20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Vakıflar, “Vâkıflar” ve Pervasızlar

Aslında biri birleriyle pek ilgili olmaz gibi görünen fakat sonunda aynı kapıya çıkan sözcükler... “Vakıflar” aslında ülkemizde İslam’da ve dünyada muhtelif şekillerde bağışlanan, toplanan para ve edinilen mülklerden oluşan kurumlar... Nemaları özellikle hayır işlerine, kamu hizmetine harcanacak! Fakat amacından şaşmış, başka amaçlara hizmet eden, kirli işlere maske olan “Vakıflar” da yok değil! “Vâkıf” ise bilmiş, bilen anlamında. Farsça “Perva” ise “korku”, “Pervasız” da en iyi manasında “korkusuz” fakat dozu kaçınca hiçbir şeye aldırış etmeyen, hatta “şuursuz” cüretkâr demek oluyor.

***

Yıllar önce Başbakan Erdoğan’a “Fay Hattı Kırılırsa” başlıklı yazımda “Pervasız Kabadayı” demiştim de o “pervasızlığı” en kötü anlamında algılamış, hakkımda tazminat davası açmış ve kazanmıştı. Daha sonra Yargıtay bunun suç olmadığı hususunda içtihat kararı verdi, ama usul hükümlerinin cilvesi; vekâletnamem zamanında dosyaya konmamış olduğu için benim hakkımdaki davasına devam etti. Emekli ve gazi maaşlarıma haciz koydurdu.

***

Şimdi Yargıtay’ın içtihat kararı kale gibi durduğuna göre, Başbakan’ın pervasız kabadayılığı veya “Korkusuz Kaptanlığı” ile ülkenin altındaki kırılgan “fay hattını” çatlattığını söylemek suç mu olur?

Fay hattı, “Kürt Sorunu” ve Erdoğan bu konuda “pervasızlığına” devam ediyor… Makedonya gezisinden dönerken, teröristle pazarlığın deşifre olmasından sonra da meydan okudu: “Görüşmeler gerektiğinde tabii ki olur. MİT niye var? Bunun için var. Gerekirse yine ’Git arkadaş, gerekeni yap’ deriz” dedi. Ben hâlâ muammayı çözemedim: Hem PKK’nın azıtan vahşeti karşısında “ciğerim yanıyor” de ve PKK ile mücadele kararlığını ifade et, hem de katillerle görüşmelere devam et; hem de katillerle görüşmeye devam et, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a Oslo’da PKK eşkıyasıyla görüşmelere, muhabbete devam talimatını, daha da “pervasızca” yenile! Herhalde “hikmeti devlet” olmasa da Erdoğan’ın “hikmeti” Sayın Başbakan bu çay kahve muhabbeti sonunda “Kürt Sorununun” nasıl çözüleceğini, PKK’nın nasıl biteceğini söylese de biz de onun aklıyla geceleri rahat uyusak.

***

Erdoğan aynı konuşmada Türkiye ile Almanya arasında yepyeni tartışma yaratacak bir iddia ortaya attı: “Alman vakıfları PKK’ya yardım ediyor” ...

Aslında iddia yeni değil... 10 yıl öncesinin DGM başsavcısı Nuh Mete Yüksel; Türkiye’de faaliyet gösteren Konrad Adenauer, Friedrich Ebert, Friedrich Naumann ve Heinrich Böll gibi kuruluşların, aslında Türkiye’yi bölmeye çalıştığını iddia etmişti de bu her nedense hükme bağlanmamıştı. Erdoğan’ın şu sırada Türk Alman ilişkilerine gölge düşürmek pahasına bu iddiayı ortaya atmasının sebebi, amacı, bu vakıfların fonlarından yararlanan belediyeler üstünden CHP’ye vurmak.

Ben bu hususta CHP’yi böyle bir şaibeden tenzih ederim... Ancak bu vakıflar mesela, Soros’un fonladığı TESEV vakfı. AB, neden Türkiye’deki etnik gruplara Kürt Sorunu hakkında toplantılar yaptırır ve katılanlara, rapor yazanlara yüksek paralar verir? AB neden gazetecilik dernekleri dahil her meslek kuruluşuna fonlar sağlar ve Güneydoğu’da “eyalet sisteminin” alt yapısını kurmak için para döker?Bu “vakıfların” , AB’nin gerçek amaçlarına “vâkıf” olmamak için sersem ve kör olmak gerekir!
 

Erdoğan, “pervasızlığıyla”, kırk yılda bir gerçeği açıkladı.. Maksadı politika ve dolayısıyla CHP’yi vurmak olsa da!..

Yazıcıoğlu Olayı:

BBP genel başkanı Eahmetli Muhsin yazıcıoğlu ve arkadaşlarının ölümlerine sebep olan helikopter kazası hususunda esrar ve şüpheler devam ettiriliyor. Ve özellikle muvazzaf askerler tutuklanıyor. Herhalde hakikat ortaya çıkacak.

