Bugün başka bir konuda yazacakken, flaş bir haber; hem de yurt dışında, ülkesini, milletini ve tarihini pervasızca aşağılayan Orhan Pamuk hakkındakı dava düşmüş ve bir daha bu suçtan yargılanamayackmış… Bunun böyle olacağı besbelli idi: Zaten pamuk ipliğine bağlı olan dava muhtemelen düştü! AB ve liberal, sözde aydınların baskısına dayanamayan Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Şişli Cumhuriyet Savcısının izin istemesi üzerine “bu izni vermeye yetkim yok” diyerek “ ne şiş yansın, ne kebap” manevrasıyla işin içinden sıyrıldı ve hem eyyamcı-konjoktürel politikacılıgın, hem de adaletle huku arasındakı farkın, bir örneğini vermiş oldu.
Ağca konusunda mangalda kül bırakmayanlar bu bariz adli ve hukuki uygulama ve uygulayamama hatasaı üerine ne diyecekler merak ediyoru… Tek umudum daha yüğksek bir adli mercinin, sözlerinde, kıvırarak, ısrar Pamuk hakkın da 301.. maddeden dava açmasına imkan vermesi! Söz konusu bir milletin onurunun korunması! Ancak bence en önemlisi; Pamuk, bu davadan kurtarılmış olsa ve de daha büyük uluslararası ödüller alsa da ne olduğu, ne olmadığı anlaşılmıştır, milli vicdanda mahkum olmuştur.
MUMCUNUN MUMU
Eksantrik, eyyamcı politikaci ve liderlerimizden Erkan Mumcu post modern Kızıl Elma peşinde… Yani sagı ve solu yarım elmasında birleştirecek, aklı sıra! Ama amıyanwe tabiriyle “yemezler”!