa doğrudur,Batı ne diyorsa doğrudur diyen kopillerin çığırtkanlıkları yüzünden kimliksiz,kişiliksiz bir millet olduk.Şimdi, o da yetmedi millet olmamızı da istemeyenler,bizi hepten dağıtmak isteyen kopiller çığırtkanlıklarına son hız devam ediyorlar. Ey! kopiller,size rağmen TÜRKİYE CUMHURİYETİ VE MİLLETİ İLELEBET YAŞAYACAKTIR!

çoşkun dilaversepildigeçti IP: 85.100.156.xxx Tarih : 18.05.2006 08:06:11
İstiklal marşının düğünlerde de söylenir duruma geleceğinden bahsedilmiş ya, ne yalan söyleyim geçeng ün bizim biraderin düğünü vardı. orada 10 kıtasını ezbere bilen ilkokul ikinci sınıf öğrencisine okutturduk. arkadaş hiç bir milletin istiklal marşı bukadar insanları duygulandırmaz...Yalçın doğan'lar bu işlerden pek anlamaz maya olması lazım.

feyzigulkan IP: 88.241.90.xxx Tarih : 4.05.2006 21:22:47
Teşekkürler hocam ! Ne güzel gereken cevabı vermişsiniz. Başarılarınızın devamını dilerim.