20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Yalova -Kaymakamı- Valisi

“Yalova Kaymakamı” değil; “Zümrüt” Yalova il olalı, Yalova Kaymakamı yok, “Yalova Valisi” var. Bu yeni ilimizin Cumhuriyet Valisi de, Dursun Ali Şahin beyefendi, Kartal Kaymakamlığından Valiliğe terfi etmiş, Yalova Valisi olmuş.

Ve bu muhterem “Cumhuriyet Valisi”, İçişleri Bakanlığında, hem de, İçişleri Bakanı Besim Atalay’ın, başından sonuna katıldığı, ”Valiler topaltsında” 19 Mayıs törenlerinde, öğrencilerin robot gibi, Tribünlerde karton kullanarak yaptıkları gösterilerin ve kentlerde gerçekleştirilen yerel kurtuluş günü törenlerinin kaldırılması gerektiğini” söylemiş, demiş ki: “Bu dönemler artık geçti. Çocukları robot gibi kullanmak hoş değil. Bunlar Doğu Blok’undan ithal edilen şeyler”.

Bu sözleri, kimileri tasvip eder, ama çoğumuz, hayret, dehşet ve de kızgınlıkla karşıladık. Önce bunlar Cumhuriyetin en yüksek bir “Mülkiye Amirine” yakışmayan sözler- öneriler.

Habere göre, toplantıdaki diğer Valiler de hayret etmişler, bazıları gülmüşler. Ancak toplantıya Başkanlık eden İçişleri Bakanı Besim Atalay susmuş… Sükût ikrardan ve tasvip etmese de susar, veya Valiye haddini bildirmezse, Valileri de artık böyle konuşurlar!

YALANLAMA

Vali hazretleri, kamuoyundaki tepkileri görünce, hafif çark ediyor, yazılı açıklamasında, “Kutlama törenlerinin icrasına yönelik ifade ettiği sözlerinin yazılı ve sözlü medyada çarpıtıldığını” söylüyor; “19 Mayıs Törenlerinin kaldırılmasını teklif etmedim -. Törenlerden beklenen amacın gerçekleşmediğini ifade etmek maksadıyla; ’19 Mayıs törenlerinde tablolarla yapılan gösteriler var. Bayrak çıkıyor, sözler, yazılar çıkıyor. Bu dönemler geçti. Kutlama adı altında çocuklarımızı robot gibi kullanmak hoş değil. Onların beyinlerinde güzel şeyler oluşturmak gerekli. Zarfın içi önemli, beyin önemli! . Yeni şeyler denenmeli. 19 Mayıs’ı nev-i şahsına münhasıran kutlamak gereklidir’ dedim. Bu ifadelerden 19 Mayıs törenlerinin kaldırılmasını istediğim sonucunun nasıl çıkarıldığı anlaşılamamıştır”.

Sayın Vali: toplantıyı izleyen, haberi yapan gazeteci arkadaşlarımızın, sözlerinizi çarpıtmadıklarını, yorum ve ilave yapmadıklarına inanırım. Yalanlamanızdaki ifadeniz yeter. Özür de ikrar gibi ve mızrak çuvala sığmadı, ”tevil “ götürmedi!”

Hem, Sayın Dursun’un, “sabıkası” var: Kartal Kaymakamı iken, dehşetli bir emir vermiş: “İstiklal Marşı ve Andımızın” gürültü unsuru olduğu, rahatsızlık yarattığını belirterek okullardaki hoparlörlerin sökülmesini buyurmuş! Bilmem siciline işlenmiş mi?

Bu gibi sözler, öneriler, yeni değil… Sayın Dursun'a da, özgü değil... Şu sırada liberal sözde aydınlar tarafından ortaya çıkarılan, bir zihniyetin, ifadesi… Kısacası; Anayasanın “değiştirilemez” maddelerinin ”Türklük” kavramının, resmi dilin değiştirilmesine – TC devletinin temel üniter yapısına kadar. – TC'nin geleneklerini ortadan kaldırmaya, matuf bir süreç yaşıyoruz.

Bu süreçte, Cumhuriyet, 30 Zafer Bayramlarında da, ”Doğu Bloklundan ithal şeyler” diye, askeri geçit yapılmaması hatta tamamen kaldırılması gibi, öneriler yapılıyor. Okullarda Istiklal Marşıyla Bayrak ve and içme yapılmasına karşı itirazlar artıyor. Çünkü ortam ve zemin, müsait!

