AKP hükümeti, kapıları Ermenilere- Eremenistana- açmak için özel gayret sarf ediyor, şu günlerde son hamlelerini yapıyor. Ermeniler, ısrarla “ilişkiler başlarsa, biz iddia ve taleplerimizden vazgeçmeyiz” diye bağırıyorlar, çünkü hudut ve talepleri, Anayasaların “değişmez” hükmü! Onlar bizimkiler gibi, Anayasalarının “değişmez” hükümlerini değiştirmezler!
TC Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Azeri- Ermenistan-Karabağ sorununa “kapsamlı bir çözüm” aramak için, Erivan’a giderken, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Putin’ le Rusya ile “stratejik ortaklık” oluşturmak için Moskova’ya gitti. Sorunun bugünkü tablosu bu!
Azerbaycan’ın Türk Hükümetinin, bu konudaki, aymazlık ve duyarsızlıktan öte ihaneti karşısında, kendisine başka bir rota çizmek istemesi, bazılarının iddia edecekleri gibi şantaj mı?
Ve bu bağlamda YENİÇAG Gazetesi yazarları, Ermenistan sınır kapsının açılmasını protesto etmek ve Azeri kardeşlerimizle dayanışmalarını, hep yazılarıyla ifade etmekten öte – vücutlarıyla ispat etmek için Iğdır’a sınıra gittiler. Ben de aralarında olmayı çok arzu ederdim ama sağlığım müsait değil! Fakat manen –bütün kalbimle oradaydım; 1918’de Azerbaycan’a giden Türk İslam Ordusu Komutanı Nuri Paşanın yaveri – babam Yüzbaşı Asaf’ın (Kılıç Ali’nin ruhunu şad etmek için)!.. Ben babamın Bakü anılarıyla büyüdüm ve Azeri kardeşlerimizi çok sevdim… Bunlardan biri, –sonra halefim- Basın Yayın Genel Müdürü –olan, Türk Milliyetçisi ve “Türk Birliği” idealisti Fuat Emircan idi… Onu da sınırda anmayı ne kadar isterdim!
KAPSAMLI ÇÖZÜM
Babacan’ın “kapsamlı çözümden” anladığı ne? Bir sürü palavra: Kafkasya’da barış sağlayacak mı? Kimin Barışı ve nasıl bir “Barış”? Besbelli ABD –AB barışı! Obama’nın Türkiye’ye apar topar gelişinin, maksadı da bu idi. BOP’un Kafkasya Orta Asya’ya uzantısı kurmak!
Sınırı açarsak, Emenlerin sonunda, neler kazanacakları belli – artı muzaffer çıkmanın prestiji! Biz ise, sonunda acaba ne kazanacağız? Bazılarımız, “sınır ticaretinden para!” Nerden belli? Ve bizim akılları kısa boyları uzun yalaka yazarlarımız İran’ın Ermenistan’a ticaret kapılarını açması üzerine, “kapıları açsaydık şimdi İran’ın toplayacağı parsayı biz toplayacaktık” diye, hayıflanıyorlar! Onların ölçüleri- en iyi bildikleri şey - de ticaret! Türk milleti için ticaretten de önemli değerler var!
Ve baka kazancımız da, güya, “çıkmaz ayın son çarşambasında”… AB’ne tam üyelilik olacak, Ya buna karşılık devlet, millet olarak kaybedeceklerimiz? Türkiye ABD projeleri - Avrupa Birliği –uğruna, Azerbeycanı – Türk Birliğini kaybedecek! Başımızdakiler acaba farkındalar mı? Daha doğrusu umurlarında mı?
TÜRK BİRLİĞİ GERÇEKÇİ İDEAL
“Türk Birliği”, bir bakıma, bir ideal… Yıllarca idealimizdi!.. Fakat bu günkü dünya şartlarında, gerçekleşmesi yakın – daha doğrusu “yakındı”. Gerçekçi olarak da, bu “Birlik” Türkiye’yi ABD- AB tutsaklığından –uydu olmaktan- kurutacak! İşte şimdi bu milli, siyasi vizyonlu- amacı kaybetmek üzereyiz!
Fehmi Koru soruyor; “Türkiye Azerileri gözden mi çıkardı?” Diye… Evet Fehmi durum aynen bu!
Bakın: Karabağ işgalini ve Hocaalı Katliamını hatırlatmak için, Ankara’ya Karabağ toprağı getiren Azeri Kadın Milletvekillerine, Başbakan randevu vermemiş! AB’den çocuklar heyeti, Arap ülkelerinden hocalar hacılar gelse, hemen kabul ederdi! Sadece bu Türk milletine, hiçbir şey demiyor mu? Milli değer ve ideallerden nasibini almamış, AKP iktidarı hele şu bağlamda bu millete layık mı? Daha doğrusu Cumhuriyetin kazanımlarını, milletin değerlerini, ideallerini, “en ehven fiyata” elden çıkarmaya razı olacak, bu iktidara mahkûm mu?
TÜRKİYELİLİK
Önceki yazımda, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un konuşmasındaki Türk milleti- Türklük, Türkiyelilik konusundaki sözlerinin yanlış anlaşılmaya müsait, daha açılması gerektiğini yazmıştım. Sayın Başbuğ hemen bunu yaptı : “Türkiyelilik” gibi bir açılım söz konusu değil” dedi. Böylelikle, TARAF ve şürekâsının, “üç günlük” sevinçleri boğazlarında kaldı. Sayın Başbuğ’a teşekkür ederim! ***