19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Vietnam Türkiye

“Güneydoğu sorunu” konusunda yazdıklarıma, AB Dönem Başkanı, Finlandiya’nın Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja’dan, dolaylı da olsa, teyit geldi: Bakan ve tabii AB, Güneydoğumuza, Vietnam gibi, Türkiye’nin oradaki konumuna da, “işgalci” ABD gibi, bakıyorlar. Bakan ,“Türkiye’nin başka bir ülkeye sınır ötesi harekâta girişmesini, ABD’nin, Vietnam savaşı esnasında Kamboçya’ya operasyon düzenlemesine” benzetmiş, “yarar sağlamayacağını. AB ile ilişkilere zarar vereceğini” söylemiş…

Avrupalıların, Türkiye’yi. Türk ordusunu Güneydoğu’da, işgalci addetmeleri yeni bir şey değil: bunu hep ima ettiler söylediler. AB temsilcileri Türkiyeye gelince ilk durakları bu ”işgal altındaki” toprakları ve DTP li Belciye Başkanlarını ziyaret ederek, onların dertlerini dinlemek ve moral vermek! Bu mantığa göre, arzuları, TC’nin ve Ordusunun, Vietnam’da ABD ordusu gibi, batağa saplanması ve sonunda Türk askerlerinim ve bürokratlarının helikopterlere binip kaçmaları. Daha çok beklerler! 

Ve eğer PKK'nın "bitirilmesi" için hala ABD den. Özel koordinatöründen ve Barzanı ve Talabani’den medet umuluyorsa, biz çok bekleriz… Özel “koordinatör” acaba, neyi koordine edecek? _ Kerkük’ü Peşmergelere teslim eden ABD Kürt kartından hiç vaz geçer mi? . “Kürt Kürdü öldürme<” diyen Kürdistan Demokrat Partisi (IKDP) lideri ve ’Kürdistan Bölge Başkanı’ Mesut Barzani, .” Eğer sorunun çözümü için askeri yönteme başvurulursa biz taraf olmayacağız. Çünkü bu sorunun askeri yöntemlerle çözüleceğine inanmıyoruz" diyor… Bu zihniyetteki adamlarla ve hele sözde Irak hükümetiyle ne “koordine” edilecek? Kendimizi hiç aldatmayalım! PKK ve bölücülüğü kendimiz, kendi Ordumuz bitirmelidir! 

PKK NEREDE DOĞDU?
Ama bu konuda, kendi içimizdeki sözde aydınlar ve bazı köşe yazarlarımın kafaları karışık ve kafaları karıştırıyorlar. Can Dündar MİLLİYET’ teki köşesinde, gittikçe yükselen “Ordu neden bitirmiyor bu işi?” tepkilerine, sözü Erman Toroglu’n un, Genelkurmay Başkanlığı konusundaki sözlerine getirerek cevap veriyor.“Terörle kararlı mücadele etmek ve demokrat olmak, birebirine zıt kavramlar değil “ diyor. Zıt kavramlar değil, ama, uygulamada kavramların çatışması: teröristlerle, demokratik yöntemlerle ve zihniyetle mücadele, gerçekte,. imkânsız! Ancak Can Dündar’ın PKK sorunu konusunda bir tespiti var: “ Tarihe bakıldığında” diyor “Toroğlu’nun söylediğinin aksine. Sorunların- Güneydoğu'daki sorunların- kökeninde ‘kodun mu oturturum’ zihniyetini bulmak mümkündür… PKK’ nin 12 Eylülde Diyarbakır’ın fosseptik çukurlarında doğduğu unutulmamalıdır” … 

Can Dündar, “lütfen” ,Terörle mücadelede askeri mücadelenin etkin olarak sürdürülmesinden yana, ama “ aynı zamanda iktisadi, siyasi kökenlerine de inilecek. Bunca gencin, bu kadar büyük öfkeyle dağlara çıkıp askere silah sıkmasının ve bölge halkından destek almasının nedenleri ve çareleri araştırılacak” diyor. 

Dündar kardeşim yanılıyor: Bölücülük ve vurucu gücü PKK,” Diyarbakır'ın " fosseptik çukurlarında",Kürtlere güya yapılan “haksızlıklar”, iktisadi. Siyasi sebepler yüzünden doğmadı. Dündar “tarihi” incelese, gerçek kökenlerinin, Avrupalıların “ Büyük Oyununda” ,ı ajanlarının tahriklerinde, bazı Kürt aşiretlerinim satın alınmasında ve bu tahriklerle çıkarılan isyanlarda olduğunu – ve nihayet PKK’nın ve APO’nun 1961’den sonra ’68 kuşağı tarafından kaynatılan cadı kazanında olduğunu, bilirdi. Hem bu devlet Doğuya oradan aldığından fazlasını vermişken ve Anadolu'da, çok daha yoksul yöreler varken, acaba neden Kürt Gençler dağa çıkarlar? 

.Diyarbakır’ın “fosseptik çukurunda” bölücüler cezalarını buldular ama şimdi aynı çukurda destekçileri, sözde aydınlarla '68’ler vakfıyla buluşuyorlar! 

Can Dündar’ ı, özellikle, .Atatürk’ün in son günlerini anlatan "Sarı zeybek" belgeselinden dolayı çok severim. Ancak anlaşılıyor ki Atatürk sevgisi, Atatürkçülük anlayışı, orada sınırlı kalmış, Eğer, Atatürkçü düşünceyi özümsemiş olsaydı, PKK sorunun Mustafa Kemal’in, Şeyh Sait'i hallettiği gibi. Güneydoğu sorununun da, “Ne Mutlu Türküm diyene” ilkesiyle çözülmesi gerektiğine, o da inanırdı!
Yayın Tarihi : 14 Ağustos 2006 Pazartesi 13:21:22


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?