Yalova Valisinin, açıkça şikâyetçi olduğu “şeyler”, MHP Milletvekili Behiç Çelik’in dediği gibi, “Bunlar devletimizin, milli birlik ve bütünlüğümüzün güzellikleridir.” Ben ekleyim: bunlar “süs “ değildir… “Güzelliklerinden” öte temel unsurlarıdır. Bu şeyler Doğu Blok'undan ithal edilmemiş- Mustafa Kemal tarafından, milletimize Türklük şuuru- öz güven ve çalışkanlık aşılamak için, kitabeleştirilmiş. “Dağa, taşa” “Ne Mutlu Türküm diyene” ibaresiyle yazılmıştı.

Bugün o “belli” zihniyet, amaçlarına ulaşmak için, bunlardan ve Cumhuriyetin geleneklerini ortadan kaldırmaya çalışır… Akılları sıra, “enkazdan” 2.Cumhuriyeti veya "Padişahlığı" çıkaracaklar!

Bu zihniyetin Bölücüler tarafından da, destekleneceği muhakkak!

CUMHURİYET’İN YENİ MÜZELERİ

Bu, temel hatası “zihniyet”, bir “imalat hatasının”, -Hasan Cemal’in- Genelkurmayı “Müze” yapmak önerisi ile aynı kapta çakışıyor…

Süleyman Apaydın ünlü şiirinde, Atatürk’ün ağzından ne yazmıştı: “Yıkın heykellerimi” diye... Ben de söylüyorum: Bununla da kalmayın; ANITKABİR’ini de yıkın. Yıkamazsanız, bu kutsal mekânı da “Genelkurmay” gibi müze yapın... Ve Mustafa Kemal’in mübarek kemiklerini de oradan çıkarıp yakın. Bir daha çıkarılmasın ve canlanmasın diye!.. ***

Yayın Tarihi : 26 Ocak 2011 Çarşamba 13:04:56


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Ergenekon Davalarının Karşıtcısı IP: 88.230.185.xxx Tarih : 26.01.2011 23:39:59

Osmanlıların devamı olan ve On Altıncı Yıldızı şerefleriyle devam ettiren Türk Devletinde, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu temeller yıkılamayacağı gibi, bunu yıkmaya çalışanlar da en yakın bir zamanda helak olup gideceklerdir.


C.yıldız IP: 78.176.188.xxx Tarih : 27.01.2011 11:14:20

Sayın Altemur Kılıç Bey,  Türk tarihi Batı ile mücadeleler tarihidir. Türk olmasaydı Batı tarihi diye birşey olmazdı. Batı; 1699 Karlofça andlaşmasından sonra düşmanın adını belirlemiştir. Bu da TÜRK' tür. Bu andlaşmadan bu güne kadar bize karşı hep düşmanca davranmıştır. Balkan savaşları, Çanakkale savaşı, Sakarya savaşı ile hep bizi yok etme üzerine kurmuştur. İlk defa 1699 da başlayan bu Batı ilerlemesini Mustafa Kemal Paşa Komutasındaki Ordumuz/Milletimiz 13 Eylül 1921 tarihinde Haymana ovasında ki DUA TEPE de durdurmuştur. 302 yıllık makus talihimiz bu tarihte bizim lehimize dönmüştür.  Bundan sonra Batı bu topraklar üzerindeki her faaliyeti Önderimizin akılcı planları ile zayıflatılmıştır. Ama Batı savaştan vazgeçmemiş, askeri harekatlarla bizi yok edemiyeceğini anlamış taktik değiştirerek bizi içten çökertme projelerini ortaya koymuştur. 1950 den sonra bizi ekonomik olarak kendisine bağlamış, borçlandırmış, içimizdeki ayrılıkçı fikir ve kişileri desteklemiştir. Bu devam etmektedir. Silahlı Sol-Sağ, Türk-Kürt, Alevi-sunni, Laik-müslüman, Başı açık-Başı kapalı, Hristiyan, Ermeni... vb. içten karıştırmaktadır. Milli bayramların ve anma günlerinin zayıflatılması veya ortadan kaldırılması da bu planın içindedir. Özellikle 19 Mayıs Batının hiç beklemediği bir direnişin başladığı simgesel ve Türk tarihi için önemli bir gündür. Savaş başka mecrada devam etmektedir. Bizi AB ye almamalarının ve 120 ülkenin vize uygulaması bu savaşın bir göstergesidir. Tarihte olduğu ecdadımız gibi  akılcı ve sabırla bu mücadeleyi ortak akılla kazanacağımızdan eminim. " Buğulu gözlerimizle ve sabırla karşı duracağız."  Saygılarımı sunarım.