19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Rotamız andımızdır

Güneydoğu-Kürt sorunu hususunda, hiçbir zaman belirli ve kararlı bir devlet siyaseti olmamıştı; Genellikle, olaylara sonra mukabele edilmiş ve palyatif -geçici- tedbirler almakla yetinilmiş ve gafilane hatalar yapılmıştı!

Osmanlı döneminde Kürt meselesine; mahalli, güncel olarak aşiretleri kontrol altında tutmak ve eşkıyalığı bastırmak, Kürtleri Ermenilere karşı kullanmak için bakıldı. Zaten Kürt başkaldırıları da ideolojik değildi; bir İngiliz ajanının raporunda ifade edildiği gibi, Kürtlerde "milliyetçilik" yoktu, ama zamanla "iteleyerek" milliyetçiliği ve ayrımcılığı içeriden ve dışarıdan tahrik ettiler.

***

Cumhuriyetten sonra İngilizlerin ve yabancıların tahrikleriyle meydana gelen bir dizi Kürt isyanlarına karşı Mustafa Kemal'in dahiyane çözümü "tek ulus devlet" esası ve "Ne mutlu Türküm diyene" kavramı oldu. Çünkü isyanlar özellikle "Dersim İsyanı" Mustafa Kemal'e yeni devleti etnik temeller, Kürt-Türk ortaklığı üzerine kurmak düşüncesinin yanlış olduğunu gösterdi. Onun bütün etnik grupları "Türklük potası" içinde birlikte kaynaştırmak yöntemi ulus devletin "bölünmez bütünlüğü", yıllar boyu başarılı oldu ama daha sonra, siyaset ve demokrasi sayesinde Kürtçülük, Kürt ayrımcılığı hortladı. Ortaya Apo ve PKK çıktı. Yirmi küsur yıldır PKK terörüyle kanlı mücadele hâlâ, hatta artarak devam etmekte. PKK'nın kurucusu katil Apo'nu hak ettiği gibi idam edilmemesiyle başlayan gaflet zincirinin son halkalarına gelindi ve bu konuda rotamızı iyiden iyiye şaşırdık. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Biz yalpalıyoruz ama bölücü Kürtler, iç ve dış destekçileri yalpalamıyorlar ve değişmez hedeflerine, "Büyük Kürdistan"a doğru tek hat üzerinde yaklaşıyorlar.

Kürt sorunu hususundaki gaflet ve şaşkınlığın son kanıtları Erdoğan'ın Habur'da fiyasko ile sona eren "açılımları" idi. Ama Erdoğan bu fiyaskodan ders almıyor. Şimdi de PKK ve Apo ile güya mücadele ederken, aynı eşkıya ile "müzakere" gafletine kapılmış. Kavramların ve gerçeklerin çelişkisi!.

PKK, Güneydoğu'da gittikçe azarken, Ankara'nın yamacında Kayseri'de bombalar mayınlar patlatıyor. Ama umut, hâlâ eşkıya ile müzakerelerde.

Bu arada Uludere olayı vesilesiyle Kürtleri rencide etmek endişesi de var... Bu konuda doğruları söyleyen İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, PKK'ya hizmet ettikleri besbelli kaçakçı eşkıya için, haklı olarak "figüran" dedi diye kendi partisi ve medya içindeki "Kürtçüler" tarafından neredeyse çarmıha gerilecek. Ama Meclis kürsüsünden TSK'ya "hayvanlar" diyen BDP-PKK vekili Hasip Kaplan'a infial gösteren pek yok... Siz PKK ve Kürt bölücüler olun da bu acı durumdan, zaaf eserinden, eşkıyayla mücadele eden asker ve komutalarının bu iktidar tarafından pasifize edilmelerinden cüret ve cesaret almayın!

***

Savaşlarda, düşmanla uzlaşmak için , hatta gizlice müzakereler de ya1pılır ama teröre devam eden eşkıyalarla nasıl müzakere edilecek ve neyin pazarlığı yapılacak? Herhalde, önce darağacından kurtarılmış Apo'nun konforu ve af edilmesi ve "Demokratik Özerklik"!..Yeni Anayasa tasarılarında bunlar var!

Kürt sorunu her gün canımızdan canlar alan bir yara. Bu yaranın kapanmasını kim istemez. Ama ne pahasına? Herhalde Türkiye Cumhuriyetinin çözülmesi pahasına değil.

Acaba şimdi her konuda "ben ve bencillik" tutkusuna müptela Sayın Başbakanımız; ben, benim polisim, benim savcılarım, benim MİT'im derken, eşkıya ile "müzakerenin" aslında, Türkiye'nin pazarlanması olacağının farkında mı?..  Fakat şimdiki halde, "mühür" onda... "Süleyman" o!..

Osmanlının muhteşem padişahlarından Kanuni'nin Fransa Kralı Fransua'ya yazdığı mektup bilinir... Kanuni o mektupta eyalet valisi dediği Fransua'ya haddini bildirmişti… Keşke Erdoğan da dışarıda ve içerideki birilerine hadlerini bildirse!

