20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Ondokuz Mayıs 1919 - 2009 ve Türkan Saylan

19 Mayıs konusunda yazı yazmak, doğrusu, içimden gelmedi… Her yıl 19 Mayıs’ta –23 Nisan’da 30 Ağustos’ta ve 29 Ekim’de, aynı yazıları yazarız… Önceki yıllar coşkuyla, umutlarla ve Mustafa Kemal’in 10.Yıl nutkunda, inanç ve heyecanla, söylediği gibi,”Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük bayramını, daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde” kutlayacağımız umudunu, coşkusala yazardık ve içtenlikle, gene Mustafa Kemal’!in imanıyla, “Ne mutlu Türküm diyene” diye haykırırdık.

Bugüne, -19 Mayıs 2009'a, geldiğimizde, bu umutlara –coşkuya ne oldu? Gerçi Cumhuriyet mitinglerinde ve muhakkak Ergenekon şehidi Profesör Dr Türkan Saylan’ın ebediyete yolculuğunda binlerce insanımız coşuyor, “laik TC ulus devletini korumaya –Atatürk’ün huzurunda ant içiyorlar… Bu 19 Mayıs’ta da öyle olacak. Ancak “Reel dünyada” – “umumi vazıyet” aynen Mustafa Kemal’in Samsun’a Çıktığı zamandaki gibi… Umutsuzluklar içindeyiz? Sorarım; Mustafa Kemal’in ve arkadaşlarının mücadeleleri –Çanakkale zaferi – Kurtuluş savaşı, boşuna mıydı? Bu kadar kan boşuna mı döküldü – yüz binlerce şehit boşuna mı verildi?

Bugün rahat koltuk ve köşelerinden, öyle diyenler, Mustafa Kemal’e ve eserlerine zaferlerine kulp takanlar, “O”NU – sözde “resmi tarihi,” inkâr edenler var... Ben- bizim kuşak bu olaylara adeta tanık olduk. Ama bizler de gidince, meydan bu adamlara mı kalacak?

BÜGÜN “VAZİYET”

Mustafa Kemal Samsun'a 19 Mayıs 1919’da genel durumu –“oyunu” değişik aktörlerle, bugün aynen sahnede. Ve Büyük Nutuk’un sonunda O’nun geçliğe “İstikbalde dâhi”ciye ifade ettiği tehlike ve tehditler aynen vaki ve cari!

Daha acısı ve fecisi, Mustafa Kemal’in kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin birlik ve bütünlüğünün temel taşlarından en önemlisi, “Ne Mutlu Türküm Diyen”, yeni Kürt açılımına göre ülkenin dağlarından silinecek! Ve bu koca devlet Hasan Cemal’in eşkıya ininden taşıdığı “Karayılan Yılan Formülüne” göre yeniden yapılandırılacak… Düşünün, gönlünün nerede olduğu besbelli bir adam, “Kürt Sorunun” çözümü için, eşkıya ininden ve eşkıya başlarından, “umut” mesajları ve önerileri getiriyor ve şimdi de, bu Cumhuriyetin, has bel kader, Cumhurbaşkanı, Başbakanı buna itibar ediyorlar ve Karayılan’ı muhatap kabul ediyorlar! Srilanka’da TAMIL eşkıyası silahları bıraktı ya, bizde neden olmasın! Ama unutmayalım eşkıyayı orada ordu dize getirdi.
Gül bu konuda “devlet kurumları arasında tam uyum var “ diyor!

Haydi, Ordunun siyaset üzerindeki “VESAYETİ” kaldırılsın. TSK, Bu hayati konuda, “Karayılan Formülüne” razı ve alet olmalı mı?

ANAYASA

Ayrıca Anayasanın “değiştirilemez maddeleri” “tek dil, tek bayrak, tek vatan” anlayışında Sivil Anayasa adına değiştirilecek.

Evet, 19 Mayıs 2009’a gelindiğinde, “genel vaziyet” böyle!

Bu “Genel vazıyete”, Prof Dr Türkan Saylan’ın vefatı, tabir caizse “denk düştü”… Sevgili Saylan, bir gün önce, candan bağlı olduğu Mustafa Kemal’in en önemli “başlangıç” tarihinden bir gün önce hayatını kaybetti… Bu acı ölüm –ve ölümün arkasındaki ve önündeki manzaralar, yeni bir “başlangıcın” başı olabilir… Sözde Ergenekon davasının çirkin yüzünü gösteren ve Türklerin artık çıldırmaları için yeni bir sebep!

Saylan’ın, son sözleri ve işaretleri unutulmayacak… Ve yetmiş yaşını aşmış bütün hayatını gençlere, tıbba, vakfetmiş bir kadının ağır hasta halinde nasıl hoyratça taciz edildiği ve evinin hoyratça didik didik ediliş kareleri, asla unutulmayacak.

Başbakan Erdoğan “Ergenekon’ un savcısıyım, “temiz eller operasyonunu” ben başlattım dedi ve Baykal’ın dediği gibi, hala bu davanın önünde, içinde ve arkasında!

Şimdi Türkan Saylan hocanın acı son sahneleri ve vefatı karşısında, onun ve diğerlerinin vicdanları, acaba, biraz olsun sızladı mı? Hiç timsah gözyaşları dökmeye kalkışmasınlar!

Türkan Saylan 19 Mayıs’tan bir gün önce ölmekle, yeni bir “çıldırışın –dirilişin” öncüsü, simgesi, olacaktır… Bu umutsuzluklar içinde, umudum: TC’nin gelecekteki yıldönümlerinin, 19 Mayısların, “Büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde” kutlanması… Bunu Türkan Saylan, tüm - Ergenekon mağdurları ve olası yeni “şehitleri” ve naçizane ben de, bu umudun Gerçekleşmesini, belki görmeyeceğiz… Ama inşallah, Mustafa Kemal’in yanı başında huzur içinde yatacağız! ***
 

Yayın Tarihi : 19 Mayıs 2009 Salı 14:50:30


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Bir Türk Genci IP: 88.231.91.xxx Tarih : 19.05.2009 23:34:27

"Ergenekon davası" tanımlamasıyla, uydurma ve komplo bir düzen olduğuanlaşılan girişimlerin devamında, suçlanacak olan ATATÜRK MİLLİYETÇİSİ10  milyonların nasıl yargılanacağını merak ediyorum.İnancım şudur ki;  ilelebet yaşayacak olan TÜRKİYE CUMHURİYETİ  ile birlikte, laik Türkiye'nin  mevcudiyeti ve ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ  sürecektir.