20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Karışık işler, karışık kafalar...

Ülkede, büyük fırtınalar öncesi ,bulutların, gün be gün, arttığı ve ağırlaştığı bir hava var!

Ben, komplo teorilerine pek itibar etmem, ama, “birilerinin”, şu sırada, kafaları karıştırmak için, kuyrukları birbirlerine değen aşırı çaba gösterdiklerini görüyorum. Komplonun alanı Güneydoğu- Şemdinli, Hakkari ve Yüksek Ova- ama, tezgahları kuran ve işletenler, yurt içinde ve dışında muhtelif cinsten!

Komplonun en görüneni, Şemdinli olaylarını , TSK–jandarmaya ve de “Derin Devlete” bağlayıp, bu vesileyle Ordu’nun itibarına halel verip, bu “büyük beladan” kurtulmak…

Bu olayların hesaplı bir provokasyon olduğu üzerinde pek durulmuyor ve araştırılmıyor. Mesela, Şemdinli'deki dükkanı bombalanan Yılmaz’ın, 1984’de PKK’nin ilk eyleminde aktif yer almış eşkıya olduğunu ve – bu suçtan cezalandırılmış olsa bile ,hala PKK ile irtibatlı bulunduğu üzerinde durulmuyor… Bölgede adata başkaldırıya benzeyen, - TC ‘ne meydan okuyan, PKK’yı ve APO’yu destekleyen gösterilerin düğmeye basılmışçasına–başlamasına ve kırmızı bantlı organizasyonları nasıl yorumlamak lazım!

Büyük tirajlı gazetelerimiz de, bunu yapmak ve yazmak yerine, her gün manşetlerinde “jandarmanın rolünü” öne çıkaran haberler veriyorlar… O gazetelerin ın yöneticileri, yöredeki muhabirlerinin eğilimlerini hiç irdelerler mi?

VALİ GİTTİ

Hükümetin ve Başbakan Erdoğan’ın bölgeye rötarlı ziyaretinde ve sonrasındaki gelişmeler de başkaldırıcılara tavizler verileceği ihtimalini kuvvetlendiriyor. Dünkü yazımda Hükümetin, bölgedeki başkaldırı gösterilerinde yükselen “Valiyi İstemezlik” sesleri üzerine Sayın Erdoğan Gürbüz’ü harcayabileceğini yazmıştım; bu da oldu ve Gürbüz Hakkari’den çekildi. Tavizin sonu yoktur…TC’nin valisini ve uçaklarını istemeyenler ve dediklerini yaptıranlar bundan sonra başka neleri istemeyecekler? Göreceğiz!

AKP Yöneticilerine tavsiye ederim, Osmanlının son döneminde olanları, hükümet aciz içine düştükçe özellikle Balkanlarda Makedonya’da olanları bir ve bu olaylarda Avrupalıların rollerini ve gönderdikleri Jandarma Islahat müfettişlerinin “ tavsiyelerini” okusunlar!

ESKİ ASKERLER

Şu sırada malum gazete ve köşelerde, emekli komutanların huzursuzluğundan ve onların siyasi bir harekete hazırlandıkları haberleri veriliyor-yorumları yapılıyor. Bazılarının yorumları, “eski askerler siyaset ne hakla karışırlar..ne anlarlar” havasında. Haber dogrudur-yanlıştır ama, her şeyden önce , o emekli komutanların, bu ülkeyi her manada savunmaktaki mücadeleleri, birikimleri ve bilgileri ,herhalde birçok eski ve yeni politikacılarınkinden çok fazladır. Ve Onlar şu sırada, tedirgin ve duyarlı iseler ve özellikle, ülkenin bölünmesi yakın ve açık tehlikesi karşısında bir şeyler yapmak ihtiyacını duyuyorlarsa, bu, her şeyden önce, durumun vahametini gösterir.

ÖZKÖK PAŞA

Ve şu sırada Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Hilmi ÖZKÖK hakkında çıkan rivayetler de, en azından, tedirginliğin unsurlarından biri. Şimdiye kadar, hiçbir geçmiş Genelkurmay Başkanı, böylesine spekülasyon konusu olmamıştı; Bazı şeylerin “şüyuu” –şayiası “vukuundan”, yani gerçek olmasından, beterdir. Bu spekülasyonların yanlış olduğu hususundaki en radikal işareti de herhalde kendileri fazla vakit geçirmeden verecektir.

BRÖVE

Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın yenilenen brövesindeki Mustafa Kemal Atatürk siluetinin yer almamış olmasına karşı ,milletçe gösterilen tepki, Genelkurmayın, bu husustaki “ zarif” yorumlamasında belirtildiği gibi, milletin Atatürk ve Cumhuriyet konusundaki duyarlılığının anlamlı bir işareti idi.

Bu konuyu - Sayın Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a sormuştum. Bröve değişikliği inisiyatifi, herhalde Büyükanıt Paşa’dan gelmemişti, ama, Paşa, kendisine ait olmayan bir kararı savunmak şövalyeliğini göstermişti! Paşa bu değişiklikte bir kasıt olmadığını, Atatürk siluetinin bütün subaylarımızın göğüsleri üzerindeki özel rozette ve en güzeli, bağırlarında yazılı olduğunu söylemişti Ama bence, değişikliğin şu bağlamda yapılmasının zemini ve zamanlaması, yorumlara müsait idi...

Şimdi yanlıştan dönülecek; KKK Brövesi yeniden düzenlenecek. Yanlışın neresinden dönülürse kar! Bence Brövenin karışık bir görüntü verdiği için değiştirilmesi de yanlıştı.

Mustafa Kemal siluetinin içinde bulunduğu amblemde , Kara Kuvvetlerimizin tarihi arması idi ve anlamı vardı. Böyle amblem ve brövelerin grafik ten öte sembolik ve geleneksel anlam ve bağlantıları önemlidir. Geleneklerin, sembollerin devam ettirilmesi gerekir. Yenilenecek olan bröve’de buna dikkat edileceğini umarım…
Yayın Tarihi : 24 Kasım 2005 Perşembe 14:51:31


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?