19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Tuşlarıma ’Takı’lanlar

Başbakanın eşi Emine Hanım efendiye Moskova’da bır Türk Kuyumcu tarafından armağan edilen takı’ya, ben takılmayacaktım. Diğer köşe yazarları yeterince eleştirdiler. Bir de ben, “Yaraya tuz bastırmak” istemedim. Ama Sayın Başbakanın, bu konuda celallenmesi ve eleştirenlere çatması üzerine, dayanamadım. Erdoğan’ın savunması, pek tevil götürmüyor ve  bence özür kabahatten de büyük! … Akla hemen gelen soru , bu açıklama, neden hemen yerinde yapılmadı ve gerdanlık ve de ipek halı -Emine Hanım efendi ve Başbakan tarafından –yerinde, “ nazikane” iade edilmedi ? Eger bu tepkiler olmasaydı, Başbakan , ne yapacaktı? Cevabın gecikmesini neye hamletmeli? Başbakan’ın daha önce , devlet-hükmet adamlığıyla “ticareti” ,açıkça bağdaştırması ,devlet temaslarına Airbus – otobüs, filanı , açıkça karıştırması kendisinin bu hususlarda,pek alışılan tarzda bır Başbakan olmadığını, , yüreğinin, biraz geniş, devlet anlayışının da ,en azından “başka” olduğunu gösteriyor.
Ben, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ,öyle ,kıymeti 30. 000.000, 100 milyon dolarlık “hediyelerle” satın alınabilecek bir adam olmadığından eminim,.ama Hocanın fıkrasında olduğu gibi, hediye kabul etmeleri, belki “caizdir” de, fesat insanların akıllarına ,ister istemez , başka şeyler geliyor!.
Bır de ata sözümüz var; “Görgüsüzlük kırmızı mintan gibidir, gömleğin yakasından, yeninden seğirtir”…Görgü, devlet gelenekleri ve görgüsü, kostüm değiştirmekle öğrenilmiyor!

TELEVIZYON VE BEN

Geçen akşam ,Televizyonda , Hulki Ceviz oğlu’nun CEVİZKABUĞU programında , ne olduğunu hangi maksatlara hizmet ettiğini pek anlamadığım ve geçmiş yıllarda APO ıle barış postacılığına kalkıştığı için eleştirdiğim Yalçın Küçük , DPT de “uzmanlık yaparken, benım Televizyonu Türkiye yeye getirmek çabalarıma karşı çıktığını ve TV’nin gelmesini beş yıl geciktirmekle “övünmüş” Çünkü TV “aydınlar”a tersmiş…Düşünün , elektrik icat edilmiş, bir adam “aydınları aydınlatacak” diye bu icadın gelmesine karşı çıkıyor..! Ne diyeyim Allah ıslah etsin!
Gerçekten de DPT ,o zaman TV’ye şiddetle karşı çıkmış TV’nin kurulmasını Beş Yıllık Plana koymamıştı. Bunun üzerine ben Abdi İpekçi’nin yönettiği bır radyo sohbet programında zamanın DPT Müsteşarı Ziya Müezzinoğlu’na “ TV size ragmen Türkiye’ye gelecektir!” diye programa son noktayı koymuştum. Sonra da Almamaya ıle yapılan Teknik yardım anlaşmasına, Ankara’da “Eğitim Amaçlı” ” TV kurulmasının konmasına sağlamıştım. Okul arkadaşım bır yazar hanım da benim bu çabalarımı ve sonra Türk TV’nin teknik nüvesini oluşturacak 11 kişiyi Almanya’ya “daha TV yokken” göndermemi “ALTEMUR’un Çiftliği mi?” diye şiddetle eleştirmişti! Türkiye’ye ilk TV böyle geldi. Ayrıntılar yakında yayınlanacak anılarımda
Ancak Yalçın Küçük’e şimdi teşekkür borçluyum; TRT dahil, benım bu naçiz hizmetimi unutmuşlardı…Hatırlatmış oldu!

TERÖRİST BAYANLAR

Medya kullanımında- gazete ve TV Radyo haberlerinde illet olduğun iki yanlış kullanım var…Geçen sabah Tunceli’deki PKK operasyonu haberinde “Teröristlerin un üçü "bayan"dı dediler. Bayan Hanımın karşılığıdır, yani “Üç tane Terörist Hanım” Oldu mu ya… ?
Bir de yanlış kullanılan “oldukça” kelimesi var…Benim bildiğim “oldukça “demek “mümkün olduğu kadar” demektir. Ama şimdilerde hep,”çok” anlamında kullanılıyor.Yani, “oldukça güzel” dediklerinde “çok güzel” demek istiyorlar… Bu yanlış öylesine yerleşti ki, ne dostum, güzel Türkçe “huysuzu” Şiar Yalçın’ın, ne de, Hakkı Devrim’in, düzeltmeye güçleri yetmedi!

Yayın Tarihi : 17 Ocak 2005 Pazartesi 00:02:47
Güncelleme :17 Ocak 2005 Pazartesi 00:07:16


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?