20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

“Kuş Kanadına” Yazılan Mektup

Sanatçı Yılmaz Erdoğan’ın, Güneydoğu-Kürt Sorununun, çözülmesi için - kendi deyimiyle- “kuş-güvercin kanadına “ yazdığı barış çağrısı” mektubundan etkilenmemek, duygulanmamak, mümkün değil- ancak “sanatçıyı” daha evvel söylediklerinden, hatta programında bır punduna getirip. Güneydoğu sorunundaki düşüncelerimden dolayı, bana çattığını hatırlamasaydık! Ve filmlerinde, programlarında, TSK’ne dokundurmalarını, konserlerde, Kürtçülük konuşmalarını hatırlamasaydık’ Kısacası, Mükremin abinin kim olduğunum bilmeseydik! TSK’nin, sınır ötesi operasyonu hazırlıkları yaptığı sırada Yılmaz Erdoğan’ın yüreğinde barış sevgisinin belki de, içtenlikle depreştiğini bile zan edebilirdik! .Bazıları da öyle sanıyorlar. Güneydoğu’da, özellikle mayınların, ”geleceğimizin güzergâhına” döşendiği yolundaki dokunaklı sözlerinden dolayı, herkesten ,esten, bütün Partilerden- MHP’den CHP’den ve DYP den- hemen destek gördü… HÜRRİYET mektubu tam sayfa yayınladı. CNNTÜRK saat başı yayınladı. Cümle lıboşlar alkış tuttular, Ama biz Yılmaz Erdoğan’ı Onu askı söz ve hareketlerinden çok iyi tanıyor ve "Güvercin kanadına", şu sırada neden mektup yazdığını ve timsah gözyaşları döktüğünü tahmin ediyoruz!

Yılmaz’ın “Mektubunda” dikkatimi çeken husus şu: çağrısını, eleştirilerini “iki taraflı” yapıyor -ve şiddet ve silah bırakılmasının “iki taraflı” olmasını öneriyor, cinayetlerin mayınlı ölümlerin asıl faili PKK’yı, hiç lanetlemiyor! Kendisinin iyi niyetinden ve duygularından kuşku yok. Ancak, bu sorunun getirildiği noktada, sözde “aydınlar”, . AB komiserleri de, sanki PKK meşru bır tarafmış gibi “ “Türk ve Kütleri”, Devletle ve TSK’nin eşit kefelere koyarlarken ve “–silahların” karşılıklı” bırakılmasından söz ederlerken. Hatta Avrupalılar daha da ileri gider ve Ordunun Komutanların terörü, açıkça ve maksatlı olarak “tahrik ettiğini” iddia ederlerken, Yılmaz’ın da, PKK’yı, adeta hiç kınamaması, sözünü bile etmemesi, dikkati çekiyor!

MAYINLAR
Terör ve mayınlar konusunda, acı olmasaydı, komik sayılacak bir habere göre, TBMM’de 19.Dönem DEP Milletvekili ve halen PKK /Kongragel Genel Başkanı, Zübeyir Aydar, önceki gün, İsviçre’de, “Cenevre Çağrısı örgütü Başkanı Reusse Decrey ıle, anti-personel mayın kullanılmaması antlaşmasını, PKK adına, imzalamış! Ama askerlerimiz polislerimiz şehit eden, uzaktan kumandalı mayınılar bu anlaşmanın kapsamı dışında bırakılmış! Güya “uluslar arası bır insan hakları örgütü, terörist başını muhatap alıyor! Fakat daha garibi var: Güler Kömürcü’nün yazdığına göre, PKK Başkanı, şimdi yıkmaya çalıştığı TC devletinden –utanmadan – hala, ayda yaklaşık 5 milyar maaş alıyor! Sadece o değil, tüm Kürtçü, eski milletvekilleri –“Bakan maaşı da alan, anacak pasaport ve nüfus kâğıdına göre “Türk” olan, Şerafettin Elçi de! TC, büyük –âli cenap bir devlettir, vesselam!

Yılmaz mektubunda “Kürtçeyi cendereden Türkçe kurtaracak” demiştir. Bır yerde haklı: AB uğruna ve AB dayatmalarıyla, Kürtçe eğitim ve TV-radyo yayınları gerçekleşince, Kürtçe sözde “cendereden” çıkmıştır adeta yeni Kürt Devletinin resmi dili olmuştur ama Anayasamıza göre, tek resmi dil olan Türkçe ıle birlikte Türklük de “cendereye” sokulmaktadır!

Evet, Yılmaz Erdoğan’ın, ” Güvercin ”,muhatabına ulaşmadan, uçup gidecektir- veya daha önce, PKK tarafından vurulacaktır. Kürt bölücülüğü “cini” çoktan şişesinden çıkmış, çıkarılmıştır. Bunu güvercinlerle, mektuplarla, artık şişesine sokmak, mümkün değildir. Bu “iki taraflı çağrılar”, iyi niyetli olsalar da, barışa yaramayacak, PKK’nın işine yarayacak değirmenine su taşıyacak, Barışçı Çözüm ve Ortak Türk-Kürt demokratik devleti masalına yeni zemin teşkil edecektir!

ACI YILDÖMÜMÜ 
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı, ı sevgili dostum Oramiral Kemal Kayacan, 14 yıl önce bugün 29 Temmuz 1992’de, bölücü teröristler tarafından, evinde, eşinin gözleri önünde, kahpece katledilmişti. Katilleri hak attıkları cezaları bulmadılar, Amiral Kayacan'ı rahmet ve saygıyla anıyorum.
Yayın Tarihi : 29 Temmuz 2006 Cumartesi 01:01:01


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?