19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

TSK’da ’Köklü’ Değişim

Türk Silahlı Kuvvetleri hakkındaki düşüncelerimi, bir köşe yazarı “Beylik, hamasi sözler” diye eleştirmişti. Bu düşüncelerimi özetleyim ;” Türk Ordusu başka hiçbir ülkenin ordusuna benzemeyen, milletle bütünleşmiş bir ordudur ve özellikle bugün milli çıkar ve değerlerimizin korunmasında – TC’nin korunup kollanmasında, son emniyet sigortası – bütün aksine çabalara rağmen ülkemizin en saygın kurumudur ve böyle kalması milletimizin varoluşu için zorunludur.”
Evet- belki, bazılarına göre ve bir bakıma, “beylik” sözler…Ama bazı “beylik” sözler de “Beylik” tabancalar gibi, gerektiğinde, çekilir ve kullanılır…Ben de şimdi bu sözlerimi TSK’ne karşı yönetilmekte olan tehditlere karşı “çekmek zorundayım. Çünkü, nasıl ülkemiz, milletimiz ve Cumhuriyetimiz Türkiye’nin gücü, içerden ve dışardan çeşitli yollardan bahane ve “kriterlerle” yıpratılmak isteniyorsa, bu gücün sembolü ve ifadesi olan TSK de, çeşitli şekillerde yıpratılmak isteniyor.
Emekli Komutanlar hakkındaki yolsuzluk iddiaları, medyamızdaki yargısız infaz yöntemleri bu kampanyanın bir parçası. Eger doğru ise AB kriterlerine Harp Okulundan başlayarak , ordumuza da bulaştırmak sinyalleri var. Kara Harp Okulu Kokutanı yabancı Büyük Elçilere verdiği brifingde : “Artık AB Standardlarında çalışmak durumundayız” demiş…AB nın ve kriterlerini bir girmediği yer TSK idi…Oraya da bulaşacaksa vay halimize!
Aslında TSK’nin ,özellikle son yıllardaki, gelişmeleriyle başka ordulara örnek olacak kriteri varken – eğer doğruysa AB ölçütlerini benimsemek de, bana göre aynı yönde olumsuz ve tehlikeli cabalar .
TSK milliyetçiliği,milli dağarları “muhafaza etmek” bakınırdan “muhafazakar” bir kuruluştur , ama kendisini ,teknoloji – eğitim ve stratejik konseptler bakımından daima yenileyen bir kuruluş.Komutanları, Subayları Teğmenden Orgenerale kadar başka ülkelerin subaylarına örnek olacak düzeydeler! Bunu ben söylemiyorum yabancılar itiraf ediyor. .
REFORM
İtiraf edeyim gazetelerde yayınlanan fakat henüz Genelkurmay Başkanlığı tarafından teyit edildiğini veya yalanlandığını henüz görmediğim bir haber beni rahatsız etti Bu habere göre: Genelkurmay Başkanlığı TSK’ni yeniden yapılandırma çalışmaları kapsamında, “andıç” tartışmalarıyla gündeme gelen “Psikolojik Harekat “birimlerini” kaldırmış .
Haberin ayrıntıları şöyle ; “ Kararı, bizzat Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök verdi. Gerekçe, psikolojik harekat birimlerinin ‘olumsuz imaj ve tedirginlik’ yaratması. Psikolojik harekat dairelerinin yerine ise , bilgi destek birimleri kuruldu….Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki yeniden yapılanma çalışmaları sürüyor. Genelkurmay Başkanlığı, önemli bir karar vererek, psikoloji harekat şubelerini kapattı…. Yeni yapılanmaya gidilirken, Avrupa’daki ordularda benzer amaçla kurulan birimlerin isimleri ve çalışma yöntemleri de gözden geçirildi. Karar, psikolojik harekat deyiminin ‘olumsuz imaj ve tedirginlik yarattığı gerekçesiyle’ alındı. Karar alınırken yapılan değerlendirmeler sırasında, psikolojik harekat teriminin, kamuoyunda bir dizi olumsuz iddiaya konu yapıldığı ve bu nedenle yanlış anlamalara neden olduğu görüşü ağırlık kazandı. Orgeneral Hilmi Özkök, psikolojik harekat birimlerine yönelik olumsuz imajını da giderilmesi için aldığı kararda, orduda bu amaçla yeni yapılanmaya gidilmesini de istedi”
ANLAMLI TARİH
Bu haberin 28 Şubat 1997’ deki “andıç” harekatının ve aynı gün gerici yazarların 28 Şubat olayını kınamalarıyla denk gelmesi veya getirilmesi çok anlamlı. Zaten haber de adeta Sayın Orgeneral ‘im bu kararlardan rahatsızlık duyduğu ve TSK’ni bu karalardan ve imajından soyutlamak istediği izlenimi veriyor.. Ben mülahazat hanesini resmi bır açıklama yapılıncaya kadar açık bırakıyorum. Ancak şu kadarını hatırlatayım 28 Şubat 1977 ‘de , Erbakan ve avenesinin güya “Milli Görüşünün” Türkiye’de egemen olması tehlikesi ki zamanın Genel Kurmayı ve Komutanları sayesinde kıl payı atlatılmıştı!
Acaba Sayın Orgeneral 28 Şubat 1997 hareketini benimsemiyor ve Orduyu bu “ayıptan” soyutlamak mı istiyor? Yorumlar ,imalar böyle, ama ben buna ihtimal vermek istemiyorum.
Şimdi de gericiler ve sözde ilerici – Liboşlar ve reform haberinden mutlu olacaklardır ve bir süredir Orduyu sivilleştirmek çabalarından dolayı övdükleri, Sayın Genelkurmay başkanın göklere çıkaracaklardır. Ben Sayın Özkök paşamızın, bu gibi iltifatlara itibar etmeyeceğini umarım, çünkü bugün överler yarın kolaylıkla söverler.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde ,Genelkurmay Başkanlığımda gerek Orduya ve gerekse Cumhuriyete karşı yönelen tehditlere karşı Psikolojik Harekata ve "savunmaya" her zamankinden fazla ihtiraı vardır; en baştan sivilleşme palavralarını bırakıp ,ve başka hiçbir ülkede var olmayan , geleneksel “ordu-millet ” anlayışını muhafaza etmek için!
Kimsenin, hele şu sırada , Türk Ordusunun, başka hiçbir ülkeye nasip olmayan “tılsımın”, “reform” diye ,AB’ye uymak için , bozmaya hakkı olmamalı…Bu “tılsım” bir defa bozulursa ,geri gelmez!
Not - Bugünkü ( 3 Mart ) gazeteler, AB’nin yaptırdığı son bir araştırmanın, hem Türkiye’de, hem AB Ülkelerinde TSK’nın Türkiye’de halkın en güvendiği müessese olduğunu göstermiş. Güvenilen bu TSK " AB normlarına göre düzenlenen Ordu değil!

Yayın Tarihi : 3 Mart 2005 Perşembe 18:28:16


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?