20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Vurun Kaymakama

Türkiye,her şeyin" alt üst olduğu acayip bir, “Alisin Harikalar alemi” oldu. George Orwell’in “l984” romanındaki gibi “ savaşın barış”, “özgürlüğün kölelik”, “cehaletin kuvvet” anlamına getirildiği bir alem! Kelımelere ters anlamlar yüklendi ; “bayrak paçavra,”,” milliyetçilik faşizm” oldu,,hainler de kahraman – tabii kahramanlar da hain.! …
Orhan Pamuk, milletine ve tarihine ihanet etti, bır yabancı gazeteye tarihinizi jurnal etti , 1.5 milyon Ermeni’yi soykırıma tabi tuttuğumuzu , 30.000 Kürdü öldürdüğümüzü iddia ederek ve düpe düz yalan söyledi. . Liberal-liboş yazarların umurlarında bile olmadı- bazıları ,kerhen, güya, kulağını çektiler ama sonunda “ O büyük yazardır,ne söylese yeridir, onu infaz ettirmeyiz " dediler.,koruma,dokunulmazlık altına aldılar.
YÜREKLİ KAYMAKAM
Amma yürekli bir Türk kaymakamı, Isparta’nın Sütçüler ilçesi Kaymakamı,Mustafa Altıpınar çıktı, ve ilçe halkının infialine de tercüman olarak sembolik bir şekilde kitaplarını toplatmaya ve yakmaya kalktı. Yer yerinde oynadı. Adamı nerdeyse linç edecekler. Belkı de, bu liboş baskısı yüzünden,Bakanlık emrine alınacak, sicili bozulacak ve istikbali karartılacak. Haluk Şahin, Kaymakamın yaptığı "akıldışı faşizmdir" diyor…Ya Orhan Pamuk’un yaptığı ? Herhalde “Akıllı liboşluk” ,ve “entel şıklık”! …İ
İmdi, kitap yakılması çağdaş değil, dinimize küfreden kitapları- Salman Rüşdi’nin kıtaplarını, hatta yakında muhakkak Mustafa Kemal’e de sövecek kitapları dahi a yakamayız…Ama vatansever ve milletseler bır Kaymakam milli infialini gösteremez .Bu kaymakama “vurmak” günün m sporu oldu.Önüne gelen vuruyor. Yok mudur bu vatansevere sahip çıkacak.?
Gene Orwell’in “Hayvan Çiftliği” romanındaki gibi “herkes sözde eşit” ama “liberaller diğerlerinden daha fazlı eşit” – ve güçlü; herkesi manevi baskıları altında tutuyorlar. Ben bile, bu baskı yüzünden, “hainlere hain” dediğim için aforoz ediliyorum ve bunun için de , artık çekinerek yazar oldum.Ama artık liberallerden ve baskılarından korkmuyorum , ona ve Altınoluk Kaymakamına sahip çıkıyorum.
Bu terslik olmasa çok acı- acı olmasa çok tehlikeli, çünkü böylelikle, hainlere –soysuzlara, varoluşumuza karşı tecavüzlere karşı milli kıllı reflekslerimiz,giderek gevşemekte. .
Ama bir şey de var; Ulus Devleti de yıkmak için bunca çabaya ragmen gene de “ Devlet Başa kuzgun leşe” anlayışından , , liberallerin“statükoculuk” dediklerinden,bir şeyler kalmış_ki “Askeri Bürokrasi” hayati konularda direniyor, öncülük yapıyor …” mülki ve adli bürokraside” de hala direnen milli bir çekirdek var…Liberallerin liboşların bütün çabaları bu son kaleleri de yıkmak! ******************************************************
Türkiye, Türk milleti , , bildiğimiz anlamda varolmaya devam ediyorsa , bu ,son tahlilde ,Sütçüler ve Altınoluk Kaymakamının. Bayrağı yerden kaldırıp kurtaran polislerin …devletin haklarını koruyan yargıçların yüz suları hürmetinedir.
Bütün Milliyetçileri bu ihanet rüzgarları karışsında Kaymakam Mustafa Altıpmar’a sahip çıkmaya davet ediyorum… Sahayı liboşlara bırakmayın!…
Yayın Tarihi : 4 Nisan 2005 Pazartesi 00:55:33


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Ah bu yasakçı zihniyet IP: 213.139.192.xxx Tarih : 5.04.2005 09:03:59
Bırakalım artık bu vatan, millet, bayrak sıloganlarını. Ulu önder Kemal Atatürk’ün çizgisine gelelim. Ulu önder kurtuluş savaşını kazanmak için kendisini arkadam hançerlemeye kalkanları bilip onları nasıl kullandıysa onu yapalım. Düzlüğe çıkıncaya kadar hainleri bilelim. Hesabımızı sonra yaparız. Yasakların ülkeyi ne duruma getirdiğini hepimiz biliyoruz. Önemli olan hesabı yanlış olana, onu kazanmaya çalışarak yumuşak uslupla haklı gerekçelere dayanarak cevap verelim. Farkına varmadan ayrımcılık yapmayalım. Kazanmaya çalışalım. Çünkü birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan bir dönemden geçiyoruz.