19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Umudumuz Apo! (2)

Dünkü köşemde, Abdullah Öcalan’ın (nam-ı diğer eşkıya başı APO) İmralı’dan verdiği, "Tarihi günler yaşıyoruz. 1–1,5 ay sonra süreç değişebilir" “müjdesinin”(!) ayrıntıları yayınlandı… Bugün bu konuda yazacaklarıma, bu yeni “Barışçı Çözüm tezgâhının” satırbaşları girizgâh oldu!

Bu “mutlu” haber üzerine HÜRRİYET’İN Genel Yayın Müdürü, ekseriya “dansöz gibi” yazan Ertuğrul Özkök’ün, malûm eski “Posta güvercinlerinden” Birant’ın ve diğer “aydın” ama yalakaların verdikleri ortak mesaj şu; ”Yıllardır süren bu savaşın barışçı yollardan, sona erdirilmesi için umudumuz APO”.

Özkök özetle der ki: “Ağustos’un 15’inde, İmralı'dan herkesi şaşırtacak bir açıklama gelebilir.”

Özetle; APO’nun açıklayacağı “çözüm planı-yol haritası, 4 aşamalı olacakmış… APO Türkiye Kürtlerle stratejik ittifak yapmalı, sadece Musul-Kerkük Kürtleri değil, Suriye'deki Kürtlerle yani 1920'lerdeki Misak-ı Milli sınırları içerisinde yer alıp da bugün dışarıda kalan tüm Kürtlerle demokratik özerklik çerçevesinde ilişki kurulmasını, Kürt sorununun çözümü için kısa ve orta vadede atılacak adımları gösterecek, Sorunun çözülmesinde en önemli engel olarak görülen dağdakilerin statüsü ve silahsızlanma koşullarını açıklayacak ve en önemlisi “silahları bırakmaya hazırız, siz ne yapacaksınız”, diye soracakmış.”

Bir “mim” koyun: Eşkıya başının “SİZ “ dediği TC Devletidir - Devleti ve TC Hükümetini muhatap alıyor. Bu noktada bir soru; TC Devletini temsil eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve TC Başbakanı Recep Tayip Erdoğan bu binlerce insanımızın katılı eşkıya başını muhatap kabul edecekler mi? Planına itibar edecekler mi?

Abdullah Gül’ün geçenlerde bu konuda “yanı açılımıyla – “iyi şeyler” olacak müjdesine” APO'nun bu “müjdesine” denk düştüğüne göre, neden olmasın!”Aman bu fırsatı” kaçırmayalım!  Özkök, APO’nun, planını hazırlamadan önce çok kitap okuduğunu yazıyor, yani eşkıya değil “allame” veya “ulema” !... Özkök’ün avukatlarından öğrendiğine göre APO’nun bedeni sağlık durumu iyi imiş, ama herhalde “tecritten” dolayı “psikolojik sıkıntıları” varmış… Nasıl olmasın ki, öldürdüklerinin hayalleri kâbuslarına giriyordur…

Ama bu noktada hatırlatalım; Bugünkü hükümet onu çözüme hazırlamak için, tecridi kaldıracak yanına mahkûm yandaşlarını gönderecek ve marangozluk, terzilik gibi uğraşılarla hayata dönmesinin yollarını hazırlamaya başladı. Bu, diğer mahkûmların “ıslahı hal etmeleri” için uygulanan bir yöntemdir. Soru adıyla müsemma; Türklerden “öç” almaya kendisini adamış bu eşkıya, ıslahı hal eder mi?..

PR KAMPANYASI VE MAŞASI

Özkök de itiraf ediyor. Avukatları şimdi, APO’nun barış havariliğine, kamuoyunda zemin hazırlamak için kesif bir PR (halkla ilişkiler) kampanyası başlattılar. Ve anlaşılıyor ki, Ertuğrul Özkök de, bu kampanyanın maşalarından biri, en elyafı! HÜRRİYET, Türkiye’nin en çok satan gazetesi!

Özkök diyor ki; ”Türkler ve Kürtler bu sorunu samimi olarak çözmek istiyorlarsa, her iki taraf da gerçekten "ezberleri bozacak" şeyler söyleyebilmeli, Çünkü hâlâ şuna inanıyorum. Kürt sorununun çözümünde onun çok önemli bir rolü olabilir… Türkiye'nin bugüne kadar Öcalan'la gerçekçi bir ilişki kurmaya çalışmamasını tarihi bir yanlışlık olarak görüyorum…Yıllardır ben dahil hepimizin resmi tezi onu "çete başı", "elebaşı", "bebek katili" sıfatlarıyla adlandırmak oldu.” Şimdi önümüzde bu sorunu çözmek için daha uygun bir psikolojik iklim var… Ama "hatırlamakla” "unutmamak" arasında çok önemli bir fark var.” Özkök: “Biliyorum” diyor “şehitlerin, gazilerin acısını unutmak, unutulmasını istemek insanın içine sindirebileceği bir duygu değil, ama acıları hatırlayalım, bazı şeyleri de unutalım ki, artık çocuklarımızın dağlarda hayatlarını kaybetmeyeceği, geride acılı anneler, babalar, kardeşler, sevgililer, eşler, çocuklar bırakmayacağı bir ülke yaratalım!
Gerçekten de Güneydoğuyu savaş alına çeviren, Türkü Kürde düşman eden bu savaş sona erdirilmeli. Ama acıları hatırlayınca, unutmak - bu kirli savaşı kimin başlattığını, sürdürdüğünü unutmak mümkün mü? APO’yu bağışlamak mümkün mü? Hükümet unutsa da “ebet müebbet” olması gereken “devletin, onu muhatap alması mümkün mü? Şehit ailelerinin, onu bağışlaması mümkün mü; bağırlarındaki “taş” çok ağır!

Acıdır; Türk milleti büyük millettir- çabuk unutur çabuk bağışlarız ama bunun acılarını çok çektik!

EZBER Mİ?

Özkök “ezber bozmaktan" söz ediyor: yani Kürt sorunu PKK terörü “ezber” – bizim paranoyamız! Ve diyor ki :”Bu sorunun başlamasında elbette devletin hoyrat davranışlarının, muamelesinin etkisi vardı.” Yani, demek ister ki; “Terör örgütünün eylemlerinin başlama nedeni devlettir”!

İYİ ŞEYLER

APO'nun “yol haritasının”, Türkiye - Türkler için “iyi şeyler” olması, eşyanın tabiatına aykırı; yılan deri değiştirse de yılandır ve ona inanmak da gafletten öte bir şey! “Bu iyi şeylerin olması için ortam müsait” diyorlar. Planın ayrıntılarını ve müsait ortamı yarın ele alacağım. Ama önce Başlığında “Türkiye Türklerindir" ibaresi bulunan kurucusu Sedat Simavi ve oğullarının Türklük davalarında öncülük eden HÜRRİYET’İN de, birkaç vatansever yazar olmasa, başlığındaki “Türkiye Türklerindir” ibaresi, antika, gibi, eğreti!

Ve ne acıdır, yılardır başımıza bela olan APO yeni planlarıyla daha büyük bir bela olacak. İdam edilmeyip, “ilerde istimal edilmek üzere” neden, rafa kaldırıldığı anlaşılıyor; Şimdi “Ortam müsait”- “Umudumuz APO”- terörle, istediği yere vardı, silahla yapamadığını “barışla” yapacak!***

 

Yayın Tarihi : 22 Temmuz 2009 Çarşamba 10:28:34


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?