***

Son sözüm: 1937'de Dersim'de asiler o zamanın şart ve icaplarına göre gerektiği gibi tenkil edilmişlerdi... Şimdi 2012'de Uludere'de de bugünün şartlarına ve icaplarına göre gerekenler yapılsa. Gerisi lafugüzaf.

Atatürk yaşaydı, aynı şeyi yapardı. Çünkü O, idareimaslahatçı değildi! Eşkıya ile müzakere etmez, sonuna kadar, onları yok edinceye kadar mücadele ederdi...
 

Yayın Tarihi : 28 Mayıs 2012 Pazartesi 00:12:39


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
68 Kuşağı IP: 95.15.249.xxx Tarih : 29.05.2012 19:11:30

Sayın Barut; ileri sürdüğünüz fikirler takdire değerdir. Gereksiz bir şekilde verilen bu mücadeleler, yalnızca son 30 yılı kapsamayıp, daha önceleri de kendi çıkarları doğrultusunda anarşik olayların çıkmasına önderlik eden zavallı hükümetler zamanında da var idi !.. Neredeyse iki asıra yaklaşan bir süreç içinde, Batılı emperyalistler ülkemizi yıkmak amacıyla daima etnik ayrımşılıcığı kullanmışlar ve zamanın yöneticilerini de kendilerine alet etmişlerdir. (aynen bugünlerde olduğu gibi) Kent Haber Sitesi'nde yayımlanan değişik haber ve köşe yazılarına "MTG" rumuzu altında gönderdiğim yorumlarımda daima birlik ve beraberlik çağrısında bulunacak mesajlar vermeyi amaç edindim.  "Milliyetçilik" olarak ileri sürdüğüm kavramının, bugün mevcut olan ve bunu gene kendi çıkarları doğrultusunda kullanan hiçbir Partiyle ilişkisi yoktur ! Anadolu'da yaşayan tüm ulusların, Batılı emperyalistle karşı bir bütün olarak yaşam sürmeleri benim felsefemdir. Zaten, 'altmışlı' ve 'yetmişli' yıllarda "Türk-Kürt elbirliğiyle" Batılılara karşı verdiğimiz mücadelede birlik içindeydik ve hiçbir anda da bir partinin mensubu olmamış idik ! Bizleri birbirimize kırdıranlara lânet olsun, bu vatan Anadolu'daki tüm ulusların ortak toprağı olsun !   Sonsuza dek kardeşçe yaşama temennisiyle ....  


Milliyetçi Türk Gençliğinin (MTG) açıklaması [20] IP: 95.15.249.xxx Tarih : 30.05.2012 19:52:59

'Yetmişli yıllarda' , Batılı ve Doğulu emperyalistlerin uşaklığını yapan o zamanki partilerin birbirine düşürdüğü gençlerden hergün üç-beşi hiç yoktan yere - faili belirsiz - (aslında belli) kişiler tarafından katlediliyordu.. Bu nedenlerle ve bunu önlemek amacıyla TSK tarafından haklı bir şekilde yapılan "70 girişimleri" ile "80 girişimlerinin" bugünde arkasındayım ve devamını da dilerim !.. Yaşadığım dönemde attığımız sloganlardan biri de "işçi-köylü birlikte, halk ordu ile el-ele" idi.. Yaptığımız mücadele, Anadolu'yu Batı emperyalistlerinden ve bunların işbirlikçilerinden korumak idi.. Bugün de aynı mücadele anlayışımda olduğumu vurgularım. Asırlardır Anadolu'nun gerçek sahibi bir ırka mensup olduğum için de, Türk milletinin savunuculuğunu - yaşamım süresince - yapacağım. Vatanımızda birlik ve beraberliğe yanaşmayan nankörlere karşı da mücadele azmimi devam ettireceğim. Yılanların başını çeken "apo" namıyla anılan kişi, nasıl ki 78 senesinde Batılı emperyalistlerle ve yaranmak istediği yönetimlerle işbirliği yaparak kendine göre bir örgüt kurmuş ise, ben de bu nankörlere karşı mücadelede kendimi görevli kabul edeceğim. 'Haylaz çocuklar'  veya 'aklı eksikler' örnekleri gibi ne istediklerini ortaya koyamayan ve geçmiş dönemlerde İngilizlere sığındıkları gibi bugün de Batılı emperyalistlere ve zamanı geldikçe mevcut aciz iktidarlara sığınmaya çalışan munafık-menfur-menhus aciz kişilerin görüşlerinden-yorumlarından-eylemlerinden artık bıktığımız gibi,  TÜRK MİLLETİ OLARAK BİZLERİ SABIR TAŞIMIZI ÇATLATACAK NOKTAYA GELMİŞTİR !   KENDİLERİ PERDELER ARKASINA SIĞINARAK ÇOCUKLARINI BİR MÜCADELE (!) İÇİN ÖNE SÜRENLER, EN ŞEREFSİZ KİŞİLERDİR; GERÇEK KAHRAMANLIK, KENDİNİ GÖSTEREBİLMEKTİR !

BU CESARETİ GÖSTEREBİLEN TSK MENSUBU YÜCE EVLATLARIMIZI VE ŞEHİT OLANLARINI SONSUZA DEK ANACAĞIZ !


