Yalakalık ve liboşluk “rekorlar kitabına” yazılmalı; Mehmet (Ali Kemal) Birand’a göre Orhan Pamuk , bir “uluslarası kurum” imiş…mesela Birleşmiş Milletler gibi ; bu son derece de sevilen bır yazarmış ve yanı dokunulmazlığı varmış, nasıl yargılanırmış? (!)
Birand, “Orhan Pamuk Olayı ( yani yargılanması) Midnight Express’ten de zararlı” diyor ; “bu saygın ve sevilen yazarın susturulması anlamına gelecek her karar veya adım (dünyada) inanılmaz bir tepki yaratacak ve Türkiye imajına “Midnight Express” filminin yıllardır verdiği zarardan fazla zarar verecekmiş!” “Orhan Pamuk olayı”
Yani, Şişli Cumhuriyet Başsavcısı'nın Pamuk hakkında Türkiye’ye hakaret etmekten dava açması ve “büyük romancının “ da Şişli 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanması…Birand Davayı açan Başsavcı Turgay Evren’i suçluyor ve Mahkemenin bu davayı ret etmesini umuyor ; Mahkeme bunu yaparsa – yargı kendi içinde bir “ince ayar yapacak” ve Başsavcı gibi düşünmediği anlaşılacak..Birand’a göre! Aksi halde ,son derecede uzun ve yıpratıcı bır süreç başlayacak ,”gereksiz şekilde” kendimizi yaralayacakmışız!
Kısacası, Mehmet (Ali Kemal) Birand Yargıçlar üzerinde manevi baskı yapıyor, yargıya müdahele ediyor. Bunu şu sırada yapan resmi ve gayrı resmi kişiler olduğunu da biliyorum. İktidar da AB sürecine halel geliyor diye, bu davadan rahatsız. Değerli Türk yargıçlarının bu baskılara ragmen bu önemli davayı ret etmeyeceklerini umuyorum. Zira bu dava, hem bağımsız adaletin, hem de onurumuzun “Pamuk ateşiyle” imtihanı olacak!
Dünyada imajımız bozulacak diye Pamuk gibi bir adamın, “güya büyük romancı olmanın dokunulmazlığına sığınıp , kendi milletine ve tarihine ihanet atması- sadece Türklüğe hakaret değil,bölücüleri ve PKK'yı teşvik ve desteklemektir ve o banım Başsavcılığa yaptığım kişisel başvuruda, talep ettiğim gibi, asıl bu suçtan yargılanmalı ve cezalandırılmalıdır.
Birand ve benzerleri Pamuk’un İsviçreli gazeteciye “bu topraklarda 30.000 Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü” deyip kimsenin göstermediği cesareti göstermiş ve en temel hakkını kullanmış…Yani ,zımnen, onlar da, bu iddialara iştirak ediyorlar! Kendi milletine yalan söyleterek hakaret etmek ve bölücülere Ermeni aşırılara koz ve destek vermek eğer “ temel özgürlükse ve haksa* bizler – milliyetçiler-ulusalcılar , işte bunu kabul etmiyoruz. Hiç kimsenin, “özgürlük hakkımdır” diye , ekmeğini yediği ülkeye, defi hacet eder gibi, konuşmaya hakkı olmamalıdır...
Mütareke- Müzakere medyası yazarları, lıboşlar ve dışarıdaki ortakları Pamuk’u adeta dokunulmazlığı olan bir “ kurum” yaptılar ve davayı şov haline getiriyorlar ve getirecekler…Zana davasının bir başka türlü büyük oyunu Şişli’de Mahkeme kapısı önünde oynanacak… Şimdi sayın Yargıçlar bu gürültüye pabuç bırakıp, davayı ret ederler mi? Hiç sanmıyorum.
IMAJ MESELESİ
Yarı ömrüm içerde ve dışarıda Türkiye’nin imajı için mücadele Ermeni iddialarını yalanlamakla geçti. MIDNIGHT EXPRESS filminden sonra Amerika'da ,Televızyon ve radyolarda bu filmin kahramanı Bill Hayes’le karşı karşıya geldim.; Cezaevinde tecavüze uğradığını iddia eden adamın aşsına eşcinsel olduğunu ekranda kendisine itiraf ettirdim!
Bütün gayretlerim sonucunda, şu kanaate vardım ki, özellikle, Türkiye için “imaj” geçicidir... Bir Kore olayı imajımızı yükseltir, bır Topkapı filmi imajımıza yararlı olur, sonra Midnight Express çıkar imaj kararır vb, .Şimdi de “imajımızı” Panuk ile Dink davaları karartıyormuş..…Aslında adımız büyüktür ve en derininde dünyada, Amerika'da imajımız ,Viyana kapılarına dayanır,-" Mama Mia il Turci" zihinlerden kolay silinmez. “Müthiş Barbar Türk” imajları da öyle..Bu böyle diye “imajımız” için onurumuzdan mı fedakarlık edeceğiz? Türk adaletinin bağımsızlığından ve onurundan mı ödün vereceğiz..?
Birand’ın “uluslarası kurum” dediği Orhan Pamuk’a Ankara’nın tepesinde saray gibi bina yaptırsak veya AB “Müzakere-i Umumiye” binasının içinde ona özel bir bölüm versek, Türkiye’nin dünyadaki imajı hemen değişecek mi? ”
VATANDAŞLIK GÖREVİM
Ben bır TC Vatandaşı olarak bu şova karşı, bu davaya müdahil olmak için Mahkemeye ,resmen, başvuruda bulundum. Kabul ederlerse dünya kamuoyunda Orhan Pamuk’un yalan söylediğini ilan edeceğim. Don Kişotluk mu yapıyorum? Pamukla uğraşmak bana mı kaldı? Evet bana tarihi gerçekleri bire bır herhalde Pamuktan daha iyi bilen bana ve benim gibilere kaldı; O Pamuk ise, ben de Kılıç’ım!
NOT- CNNTÜRK’de , Tayfun Ertan Orhan Pamuk “Söz Sizde” programına çıkmaya zorla ikna etmiş; “Uluslararası kurum” bu, kolay ikna olur mu? Neyse bakalım bu programa kimler katılacak,ne e sorular soracaklar ve ne cevaplar alacaklar? Ben orada bulunmayı ve onu sorgulamayı çok sterdim – tabii çanak sorularla değil!
Yayın Tarihi :
15 Ekim 2005 Cumartesi 15:55:08