Ben merak ediyorum: Her ölüm olayı ve cinayet araştırılırken ilk soru; “Neden ve kimlerin işi, çıkarları olabilir” şeklindedir. Rahmetli Yazıcıoğlu değerli ve yürekli bir milliyetçi idi… Eğer mevhum Ergenekon örgütünün veya bazı askerler bu suikastı yapmışlarsa neden Yazıcıoğlu’nu öldürmek istemiş olsunlar? Birisi bunu açık seçik söylese… Bana asıl, bu konunun ortaya atılması, gene TSK’ni yıpratmak senaryosunun bir parçası gibi geliyor. ***

Yayın Tarihi : 4 Ekim 2011 Salı 10:04:18


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Edebiyatçı Pakize IP: 95.7.58.xxx Tarih : 4.10.2011 22:04:55

"Sayın Ertaş" yorumcumuzun açıklamalarına "vâkıf" olamadım. Türkçemizi ve Türk gramerimizi böylesine hoyratça harcayan bir kişiye gerekli uyarıda bulunmak zorunluluğunu duydum. Bu "türkçe yazılımı (!)" anlayacağız diye bir de tercüman bulmamız mı gerekli (!) !  


yasar ertas IP: 94.135.148.xxx Tarih : 4.10.2011 11:15:37

Anlayayamak anlayamamak icin bir konuyu anlatirken anlatan kisilerin bir konuyu anlayamamasi icin anlatma cabalari yerine anlayamasi cabalari bizde maalesef en ön saffada Biri bir konu atar arkasindan bakar bu konu uzarda uzar uzadikca uzar sarpalarda sarpalar arap sacina döner anladim sananlarda öyle anladim böyle anladim yardimci olmaya calisir en sonunda herkez hic bir sey anlamaz bu uzayan  isten kimse bir netice cikaramaz ya bikkinlik gelir birakilir üzerine kum serilir öylece birakilir ya yeni bir gündem gelir bu yeni gündem makas gibi eski gündemi keser yeni gündeme devam eder netice hep aynidir hicbir arpa boyu yol alinmaz bu konular bir pasta gibidir kimi fazla kimi az pay alir alamayanlarda ister  pastanin basidakiler bir daha anlatima gecerler yiyemeyenler neden yiyemediklerini anlatatir anlatisina göre anlatanda karistirir anlamaya calisanlarda karistirir Simdi gündem vakif yardim burasi dingonunagiri bir yermiher vakif istedigini yaparmi 1- vakifin is yasalari var sorumlulari var 2-bunlari gec o memleketin sahibi yasalari var bunlari uygulayan kontrol eden bir basimiz var biz desecimde oyumuzu verdik bunlari basa gecirdik ee simdi bas olan isini yapacagina bize sikayet edisi var ee ama böyle yapiyorlar ben ne yapayim demek ne demek biz dert babasimiyiz  HElikopter düstü öyle oldu böyle oldu makamin mercileri rapor tuttu dosya kapandi  biz ne yaptik millet olarak tamam boynumuz kildan ince dedik yasamiza basimiza güvendik dosyayi rafa kaldirdik aradan zaman gecti bastan bir koku geldi öyle degil böyle peki o zamanbasta olanlar bize böyle dedi simdi neden öyle degil böyle imis suc kimde basta öyle isekim bas olarak bu isi dogru bitirmedi ise ya güvendigi imza atan baslar ya basin basi cezayi dogru yu bulup cezalarini cekmeliler milete güveni asilamalilar icimize kurt düsüdünüzmü her dogru isimizde bile bu kurt bizi hepimizi bitirecek görün halimizi


yasar ertas IP: 94.135.148.xxx Tarih : 7.10.2011 17:17:41

Sayin edebiyatci pakize uyari niteligindeki yorumunuza tesekkürler hatali cümlelerim vardir ben türk okularinda yetismedim ben kilometrelerce uzaklarda disardan tv den interneten türkiyeyi görüyor arada bir izinlerde gidiyor görüyor tv lerde haberlerde dizilerde görüyor gittigimde bir baska görüyorum tv dekidizilerdedeki türkiyeyi ariyor bulamiyor üzülüyorum buna ragmen ben yorumlarimi yaparken bazen fikirlerimi tam edebiyatci gibi yazsam bile anlamayanlar cikabilr benim bazi fikir ve görüslerimde size yabanci  olabilir  yorumlarimi  kisadan böyle soru isretli veya ünlem isaretli yazabilirim  sonunda bir gecersiz yorumdur  yorumlarimi okuyanlar biraz irdelemeli biraz kendini zorlamali   bazen sansür bazen sifre koymak mecburiyetindeyim bazi yorumcular cok asiri agiza alinmayacak yorumlar  yazmaktadir  vs,hoyrat yorumum hoyrat türkcem bunlariedebiyatli türkcelarine bes caker  ben bunlari yapamam yapmam yapsamda asiriliga kacamam Bakin sizde fena sayilmayacak sekilde yorumuma tenkit ederek cevap vermissiniz daha baska bir anlatimla daha güzel beklerdim ben yinede biraz gramere  ve öz yazmaya dikkat edecegim bu uyariniz art etmek istemiyorum ama dedimya mektep medrese hele hele kizimin türkcesini duysaniz  ne derler acaba  herhalde hakaret  veya vatandasligindan cikaracak degiliz tesekürler saygilar