19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Karışık, organize işler!

Biz bize benzeriz de, İskandinavlar da, kendi kendilerine benzerler… Churchill İsveçliler için ; “Onlar, İngilizler gibidirler… Ama biraz daha fazlaca!” demiş. Her üç ülkeye de gittim ve İskandinavları, kendi ülkelerinde, tanıdım. Muhakkak ki kadınları çok güzel… Danimarkalılar, İsveçlilerin ikinci kopyası, Norveçliler ise onlara nazaran, biraz gariban ve kafalarının ağır işlemesiyle meşhurlar! Aynı kökten olmalarına rağmen, tarihin cilvesiyle, üçe bölünmüş olan İskandinav’ların, ortak yanları, kendilerini fazla beğenmeleri…

Ve de şu sırada, Türkiye’ye “takmaları” ve Kürt bölücülüğünü ve “özgürlük savaşçıları” dedikleri, PKK’yı, PKK’cıları desteklemeleri! Türkiye’den kaçan bütün silahlı ve silahsız teröristlere kucak açarlar, yardım ederler. İsveç kanunlarına göre, başka ülkelerde cinayet işleyenlerin, İsveç’te, yargılanmaları da, herhalde, teröristleri korumak için uydurulmuş hukuki bir garabet. Bu yüzden şimdi yüzlerce PKK katılı İskandinav ülkelerinde pervasızca yaşıyor… Danimarka, Roj-TV’yi, kapatamıyor ve Norveç de, PKK’yı, terör örgütü tanımamakta, “özgürlük savaşçıları" olarak himaye etmekte ısrarlı! Hoş, kapısında belediğimiz AB ülkelerinin, hemen hepsinde, Türkiye’ye karşı ve PKK bölücülük konusunda, aynı hava ve aynı tavır var. Biz bu akıntıya karşı kürek çeke duralım, Başbakan ve Babacan da, “Müzakere sürecinin” başarıları ile övüne dursunlar!

İskandinavların, bir taraftan PKK ve Bolucuğu desteklemelerinin ve Türkiye’nin bu konulardaki duyarlığını anlamamakta ısrarlarının bir sebebi, kendilerini Türkiye’nin jeopolitik konumunda olmamaları, aynı tehlikelerle karşılaşmamış olmaları! Fakat sonunda, entel-liberal ukalalığı! Oysa İsveçlilerin, Türkleri daha iyi tanımaları, 18. Yüzyılda: Rus saldırıları karşısında, İsveç Kralı Demirbaş” Şarl’a Osmanlının destek olduğunu ve ülkesinden kaçtığında, Bender’de beş yıl misafir edildiğini, hatırlamaları gerekirdi! Anlaşılan bu olayların tek hatırası, bizim etli lahana sarmamız; şimdi İsveçlilerin de adeta milli yemekleri!

MUSA ANTER OLAYI
İskandinavlar, İsveçliler konusundaki bu girizgâhı HÜRRİYET Pazar Eki’nde, Musa Anter “faili meçhul cinayeti” ile ilgili röportajı üzerine yaptım. Çünkü Kürtçü ideolog, Musa Anter’i, 20 Eylül 1992’de Diyarbakır’da öldüren tetikçi ve eski PKK’lı Abdülkadir Aygan, şimdi himaye altında İsveç’te yaşıyor… Musa Anter’in kızı Rahşan Yerozlu da, İsveç’te yaşıyor ve çalışıyor. Hürriyet yazarı Ersin Kalkan geçen gün İsveç’te Rahşan Hanımı Babasının katili Abdülkadir’le İsveç’in Vasteras şehrinde buluşturmuş. Rahşan Hanım, katile “Babamın katili sensin!"deyince, adam Musa Anter’i nasıl soğukkanlılıkla öldürdüğünü, daha önce de daha evvel. Altı Ülkücüyü nasıl öldürdüğünü, anlattığı gibi kızının yüzüne soğuk kanlıkla anlatmış, daha önce de, altı Ülkücüyü nasıl öldürdüğünü anlattığı gibi! Okunmaya değer, ayrıntıları şeytanlıklarla dolu bir yazı: ülkemizde, Güneydoğu’da, yıllardır yaşananların, karmaşık, girift olayların bir kesiti…

Abdülkadir Aygan 1977’de PKK’ya katılmış, altı Ülkücü öldürmüş, 1980’de yakalanmış hapis yatmış. Ama çıktıktan sonra askere alınmış Kıbrıs’ta görev yaparken silah ve teçhizatıyla Rum tarafına kaçmış ve sonra tekrar dönüp, yeniden PKK’ya ve baskınlara katılmış! Burada bir garabet var; PKK’lı olmaktan hüküm giyen adama askerde, hem de Kıbrıs’ta, nasıl silahlı görev verilmiş?… 1985’te Şirvan’da kanlı bir baskına katılınca nedamet getiren Aygan Jandarmaya teslim olmuş. Ve sonra Jandarma İstihbarat sorumlusu rahmetli Binbaşı Cem Ersever örgütüne almış ve söylediğine göre Musa Anteri, pusu kurarak, öldürmüşler. Abdülkadir 2000’den sonra İsveç’e sığınmış ve hala orada yaşıyor.

SUSURLUK RAPORU
Ünlü “Susurluk raporunda” Musa Anter’in öldürülmesinin, Devletin veya “derin devletin” hatası olduğu belirtiliyormuş. Çünkü Anter silahlı eylem yapmamış bölücülüğün “filozofu” imiş! ”Şırnak’ta, Hakkâri’de neden sıkışıp kalalım, Mersin de bizim, Antalya da bizim !”diye Büyük Kürdistan için teröristlere yol gösteren bir “filozof”! Ama gene de “öldürülmesi gerekmezdi” denilebilir ama felsefe nerede biter, bölücülük nasıl yeşertilir, sormak gerek!
Bu buluşma röportajında Türkiye’nin bölünmez birliğine ihanetin güncel ve tarihi ipuçları var. Göreceksiniz, bazıları şimdi bu dramatik buluşma röportajını Şemdinli olaylarına kadar götüreceklerdir.

Yazıdan öğreniyoruz ki Rahşan Hanım, İstanbul’da, tarihteki ilk Kürt bölücü hareketlerini başlatan Bedirhan Paşa’nın konağında doğmuş. Herhalde Bedirhan aşiretiyle akraba ve Cüneyt Zapsu’nun da hısımı. Bedirhanlar, 1919 da, Mustafa Kemal’i, İngiliz ajanı Binbaşı Noel ile birlikte, Sivas’tan kaçırmaya teşebbüs edenler. Musa Anter’in ve Rahşan hanımım çocukları da. Hala, bir yerlerde bölücülükle irtibatlılar. İhanetin kuyrukları biri birine değmekte! Evet, çok karışık ama gene de organize işler, olaylar!

Yayın Tarihi : 24 Ocak 2006 Salı 11:43:23


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?