19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

“Weımar Cumhuriyeti” İkinci Cumhurıyet

Murat Belge “Türkiye’nin Weimar’ı” başlıklı yazısında Türkiye’deki bugünku ortamı ve durumu, Almanya’da Birinci Dünya Savaşından sonra, 1933’de, Hitler’in - Nazılerın, iktidara gelmelerine yol açan “Weimar –Cumhuriyeti” dönemine benzetiyor… Türkiye’de de, milliyetçilerin – faşizmin TSK dışında, fakat emekli komutanlardan güç alarak ve de irticadan endişelenen “laiklerin” de desteğiyle, iktidara gelmeye hazırlandıklarını iddia ediyor! Belge’ k,”Baba ve Piç” romanında Ermeni kahramanına Türklüğe hakaret ettiren, Elif Şafak’a karşı gösterilen tepkiyi, milliyetçi tepkiye örnek gösteriyor! 

Belge. “TSK ‘nin, Orgeneral Hilmi Özkök’ün Genelkurmay Başkanlığında yasadışı girişimlerle ilgisi olmayacağını, net bir şekilde göstermişti.Buna karşılık emeklilikle ve herhangi bır nedenle orduyla ilişkisi kesilenlerin, hiç de azımsanmayacak bır bölümünü .’demokrasi karşıtı cepheyle aynı biçimde düşündükleri mesajını veriyorlar” dedikten sonra.”kodu mu oturtmalıcıların" her türlü değişikliğe (herhalde Genelkurmay Başkanlığındaki değişikliğe demek istiyor) kendi beklentilerinin (yanı darbe veya müdahale beklenti elerinin) gerçekleşmesi umuduyla, baktıklarını yazıyor. 

Önce bir hususa mim koyalım; .subaylarımız emekli vb olduktan sonra mı tepki gösterir oluveriyorlar? Hayır: emekli ve muvazzaf bütün askerlerimiz TC’nin ilkleri ve milliyetçilik hususunda, aynı düşüncededirler!
Ona göre, Elif Şafak’ın, Hukukçular Birliğinin “Türk doğmuş herkesi” davet ettiği, Eylüldeki duruşması.”böyle bir umudun işareti” olarak önemli! 

WEIMAR NE Kİ?
Bu savları tahlil etmeden önce hatırlatalım: “Weimar Cumhuriyeti” Birinci Dünya Harbinde kayser Almanya’sının yenilgisi üzerine, 1919’da Prusya’da Weimar şehrinde toplanan Milli Meclis tarafından kabul edilen Anayasa ıle İmparatorluğunun yerime kurulan Cumhuriyet… Bu “Cumhuriyetin” hükümetleri ve politikacıları, Almanya’ya ağır maddi, manevi koşullar yükleyen Versay Antlaşması “diktasını” kabullenmişlerdi. Bu Cumhuriyet döneminde Almanya’da toplum ahlakı bozulmuş. Liberalizmin son kertesine “ne yaparsan mubah” derecesine varmıştı. Ekonomide vurgun alıp yürümüş, Basın da yozlaşmıştı. Bu kargaşada ve Anayasanın “bolluğundan” Komünist “Spartaküs” başkaldırısı çıkmış ve çoğunlukla emekli subaylardan oluşan milliyetçi milis- “Frei Korps” tarafından bastırılmıştı.

 Bu hareketlerden Hitler’in Nazi -. Nasyonal Sosyalist Hareket çıktı. SS ve SA örgütleriyle sokaklara hakım oldu. Ama neticede, toplumdaki Weimar yozlaşmasına “milliyetçi” tepkilerden yararlanarak 1933’de Hitler serbest seçimlerle oy çokluğuyla iktidara geldi... 

BENZERLİKLER -ARTILAR 
İşte Belge’nin “örnek” veya tehlike olarak gösterdiği “Weimar “ bu!
Ama olayları çerçevelerinden çıkarıp, başka ülkelerde, başka zaman ve zeminlerde, başka koşullardan kaynaklanan olaylarla kıyaslamak yanlış olur… Mesela, bizim Güneydoğu “olayımızı”, İspanya’da, Bask ve Katalan bölgelerindeki duruma benzetip, çözümü, oralardaki çözümlerde aramak gibi!

Almanya’daki “Weimar” dönemi ile bugün Türkiye’deki durum arasında da benzerlikler, var. ,Artı, bugün İktidarda, adeta Türk olmadığını açıkça söyleyenler, kendi maksatlarını yabancıların amaçlarıyla birleştirip TC’ni, kadroları ve giyimleriyle. Atatürk çizgisinden çok gerilere götürmek isteyenler var… Azıya aşmış PKK terörüyle mücadelede Amerikanın icazetini bekleyenler var.

Hatta denebilir ki Murat Belge belki de istemeyerek, ülkedeki bugünku durumun ortaya gerçekçi olarak konulmasına yardım etmiştir. Yani, kısacası, 1919 -1933 arası Almanya’da “milliyetçi tepkiye” sebep olan faktörlerin, bizde, fazlasıyla, mevcut olduğunu o ortaya koymuştur. Ancak, bu noktadan sonra çıkarılan ahkâm abartılı… Mesela, ülkemizde yükselen Milliyetçiliği, “faşizm” diye aşağılamak, liboşların, 2:Cumhuriyetçilerin eski takıntıları!

Belge emekli, vb askerlerin milliyetçi tepkiye destek olduklarını yazıyor. Ve Yeni Genelkurmay Başkanına umutla baktığımızı ben de söyleyeyim. Weimar döneminde, pasif bazı Generallere karşın. Yozlaşmaya ve komünizme karşı direnişte de, emekli ve muvazzaf subaylar yer almışlardı. Alman Ordusunun ve Generallerinin sonra Hitler’e “sadakat yemini edip O’nun sultası altına girmeleri ise, bizimle asla kıyaslanmayacak başka bir durum!

Ülkemizdeki bu tehlikeli gidişe, darbe veya müdahale yapmadan “dur” demenin. Herhalde, anansal başka yolları, direnecek çeşitli kurumları, vardır. Kimse Türk halkını böyle “öcülerle” korkutulamaz- sonunda, milletin dediği olacak!
Yayın Tarihi : 19 Ağustos 2006 Cumartesi 01:01:01
Güncelleme :18 Ağustos 2006 Cuma 13:04:05


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?