K. Mükremin BARUT IP: 78.162.212.xxx Tarih : 29.05.2012 22:25:43

YORUMCULARLA ATIŞMAK BANA PEK ANLAMLI GELMEZ. Hele ki bir rumuz arkasına sığınacak kadar kendini perdelemişse. Bir MTG oldunuz. Bir 68 Kuşağı. Ne zaman ki kendiniz olursunuz o zaman size saygı duyarım ama cevap vermem. Rumuz arkasına sığınanlar zaman zaman kedi yorumlarında korktuklarını ifade ediyorlar. Sistemin başlarına bir iş getireceğini düşünüyorlar. Yıllarca devlet insanları, yaptıklarından çok yazdıklarında ve düşüncelerinden dolayı kovuşturmadı mı? Onlara hak vermemek elde değil.

Biz, savaş olmasın, gençler ölmesin dedikçe, bir sürü adam çıkıyor ve konuyu anlaşılmaz mecralara çekiyor. Ya yazdıklarımı anlamıyorlar, ya da art niyetliler. Verilecek cevap çok ama gerek yok. Cevaptan çok akıl ve sağdıyuya ihtiyacı olanlara ne yazayım ya da ne söyeyeyim ki?Saygılarımla.K. Mükremin BARUT


K. Mükremin BARUT IP: 78.162.212.xxx Tarih : 28.05.2012 22:51:41

"Atatürk yaşaydı, aynı şeyi yapardı. Çünkü O, idareimaslahatçı değildi! Eşkıya ile müzakere etmez, sonuna kadar, onları yok edinceye kadar mücadele ederdi... " Yazmayayım diyorum ama dayanamıyorum. Topal Osman kimdir? Atatürk neden onu muhafız alayı komutanlığına getirmiştir. Bunları araştırın.
Şimdiye kadar tüm yorumlarımda üzerine basa basa BARIŞTAN bahsettim. Kardeşliğin dilinin sayın yazarın kullandığı üslup ile gerçekleşmeyeceğinden bahsettim. Kent Haber moderatörlerine çoğu kez, eğer yazımı sakıncalı buluyorsanız lütfen yayınlamayın diye de notlar düştüm. Onlar da çoğunda lütfedip yayınladılar.

BARIŞ isteniyorsa, bu asalım, keselim ile olmaz.  Allah aşkına otuz senedir bu denenmedi mi? Ne kadar yol alındı. Biri çıkıpta buraya iki cümle yazsın. EVET DESİN. BİZ SAVAŞ İLE SONUÇ ALACAĞIZ DESİN.

Ben her zaman yorum yapacağım. Neden Kürtler bir takım hakları talep ettiklerinde, arkasında işbirlikçi bir dış ülke arıyoruz. Arıyorsak işimiz zor. Bu asla çözüm bulamayacağımaz delalettir.K. Mükremin BARUT


alibey36 IP: 78.191.143.xxx Tarih : 30.05.2012 02:56:07

EVET BENDE SAYIN YAZARIMIZA BUYUYUMUZE KATILIYORUM DEVLETINE BAYRAGINA ÜLEKSININ BUTUNLUYUNE İHANET EDENIN TEK BIR CEZASI OLMALIDIR ODA ÖLUMDUR .NE YAPMAMIZ GEREKIRDI DIYER YORUMCULAR AYNEN ÇOCUK KATLININ İÇERIDE AGALA PAŞALAR GIBI BESLENDIYI GIBIMI BESLEYELIM ASKESE POLISE MOLOTUF ATANLARA BIRDE ÖDULMU MUKAFATMI VERMEMIZ GEREKIRDI BU DEVLETIN BAYRAGIN ISTIKLAL MARŞININ KIYMETINI  VE DEYERINI BILMEYENLER SANIRIM FILISTINDEKILERI GÖRMUYORLAR YAHUDILERIN YAPTIKLARINI BAYARAGI ISTIKLAL MARŞINI SAHIPLENMEYENLERIN DEVLETINE IHANET EDENLERIN SONU FILISTINDEKI VE IRAKTAKILER GIBIDIRLER NE MUTLU TURKUM DIYENE DEVLETINE BAYRAGINA IHANET EDENLER YARIN KENDI NAMUSLARINADA IHANET EDERLER BAYRAK VE ISTIKLAL MARŞI NAMUSTUR HERKES NAMUSUNA NASIL SAHIP ÇIKIYORSA BU DEYERLEREDE SAHIP ÇIKMALIDIRLAR BIZLER NASIL OLDUYSA ŞEHITLERI BIR GUN BILE ANMAZ OLDUK ONLARIN YAŞAM HAKLARINDAN SÖZ ETMEZ OLDUK AMA HAYINLERIN HAKLARINDAN HER GUN DIRDIR YAPAR OLDUK UNUTMAYIN BU ŞEHITLER BIZLERIN NAMUSUNU ŞEREFINI KORUMAK İÇİN CANLARINI VERDILER BU DEVLETE BU VATANA IHANET ETMEK İÇİN DEYIL