20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Mahmut Esat Kim? Osman Şirin Kim?

Nazlı Ilıcak , “Mahmut Esat Bozkurt ‘out’ ,Osman Şirin ‘in’ ” diyor.; merhum Mahmut Esat’ın- “vesayetçi, tepeden inme laiklik anlayışı,1920’lerde kalmış”…buna karşın da, Yargıtay’ın, “laiklik zorla korunmaz” diye laiklere saldırıp, irticayı savunan bir yazarı aklayan kararının başını çeken Yargıtay Başkan vekili Onsan Şirin’in “uygarlık” dönemi açılmış! . Sayın Şirin; “Mahmut Esat Bozkurt dönemı kapandı…1926’de başlayan ve kendi devrine, bir hukukçu olarak adını vermiş olan Mahmut Esat Bozkurt’a bütünnlığıyla 79 yıl boyunca hükümranlığını sürdürdü bu ülkede.Şimdi yeni bir dönem uygar dünyaya açılım adı altında, başlıyor” demiş! .
Nazlı kadına göre,“in” ,yani “muteber” olan bu Osman Şirin kim? ? Hasb- el kader bugünkü mevkiine gelmiş,ve laiklere hakaret etmiş bir irtica savunucusunu ,Yargıtay davasında, bir oy farkla aklayanların başını çeken, laikliği ,laikleri irtica karşısında, savunmasız hale getirenlerin başı!

YA MAHMUT ESAT?

Ama gene o kadına göre “out”, yani demode, çağdışı olan Mahmut Esat Bozkurt kim? . Rahmetli Mahmut Esat Bozkurt, “Atatürk İhtilali” nin baş mimarlarından, adı Lotus- Bozkurt davasındaki başarılı savunmasıyla dünya Hukuk literatürüne geçmiş, “Bozkurt” soy adını da Mustafa Kemal bu başarısından dolayı vermiş…Efsane bir hukuk Otoritesi…Hakkında yazılmış onlarla eser var! “İki Ciltlik “ Atatürk İhtilali” eseri devrimlerin tarihini ve felsefesini. ortaya koyan muazzam bir eser.

Cumhuriyetin başlıca, temel kanunları, Türk Ceza Kanunun Medeni Kanunu Ticaret Kanunu, ,İcra ve iflas Kanunu ,Vatandaşlık Kanunu ,ve bu kanunların ,başlı başına hukuk şaheserleri olan Grekçeleri vs onun eserleri….. Bozkurt, Mustafa Kemal’in devrimlerinin bilimsel-hukuki tezini ortaya koyduğu ve savunduğu için hep hatırlanacak ve saygıyla anılacak… Ya Osman Şİrin?

Mahmut Esat Bozkurt-1943’de- son yazısını ,zamanın “ Yeni Sabah gazetesinde yazarken vefat atmıştı. Ölümü üzerine Yusuf Ziya Ortaç şöyle yazmıştı; “ İsviçre dağlarından Anadolu dağlarına silah omuzda koşan hukuk doktoru,serdengeçti Mahmut Esat Bozkurt , vatan hudutlarından, fikir hudutlarına kadar her cephede döğüşe döğüşe en sonunda kalem elinde Allah’ına kavuştu…bir yanardağı toprağa veriyoruz!”

Merhum Mahmut Esat Bozkurt Babamın çok sevdiği “devrim silah arkadaşıydı”. Şmdi babasının adını, eserlerini muhafaza etmek ve yaşatmakta örnek çaba gösteren kızı ,sevgili Gün Tekand Bozkurt, benim gençlik arkadaşım,can dostum. Ben bu “yanardağını”, ikamet ettiği Büyük Ada’da genç bir öğrenci iken, tanımış elini öpmüştüm. Ne yazık ki, yaşım müsait olmadığı için fazla irşat olamamışım. Ama bugün “Atatürk İhtilali” eseri başucu kitabım, Ataturk devrimleri konusunda en önemli referans kitabım. .

