2
Mayıs
2025
Cuma
ANASAYFA

Yılanların Öcü

Önceki akşam CNN TÜRK’ deki “Liderler Zirvesi” programında, milletvekili adaylarından, BDP eski “eş” Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı dinledim. İtiraf ederim meydanlarda, “Demokratik Özerklik- yoksa 15 Haziran’da kıyamet" diyen bu zat, televizyonda çok dikkatli, ölçülü konuştu… “Keklik çantada iken” – “fincancı katırlarını ürkütmek” gerekiyor! Demirtaş, özetle:”Aynı topraklarda Türk Bayrağı altında, birlikte yaşamak isteriz” dedi. Bu sözler, asla vazgeçemeyecekleri belli, “Demokratik Özerklik” talebiyle, bu talebin kaçınılmaz sonucu, “Büyük Kürdistan” amacıyla, nasıl bağdaşır? Demirtaş herhalde, AKP hükümeti tarafından -verilmiş vaatlere- rağmen, operasyonların durdurulmamasından yakınırken, PKK terörünün, kent sokaklarında, BDP tarafından temin edilmiş Molotof kokteylleriyle devam etmesi gerçeği karşısında öyle maharetle kıvırdı ki, doğrusu hayran oldum! Bunlar ayrı konu ama “mim” konması gerekir.

Demirtaş’ın dikkatli söylemlerinden ortaya, asıl gerçek çıkıyor. Hükümetin veya Devletin “bazı adamları” İmralı’da, Kandilde bazı vaatler vermişler. Bunların arasında, “Yeni Anayasa” konusunda da, vaatler var. AKP, 12 Haziran seçimlerinden gene birinci Parti olarak çıkar ve Erdoğan, TBMM’ne 367 adamını sokarsa, “Yeni Anayasada”, “değiştirilmesi” teklif edilemeyecek maddeleri – “Türklük Kavramı” ve “üniter ulus devlet ilkesi” değiştirilebilir... Demirtaş bunun adını koydu: ”Anayasal Vatandaşlık”! Ve Demirtaş ağzından kaçırdı; umutları mesela Genelkurmayın Milli Savunma Bakanlığına bağlanması... Umutları-maksatları, ordudan öç almaktan öte. TSK’ni güçsüz, etkisiz kılmak! Ve ne acıdır; bu hususta, AKP ile “birleşiyorlar" demeye dilim varmıyor ama “örtüşüyorlar”!

**

AKP - Cemaatler, yobazlar, TC'ni, Atatürk Devrimlerini, koruduğu, kolladığı için, Türk Ordusundan, öç almak, kurtulmak isterler, bu “engel” ortadan kalkarsa, amaçlarına ulaşacaklardır.

**

Son zamanlarda bunun kişisel tezahürlerine tanık olmaktayız… Askerlik görevi yaparken, üstlerinden, komutanlardan ceza almış bazıları için, şimdi, koskoca generalleri, ifade vermeye çağırmak – “esas duruşta” sorgulamak, “otur-kalk” - “ayakta bekle” demek, ne büyük keyif!..

Erdoğan unutmaz… Engin Alan Paşanın sözde “saygısızlığını" hiç unutmadı ve bağışlamadı. Biz Paşanın Savcılar tarafından, Balyoz davasından suçlandığını –tutuklandığını- sanıyorduk meğer öyle değilmiş. Erdoğan malum üslubuyla, itiraf ediyor; Engin Alan Paşa için: “ Sevsinler böyle onurlu generali. O da payını aldı. Beklentisi çok büyüktü orgeneral olmayı bekliyordu ama olamadı. Niye? Çünkü ödemesi gereken bir ceza vardı" diyor. Askerlik görevini kantinde yapmış birisi için ne büyük zevk!

**

Ve şu sırada TSK’ne yargının, yeni “tasarrufu”: Altısı General, 7 muvazzaf komutan, ifade vermeye çağrılıyor. Genelkurmay bunun ardından, geleneksel olarak, Cumhurbaşkanın ve Başbakanın davetli olacakları iki planlı ve önemli tatbikatı iptal ediyor!.. Bunun, başka “askeri” gerekçeleri mi var; her er türlü spekülasyona açık.

**

Şu duruma bir bakın; bu önemli tatbikatları yönetecek Amiraller Generaller ve komutanlar, şu sırada tutuklu ve ifade vermekteler. Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç’ın iki kez müebbet hapse mahkûm edilmesi isteniyor! Bırakın Genelkurmayı siz, Kamu vicdanı rahatsız olmaz mı? Yabancılar hayret etmezler. İç ve dış düşmanlar sevinmezler mi?

**

İfade vermeye çağrılanlar arasında, Hava Kuvvetleri Komutanı olacağı muhakkak Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Bilgin Balanlı da var... Malum çevreler bir süredir bu değerli Atatürkçü Paşanın, önünü kesmek için, tezgâh-tuzak kurmuşlardı. Hükümetin de, Komutandan pek hoşlanmadığı da malum idi.

TSK’nin başka değerli, Atatürkçü Komutan var. Tezgâhın hepsini bertaraf etmesi mümkün değil, ama gene de yol oluyor ve anlaşılan bu “tezgâh” durmayacak! Fakat daha acısı - vahimi, bir TC Hükümetinin, kendi Ordusu, Komutanlarıyla, adeta, savaş halinde olması!

APO, 15 Haziran’da kıyametini koparacak. İç savaş çıkaracaklar. Hükümet o zaman ne yapacak? “Ordunun vesayeti altına girmeyiz” diye, Türk Ordusunun iç düşmanlara karşı görevini yapmasına engel mi olacak? Sonunda gerekirse, “Sıkı Yönetim” ilan etmeyecek mi? Asıl, Vatanın tehlikeye düşmesi halinde, o kumutanların, elleri, kolları bağlı mı kalacaklar? ***

Yayın Tarihi : 28 Mayıs 2011 Cumartesi 00:39:07


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?