Bugün Brüksel’de AB Komisyonunun Katılım Ortaklığı Belgesi ve Türkiye İlerleme Raporu yayınlanacak… Bunlar, hiç kuşkusuz, müzakere sürecinde Türkiye'ye yapılacak baskı ve dayatmaların işaretlerini içerecek.
Bütün geleceğini AB’ne bağlamış ve amaçlarını Avrupalıların maksatlarıyla “tevhit etmiş” olan AKP İktidarının sözcülerinin, bunları tevil edeceğinden de emin olabilirsiniz.
Bu olayın, Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 67. yıldönümüne rastlaması da anlamlı; O’ndan sonra, kurduğu Cumhuriyet – Türkiye, nereye gidiyor- götürülüyor?
CUMHURİYET gazetesinin önceki günkü başyazısında belirtildiği, CHP ve MHP liderlerinin de söyledikleri gibi, bu gidiş AKP için tehlikeli, Ülke ve Türkiye için de, Başbakanın çizdiği pembe ekonomik tabloya rağmen, hiç de güzel bir gidiş değildir.
Aslında seçim kanunun cilvesi yüzünden, halkın ancak % 25’inin oyunu almış bir Partinin, TBMM’nin %65’nı teşkil etmesi ve ülkenin kaderini tayın eder durumda olması ve bu çoğunluğun da, 2007’de yeni Cumhurbaşkanını seçmesi, en hafif tabiriyle, halkın iradesinin çarpıtılmasıdır.
Bir taraftan, AB'ye, diğer taraftan da ABD'ye bağlı bir İktidar’ın ülkemizi nerelere ve nelere sürükleyeceği cevabı, şimdiye dek olanlardan belli bir sorudur. Bu arada, süratli ve bilinçli bır kadrolaşma ve devletin temellerine kurumlarına egemen olmak için bilinçli hamleler yapılmakta. Erken genel seçimler, bir umut ama, seçim sistemi değişmedikçe, aynı tablonun ortaya çıkması da çok muhtemel. AKP nin intibaha gelmesi de uzak bir ihtimal.
SİGORTALAR
TC' nın sigortaları yok değil... Başta Çankaya’da, makam ve mevkiinin hakkını veren, kendisini o kutsal makamın değerlerini muhafaza ve müdafaaya adamış ve yerinde uyarılar yapan bir Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer var… Ya O’ndan sonra ? Üniversiteler var…uyanan bir gençlik var ve hala İç Hizmet Kanu'nun 35. maddesi gereğince, Cumhuriyeti korumak ve kollanmak görevini yapacak bır Ordu var. Ve kıpırdanan bir muhalefet var. MHP’nin, CHP’nin DYP’nin ve ANAP’ın, dozu gittikçe artan muhalefetlerini hiç küçümsemiyorum. Ancak, şu sırada, küçük parti ve oy hesaplarını, geçmişteki kavgalarını, bir tarafa bırakıp birlikte hareket etmeleri gerekeceğini söylemeliyim.
Ve en önemlisi, hatırası ve düşünceleri gittikçe yozlaştırılmaya çalışılsa bile, ortak değerimiz Atatürk ve düşünceleri var. Ben, her konuda olduğu gibi, bu konuda da, O’nun gücüne inanıyorum; bu güç, bütün çabalara rağmen 67 yılda azalmış olamaz. Türk milleti O nun hatırasına ve eserine ihanet etmeyecek ve ihanetleri af etmeyecektir.