YENİ BİR İŞARET

Bu olay da, geçen yazımda belirttiğim gibi, kökten dincilik “çiçeğinin” , gözlerimiz önünde, fakat nasıl pervasızca büyüdüğünü ve “Atatürk İhtilalinin” Laik Cumhuriyetin, nasıl “yakın ve açık tehlike” karşısında bulunduğunu gösteriyor. !

Kanunların, zamanla ve gelişme ve ihtiyaçlara göre, tabii ki,değişmeleri,değiştirilmeleri gerekir. Ancak Osman Şirin’in şu sözlerini irdelemek lazım; “Bir dönem kapandı” demekle, Laiklik döneminin- Atatürk döneminin artık kapandığının ve şeriat döneminim açılacağının işaretini mı veriyor? . Yargıtay’ın en başına kadar yükselmiş olan ve Atatürk döneminde yetişmiş bir hukukçuyu tenzih etmek isterim böyle bir emelden! Ancak Şirin ,Mahmut Esat Bozkurt’ gibi büyük bir Türk hukukçusunu “kendi devri Kapanmış” sıradan biri olarak tanımlıyor, saygısızlık yapıyor,..” 79 yıl hükümranlığını sürdürdü” demekle “tepeden inmeci” ve “ jakoben” öldüğünü ima ediyor ve sanki, onun dönemı- Atatürk dönemi –karanlık bir dönemmiş de “uygarlık dönemi şimdi başlıyor” demekle de ,tüm Atatürk dönemine ve Atatürkçülüğe tarizde bulunuyor.!
Nazlı “kadın” da, bu "dibek dövücünün hınk deyicisi". Mahmut Esat Bozkurt’un 1926’sa Medeni Kanununu layihasında yer alan görüşlerini eleştiriyor…Bozkurt’un 1926’dakı ,özellikle "dinin yalnız vicdanla ilgili olması gerektiği" ive “ dinin vicdanlarda kaldıkça saygın ve temiz olduğu” ve “ kanunların amacının, siyasal, toplumsal, ulusal birliği, her neye mal olursa olsun güvence altına almak olduğu” iddiasının artık geçersiz olacağını ve Yargıtay’ın son kararındaki “Laiklik zorla korunamaz” gerekçesinin bu anlayışo kadük kıldığını söylüyor..

Önceki yazımda söylediğim ve Kemal Yavuz Paşanın da belirttiği gibi, bütün bunlar “münferit” olaylar değil…İktidarın, Türkiye’yi kendi emellerine göre değiştirmek emellerini,yabacıların amaçlarıyla birleştirmek gayelerinin icapları! Bir yerde, “bunlara ,yeter uzunlukta sicim verirseniz,sonunda kendi kendilerini asarlar” demek de var..… “Tecavüze uğrayınca , arkana yaslan keyfine bak" diyenler de olabilir! Ancak Iran Paşasının ikaz ettiği gibi irtica çiçeği böyle gözümüzün önünde, büyürken, bunu fark etmemek daha büyük olasılık. Fark ettiğimiz zaman çok geç olabilir ! .

Ben, her şeye ragmen, mürtecilerin, laiklik karşıtlarının ,fazla umutlanmamalarını tavsiye derim ; her kesimde ,Atatürkçüler bu oyunun ,”çiçeğin” büyüdüğünün farkına varmaya başlamışlardır.

Yayın Tarihi : 14 Şubat 2005 Pazartesi 10:30:52


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
onur oguz IP: 88.230.212.xxx Tarih : 12.02.2008 03:26:36

Ben suna inanamıyorum adamlar turban dan bahsedıolar turkıyenın suan 300 milyar dolar borcu war turban mı onemlı 300 mılyar dolarmı ? biraz su konuyu bırakında turkıyenın halı ne olcak ılk once bı kendınıze sorun doguya bıraz yatırım yapsaydınız ne orgut olayı cıkardı ne ayaklanma bu kadar zor bırseymıydı yatırım yapmak soze soruorum sız sayın erdogan turkıyeyı ıc sawasamı qoturceksınız yoksa cagdas bı ulkemı yapacksınız?