Türk Silahlı Kuvvetleri hakkındaki düşüncelerimi, bir köşe yazarı Beylik, hamasi sözler diye eleştirmişti. Bu düşüncelerimi özetleyim ; Türk Ordusu başka hiçbir ülkenin ordusuna benzemeyen, milletle bütünleşmiş bir ordudur ve özellikle bugün milli çıkar ve değerlerimizin korunmasında TCnin korunup kollanmasında, son emniyet sigortası bütün aksine çabalara rağmen ülkemizin en saygın kurumudur ve böyle kalması milletimizin varoluşu için zorunludur.
Evet- belki, bazılarına göre ve bir bakıma, beylik sözler
Ama bazı beylik sözler de Beylik tabancalar gibi, gerektiğinde, çekilir ve kullanılır
Ben de şimdi bu sözlerimi TSKne karşı yönetilmekte olan tehditlere karşı çekmek zorundayım. Çünkü, nasıl ülkemiz, milletimiz ve Cumhuriyetimiz Türkiyenin gücü, içerden ve dışardan çeşitli yollardan bahane ve kriterlerle yıpratılmak isteniyorsa, bu gücün sembolü ve ifadesi olan TSK de, çeşitli şekillerde yıpratılmak isteniyor.
Emekli Komutanlar hakkındaki yolsuzluk iddiaları, medyamızdaki yargısız infaz yöntemleri bu kampanyanın bir parçası. Eger doğru ise AB kriterlerine Harp Okulundan başlayarak , ordumuza da bulaştırmak sinyalleri var. Kara Harp Okulu Kokutanı yabancı Büyük Elçilere verdiği brifingde : Artık AB Standardlarında çalışmak durumundayız demiş
AB nın ve kriterlerini bir girmediği yer TSK idi
Oraya da bulaşacaksa vay halimize!
Aslında TSKnin ,özellikle son yıllardaki, gelişmeleriyle başka ordulara örnek olacak kriteri varken eğer doğruysa AB ölçütlerini benimsemek de, bana göre aynı yönde olumsuz ve tehlikeli cabalar .
TSK milliyetçiliği,milli dağarları muhafaza etmek bakınırdan muhafazakar bir kuruluştur , ama kendisini ,teknoloji eğitim ve stratejik konseptler bakımından daima yenileyen bir kuruluş.Komutanları, Subayları Teğmenden Orgenerale kadar başka ülkelerin subaylarına örnek olacak düzeydeler! Bunu ben söylemiyorum yabancılar itiraf ediyor. .
REFORM
İtiraf edeyim gazetelerde yayınlanan fakat henüz Genelkurmay Başkanlığı tarafından teyit edildiğini veya yalanlandığını henüz görmediğim bir haber beni rahatsız etti Bu habere göre: Genelkurmay Başkanlığı TSKni yeniden yapılandırma çalışmaları kapsamında, andıç tartışmalarıyla gündeme gelen Psikolojik Harekat birimlerini kaldırmış .
Haberin ayrıntıları şöyle ; Kararı, bizzat Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök verdi. Gerekçe, psikolojik harekat birimlerinin olumsuz imaj ve tedirginlik yaratması. Psikolojik harekat dairelerinin yerine ise , bilgi destek birimleri kuruldu
.Türk Silahlı Kuvvetlerindeki yeniden yapılanma çalışmaları sürüyor. Genelkurmay Başkanlığı, önemli bir karar vererek, psikoloji harekat şubelerini kapattı
. Yeni yapılanmaya gidilirken, Avrupadaki ordularda benzer amaçla kurulan birimlerin isimleri ve çalışma yöntemleri de gözden geçirildi. Karar, psikolojik harekat deyiminin olumsuz imaj ve tedirginlik yarattığı gerekçesiyle alındı. Karar alınırken yapılan değerlendirmeler sırasında, psikolojik harekat teriminin, kamuoyunda bir dizi olumsuz iddiaya konu yapıldığı ve bu nedenle yanlış anlamalara neden olduğu görüşü ağırlık kazandı. Orgeneral Hilmi Özkök, psikolojik harekat birimlerine yönelik olumsuz imajını da giderilmesi için aldığı kararda, orduda bu amaçla yeni yapılanmaya gidilmesini de istedi
ANLAMLI TARİH
Bu haberin 28 Şubat 1997 deki andıç harekatının ve aynı gün gerici yazarların 28 Şubat olayını kınamalarıyla denk gelmesi veya getirilmesi çok anlamlı. Zaten haber de adeta Sayın Orgeneral im bu kararlardan rahatsızlık duyduğu ve TSKni bu karalardan ve imajından soyutlamak istediği izlenimi veriyor.. Ben mülahazat hanesini resmi bır açıklama yapılıncaya kadar açık bırakıyorum. Ancak şu kadarını hatırlatayım 28 Şubat 1977 de , Erbakan ve avenesinin güya Milli Görüşünün Türkiyede egemen olması tehlikesi ki zamanın Genel Kurmayı ve Komutanları sayesinde kıl payı atlatılmıştı!
Acaba Sayın Orgeneral 28 Şubat 1997 hareketini benimsemiyor ve Orduyu bu ayıptan soyutlamak mı istiyor? Yorumlar ,imalar böyle, ama ben buna ihtimal vermek istemiyorum.
Şimdi de gericiler ve sözde ilerici Liboşlar ve reform haberinden mutlu olacaklardır ve bir süredir Orduyu sivilleştirmek çabalarından dolayı övdükleri, Sayın Genelkurmay başkanın göklere çıkaracaklardır. Ben Sayın Özkök paşamızın, bu gibi iltifatlara itibar etmeyeceğini umarım, çünkü bugün överler yarın kolaylıkla söverler.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde ,Genelkurmay Başkanlığımda gerek Orduya ve gerekse Cumhuriyete karşı yönelen tehditlere karşı Psikolojik Harekata ve "savunmaya" her zamankinden fazla ihtiraı vardır; en baştan sivilleşme palavralarını bırakıp ,ve başka hiçbir ülkede var olmayan , geleneksel ordu-millet anlayışını muhafaza etmek için!
Kimsenin, hele şu sırada , Türk Ordusunun, başka hiçbir ülkeye nasip olmayan tılsımın, reform diye ,ABye uymak için , bozmaya hakkı olmamalı
Bu tılsım bir defa bozulursa ,geri gelmez!
Not - Bugünkü ( 3 Mart ) gazeteler, ABnin yaptırdığı son bir araştırmanın, hem Türkiyede, hem AB Ülkelerinde TSKnın Türkiyede halkın en güvendiği müessese olduğunu göstermiş. Güvenilen bu TSK " AB normlarına göre düzenlenen Ordu değil!
Yayın Tarihi :
3 Mart 2005 Perşembe 18:28:16