Yakın tarihimizde, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesinde,- Ankara’da bır “555 K” olayı vardır…Gençlerin, 5’inci ayın (Mayıs’ın) -5’inci günü, saat 5’te Kızılay Meydanında, toplanmalarının parolası idi 555K! Bugün, Türkiye’nin başındaki belaların kısaltılmışı da “4K” ; Kürt sorunu, Kuzey Irak sorunu, Kimlik sorunu, Kılık –kıyafet (Türban) sorunu …Hepsinin kuyrukları biri birine değiyor.
KÜRT SORUNU- KİMLİK SORUNU
Başbakan’ın ortaya attığı “Kürt Sorunu” , gene kendisinin “Üst Kimlik-Alt Kimlik” savlarıyla, “Türk Sorunu” haline geldi. Bölücülerin kimlik konusundaki iddialarını , Hakkari’nin DEHAP’lı Belediye Başkanı Metin Tekçe, RADIKAL gazetesinde Neşe Düzel’e özetlemiş; “Ben Türk değilim ve Türk kelimesiyle nitelendirilmek istemiyorum…Ben Kürt’üm ve Türkiyeliliğimle gurur duyuyorum….Türklükle değil ,çünkü Türk değilim; Kürt’üm“…
Gördünüz mü , “Kürt Sorunu”, “Üst Kimlik- alt kimlik” derken, nerelere getirildik?. ..Bir zamanlar, Kürt kökenliler, Türk olmakla mutlu olurlar, iftihar ederlerdi, “Türk”, “Öztürk” gibi soyadlarını kendiliklerinden alırlardı. Ama, DEHAP’lı Belediye Başkanı Tekçe, tıpkı, Gürcü veya Laz olmakla, “Türkiyeli” olmakla gurur duyan TC Başbakanı gibi konuşuyor . Başbakan, O’nu Başbakan yapan, TC Anayasasının 66. maadasını- “Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk!tür” amir hükmini görmezlikten gelirse, bölücüler, Metin Tekçe ve ötekiler, haydı haydi Türklüğü böyle pervazsıca inkar ederler! Ama o zaman- “ bu Türkiye’de” onlara yer olamaz – istedikleri yere kadar yolları var! Evet, bu ülke Türklerindir!
Yoksa, Hasan Pulur’un yazdığı gibi, onların hatırları için Anayasamızı mı değiştireceğiz? …Bu taleplerim yapılması da yakındır…. Tekçe ve diğerlerinim ülkemizi sonunda Kürdistan’a çevirip “Kürdistanlı olmakla” gurur duymaları ! O zaman da, gene Pulur’un dediği gibi “Türk sorunu” ortaya çıkar, bizler de “Türklere özgürlük” pankartlarıyla mitingler düzenlemek durumuna düşeriz…
Görüyorsunuz;, hele, F 16 Türk uçaklarının ,Güney Doğu semalarında uçmalarının yanlış olduğunu ,yani , adeta ,Türk hava sahasını ihlal ettiklerini söyleyen Başbakanın, üst kimlik ve Anayasal Vatandaşlık konusunda, söylediklerinin ucu nereye varabiliyor; Üniter TC ”milli devletinin” ortadan kaldırılmasına!
PAMUK DAVASI
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Pamuk davsıyla ilgili olarak bır yabancı gazeteye verdiği demeçte, yargıçlarımızı ve savcılarımızı eleştirmiş ve Pamuk’un mahkum edilmesinin mümkün olmayacağını söylermiş…
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü “ bunlar teknik eleştiriler” diyor ama, bu sözler , Yargıya müdahaleden de öte, bır TC Dışişleri Bakanı ağzından çıkınca ,tek kelimeyle ayıp…ağızlarından çıkanı, galiba kulakları duymuyor!
Pamuk davası 16 Aralık’ta İstanbul’da, Şişli Adliye'sinde , başlıyor. Gül’ün AB üyeliği uğruna baskıları, Türk savcı ve yargıçlarını etkileyecek mi? Eğer böyle bir baskı yapılıyorsa, Yargıçlarımızın boyun eğebileceklerine inanmıyorum...
Ben TC Vatandaşı olarak Pamuk hakkında, Türk milletini aşağılamak suçunun yanı sıra Bölücülüğü ve Terörü teşvik ve tahrikten de yargılanması için suç duyurusunda bulundum ve davaya müdahil olmak için resmen müracaatta bulundum. Orada yabancıların ve Pamuk taraftarlarının yapacakları şov’a karşı çıkmak isterim. Bakalım, mümkün olacak mı?
NOT- Sayın Başbakan sinirlendikçe, ağzını tutamıyor Düzce’de , “yaptıklarımızı görün be!” diye patlamış. Ben, dokuz Başbakanı yakından tanıdım , maiyetlerinde bulundum; , ne kadar kızarlarsa kızsınlar, özel hayatlarında bile, böyle konuştuklarını duymadım!
Yayın Tarihi :
1 Aralık 2005 Perşembe 12:52:17