Acı hakikat; Türkiye’nin Güneydoğusunda Türk Ordusu ve Güvemdik kuvvetleri adeta düşman işgalci kuvvetleri… Halkın bır kısmı onlara öyle bakıyor… Şemdinli’de, Şırnak ta, Hakkâri’de, Diyarbakır’da subaylar, astsubaylar, bürokratlar, işgal kuvvetleri mensuplarıymışlar gibi muamele görüyorlar. Aileleri korku içinde ve özel koruma altında... Bölgenin üzerinde Türk Hava Kuvvetleri uçaklarının adeta, izinle uçması gerekiyor… Uçunca da hükümet adeta izahat vermek, özür dilemek durumunda kalıyor… Kendi topraklarımızda sanki “fuzuli şagilleriz!”
TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, ısrarla “Türkiye Türklerindir” demek yanlıştır” dedi. “Ben Türküm”,diyemiyor, “Türklük” yerine “Türkiyelilik” . Ve “Anayasal Vatandaşlık”, ”alt kimlik-üst kimlik” kavramlarını vurguladı ve böylelikle topraklarımızın Türklere ait olmadığını, adeta, ima etti, , “Türklerden” gayrilerle. Güneydoğu’da Kürtlerle, ortak ve paylaşılabilir olduğunu adeta kabul etti. .Ve nihayet “Kürt Sorunu” dedi.
ASIL SORUN
Ancak, yukarda çizmeye çalıştığım tablodan anlaşılıyor ki şu bağlamda Güneydoğumuzda, Türk” topraklarındaki sorun, “. Kürt Sorunu” değil, “Türkün var oluş sorunudur”! “Türk” bölücü Kürtler ve AB için “sorun” olmuştur. Ne var ki. “Türk Hakları”, “Kürt Hakları”ndan, hatta “İnsan Haklarından” öncelikli ve hayatidir bizim için! Başka bir deyişle, Kürt bölücüleri için. Yabancı hasımlarımız için sorun, ezeli “Türk sorunu” ise, bizim –Türklerin, bu kendi topraklarında “bekası” “sorumudur ,–Ve bildiğimiz anlamda Türkiye Cumhuriyetimin geleceği sorunudur! . Bu “sorunun” çözümünü bu noktadan hareketle aramamız , ,bulmamız ve başka hiç bır engele –kritere bakmadan uygulamamız gerekiyor!
ÇÖZÜM
“Türkün sorununu” görmezden gelir “Kürt Sorununa” odaklanır ve bu sorunu çözmeye çalışırsak, temelde, hata yapmış oluruz… Oysa “Çözüm” kısaca. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının 1923’de Cumhuriyeti kurarken, ülkenin parçalanmasını, etnik kargaşaları ve Kürt ayrımcılığını önlemek için yaptıklarını yapmaktır. Onun kurduğu “Üniter” TC’nim yaşatmak için, “Ne Mutlu Türküm Diyene” ruhuna dönmektir. Bu topraklarda yaşayan tüm insanların, etnik kökenleri ne olursa olsun Türklük kazanında “ bütünleşmiş” edilmeleridir… . Aksine seçenekler, kavramlar ve bu arada Türkiye’yi parçalanabilir bır mozaik telakki etmek, yanlıştır. . Diğer etnik guruplar. Boşnaklar. Çerkezler. Arnavutlar vb. bunu, Türklüğü benimsemişken, Kürtlere ayrıcalık ve imtiyaz tanımak, onlara ”ayrılmalarının” yolunu açmaktır. Kürtleri afla vere hile-i şeriyye ıle siyasete TBMM’NE sokmak da, denenmiş ve hüsranla sonuçlanmış bir hatadır. “Konfederasyon -Federasyon- “ Ortak Cumhuriyet” gibi hayaller peşinde koşmak önce bu devletin Üniter temeline ve kurucusuna ihanettir. Sonra a da Türkler olarak kendi kuyumuzu kendimizin kazmış, “Var oluşunuzu” tehlikeye sokmuş oluruz!
”Biz ne mutluyuz ki Türküz “diyen Kürt vatandaşlarımız. Başımızın tacıdırlar. Ve onlardan çok var. Ama “Türk olmayı” kabul etmeyenlerin, bu Cumhuriyeti ve Milleti sevmeyenlerin, bu ülkede yaşama ve nimetlerinden yararlanma hakları olamaz. İstedikleri yere kadar yolları vardır! Burada orta yol –“idare-ı maslahat” olamaz.
Kabul ediyorum ki, bu önediğimiz “çözüm”, bunca yıl, dizi gafletle, TC’nin temelinin altı kazıldıktan ve altına saatli bomba konduktan sonra, uygulanması çok güç bir çözümdür ve riskleri de vardır. Ancak. “Türkün Sorununu”, Mustafa Kemal’in ilkeler ve yöntemiyle çözmek milli ve siyasi iradesi gösterilebilirse kaybedecek bir şeyimiz yok… Ama ya, aksi -yani, önerilen “çözüm planı” uygulanırsa? O zaman “operasyon başarılı oldu ama TC yok oldu… Türkler Anadolu’nun bir tarafına sıkıştırıldı” denir. Tıpkı ABD’ nin ve Avrupalıların istedikleri gibi!
Mesele “Kürt Sorunu” Türklerin yaşama sorunudur. Türkler olarak, kendi topraklarımızda ,yaşamak hakkımızdır. : Bunu da, ne Amerikalıların ne de Avrupalıların, AB’nin anlayabilmelerini ve tanımalarını beklemeyelim. Bu ülkenin tapusunu onlardan almadık ki. Onlardan icazet ve anlayış isteyelim! Son tahlil de “sorun” bizim sorunumuzdur ve “milli iradenin” – siyasi iradeyi zorlayarak çözülmesi gerekiyor!
Yayın Tarihi :
12 Ağustos 2006 Cumartesi 11:19:52