Kına bulsam, adları bende mahfuz birilerine göndereceğim; münasip yerlerine yaksınlar diye!
Önce KK Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ı, 30 Ağustos Resepsiyonunda, “Türkiye’yi Filistin’e benzetmek istiyorlar” dediği için kınayan ve başlığında “TÜEKİYE TÜRKLERİNDİR” logosu bulunduğu halde ,bunu söylemenin yanlış olduğunu söyleyenlere yalakalık eden bir Genel Yazı İşleri Müdürüne…Tabii, APO’nun- fazlasıyla hak ettiği idam hükmünün infaz edilmesini engelleyenlere, AB hayali uğruna, uyum yasalarıyla vb. , TSK ve Güvenlik güçlerinin teröristlerle,PKK ile mücadele gücünü kısıtlayanlara ve “Kürt Sorununun ”, demokratik-barışçı yollardan, çözülebileceğine hala inananlara ve “Kürtlere geçmişte haksızlık ettik” deyip onları şımartanlara! …Biraz bol miktarda kına lazım!
Filistin misali Kürt ,sözde “intifada”sı, sadece Güneydoğu’da değil Türkiye’nin her tarafına, Batı kent ve yollarına yayılıyor. Filistin oyunun ilk provasını APO’ya destek için “Gemliğe Yürüyüş” ile dün yaptılar,Gemliğe varamadılar ama etrafı polis otolarını, dükkanları ateşe verdiler. Gürdünüz mü asıl “Kürt sorununu”?
Ama , bölücülerin hesap edemedikleri bir şey var; biz,”çılgın Türkler” sabreder, bekleriz, ama bir defa patlayınca da fena patlarız! Hükümetler AB endişesiyle aciz gösterebilirler ama Türk milleti ve TSK aciz değildir..Şımarıklık ve küstahlıklarına milletin tepkisini hesaba katmayanlar yanılıyorlar!
KISKAÇ
Kuzey Irak’ta bağımsız Kürt Devleti, ı ABD himayesinde kurulurken, bunu alkışlayan ve “artık bu Kürt Devleti realitesini de kabul etmeli, hatta yeni Devleti kucaklamalıyız “ ahmaklığını yazan köşe yazarlarına, birkaç tutam kına,bulabilirsem, benden armağan olsun!
“ Kürt İdeologu Musa Anter , yıllarca önce-, “Niçin Şirnak’ta Hakkari’de sıkışıp kalalım, Antalya da Mersin de bizim” demişti..ABD’nin telkin ettiği ve hükümetimizin kabul ettiği “Eve Dönüş yasasıyla” ,dağdan inip önce kapkaççı olarak yayıldılar, şimdi bütün yörelerini adeta istila ediyorlar.APO , İmralı’dan direktif vermişti adamlarına; “Tüfeğini bırak karına sarıl” diye..Biz de diğer insanlarımıza doğum kontrolü uygularken! Bir Kürtçünün, yarı müstehzi “Türkiye büyüyüp Kürdistan olacak” demesinin ve Abdülmelik Fırat’ın da 1960 da, bizzat bana, Yassıada koğuşunda, “Bir gün Türklerin analarını belleyeceğiz” diye meydan okumasının anlamı ,şimdi ortaya çıkıyor. Adamlar kadınlar , açıkça ,APO’nun muhatap kabul edilmesini istiyor ve Federasyon-Konfederasyondan söz ediyorlar’ Biz bu konuda uyuduk ve verdikçe verdik, onlar uyum uyum çalıştılar..
VE AB
Başbakan Erdogan, Bolu Tüneli’nin ucunda ışığın görülmesi için ilk kazmayı attı…Ne var ki AB tünelinin, ucunda ise , “karanlık” görülmeye başladı. 3 Ekim de müzakerelerin başlatılmamsı ve başka şartlar ileri sürülmesi ihtimali kuvvetlenince Erdoğan, “Ehemmiyeti yok ,(AB’yi) keser atar ,yolumuza de Anakara Kriterleri ile devam ederiz” buyurmuşlar. Sorarlar; _ bu kriterler var idi ise, neden Kopenhag kriterlerime sarıldınız, bunca zaman millete neden Çin işkencesi çektirdiniz ,Avrupa kapılarında yalvar yakarır oldunuz? Şimdi, uyum yasalarıyla , kendi deyimiyle, “istenilenlerin, fazlasıyla verilmesi” neticesi, değer ve çıkarlarımıza ve devlet yapımıza yapılan tahribatın bedelini kim ödeyecek? Tüm AB sevdalılarına da kına göndermek gerek! .
Ama bence gene de müzakerelere başlanması ihtimali var;
çünkü Avrupalılar budala mı; Gül’ün dediği gibi “basiret” sahibidirler , , bizi bır defa kucaklarcına oturttuktan sonra, hiç bırakırlar mı; bütün istediklerini kucaklarında iken rahat yaparlar.
Avrupa Birliğinin Güneydoğu ve e Kürtlerle ahlaksız ilgililerinin yeni kanıtı; DEHAP’lı - şimdi Zanagillerin Demokratik Toplum Hareketi liderlerinden Osman Baydemir’i AB resmen ,Brüksel’e davet etmiş! Gene AB’nin baskıyla hapisten çıkardığı Leyla Zana da , “Tek çare Federasyon” diyesi imiş... “Asıl muhatap” dedikleri APO’ nun karşımıza müzakereci olarak çıkarılması ihtimalinden söz etmiştim; bu, Katil eşkıya başı yeni Federasyonun veya Konfederasyonun, Cumhurbaşkanı adayı olursa hiç şaşmayın!.
Ve bizim Liboş “aydınlarımız” “milliyetçiliğin iyisi olmaz, Ulus-devlet modeli çağdışı “ diye yazıyorlar . Haydi, TC Cumhuriyeti’nden vazgeçtiler, 2.Cumhuriyetlerini Kürt intifada’sından ve istilasından nasıl koruyacaklar? Ama belki bu umurlarında değil, Önce Kürt –Türk Demokratik Cumhuriyeti ,sonra bir nüfus patlaması –sonunda da bütün ülke Kürdistan Cumhuriyeti.
Sonuç olarak; kına , hem de –mebzul miktarda- nerede bulunur?
NOT –PINAR SELEK KIZIMIZ
Hatırlayan ver mı 9 Temmuz 1998’de .Mısır çarşısında bır bomba patlamış, 7 kişi ölmüş 127 kişi yaralanmıştı. .Bunun bir PKK eylemi olduğu tespit edilmiş ve Pınar Selek adlı bır kız bomba imali parçalarıyla yakalanmıştı. ..Bizim Liboş ve liboşeler, o zaman, Pınar kızın masum olduğunu , incik boncuk imal ettiğini ve “sosyolojik araştırmalar” yaptığını iddia etmişler ve onu , Jan Dark gibi, mağdure ilan etmişlerdi,ve polisi suçlamışlardı! . . Oysa beraber “çalıştığı” itirafçı genç hakikati söylemişti. Ama babası cerbezeli avukat Alp Selek sayesinde galiba paçayı kurtardı- tahliye edildi . Ancak kızımızın ne olduğu nerede olduğu belli. O, şimdi PKK organı Özgür Politika'da, köşe yazarı ve APO savunucusu ! …önce DEHAP ten aday olmuştu e şimdi “sosyolojik çalışmalarına ,İncik, boncuk işine” olarak devam ediyor.. Bır tutam kına da benden, O’nun masum olduğunu iddia eden meslektaşlarımıza!