"Erivan xeberdide, guhderen eziz, naha bibızın deng u behzen teze." yani, 'Erivan Radyosu haberleri sunar, değerli dinleyiciler şimdi yeni haberler dinleyeceksiniz.' repliği radyonun kısa dalgasından dünyaya yayıldığında, bütün kulaklar Erivan'a döner, yasaklı anadilinde dünya havadisleri ile ilgili bir şeyler duymak isteyenler dikkat kesilirdi.
En çok da Kürtçeden başka lisanda anlaşamayan kadınlar beklerdi radyonun yayın saatlerini. Bazen ona eşlik eden yardımcı spikerler olsa da, haberleri o sunar, müzik anonslarını o yapardı. Tam 49 yıldır Erivan Radyosu'nun Kürtçe haberlerini okuyan Kereme Sayed'in ulaştığı ün şimdiye kadar hiçbir Kürtçe okuyan spikere nasip olmadı. Onun yeri ayrı. Erivan Radyosu'nda ziyaret ettiğimiz Sayed, 1955 yılında, yani radyonun kuruluşuyla birlikte göreve başlamış. 70 yaşındaki Kereme Amca hâlâ görevinin başında. Erivan Radyosu'nun yüksek tavanlı loş koridorlarında sessiz ve bilge yürüyüşüyle, duruşuyla saygı uyandırıyor. Radyo yayınlarının ekonomik sebeplerle yarım saate inmesi, kendisini biraz üzse de sebebini izah ediyor. "Sadece Kürtçe radyo yayınları değil, diğer dillerde, hatta Ermenice yayınlar da azaldı." diyor.
Kereme Sayed, o kadar kendi dünyasında yaşıyor ki, açıkçası kendi dilinde dünyada nelerin olup bittiğini bile takip edemiyor. Bir zamanlar en büyük dinleyici kitlesinin olduğu Türkiye'de köprünün altından çok sular aktığının farkında değil. Özel radyolar bir yana, Türkiye'de devletin kanalından günde 24 saat Kürtçe televizyon ve radyo yayını yapıldığını bilmiyor.
1500'den fazla kayıt var
2007 yılında yılın gazetecisi olarak Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın elinden madalya alan ve yakasından çıkarmayan Sayed, sadece Kürtçe yayınların değil bütün radyonun en eski çalışanı.
Radyonun popüler olduğu 60'lı yıllardan 1987 yılına kadar günde bir buçuk saatlik yayın yapılırken çalışanlar da fazlaymış. Şimdi Kereme Bey'in oğlu Titale ve kızı Leyla ile günde yarım saatle iktifa ediyor. Sovyetler Birliği perspektifinden propaganda amaçlı yapılan yayınlar şimdi Ermenistan'ın resmî görüşü çerçevesinde yapılıyor. Verilecek haberler yayın yapılan Türkçe ve Farsça da dahil 12 dilde ortak bir redaksiyonla seçilip tercümesi yapılarak spikerlere veriliyor.
Sovyetler Birliği'nin propaganda amacıyla kurduğu ve Komünist Parti'nin propogandasını yaptığı yıllarda, ne soğuk savaş ne kıtalararası füze savaşları önemliydi Kürt dinleyiciler için. Kruşçev, Brejnev veya Gorbaçov isimleri Kürtlere uzay kadar uzaktı. Onlar kendi dillerinde birkaç türkü dinlemek, dünya havadislerini kendi dillerinden konuşan bir spikerin dilinden duymanın dayanılmaz hazzını yaşıyorlardı. Erivan Radyosu'ndan dünyaya yayılan türküler efsane oluyordu. En güzel örnek ise Kürt ağanın kızı Telli ile köylü Miho'nun dillere destan sevda hikâyesini anlatan 'De Miho' türküsü. Kayıtları Erivan Radyosu'nda yapıldığında, Fatma İsa'yı kimse tanımıyordu.
Pille çalışan transistörlü radyoların frekanslarından yankılanan ses sadece Ermenistan'daki Müslüman ve Yezidi Kürtler arasında değil, Erbil'de, Süleymaniye'de, Diyarbakır'da ve Kürtçenin konuşulduğu bütün komşu coğrafyalara aynı hüznü ulaştırıyordu. Bir şarkıyla bütün gönüllerde kendine yer edinen İsa, 1972 yılında Kürtçenin konuşulduğu bölgelerde yapılan bir yetenek taramasında keşfedilmişti. Erivan'a geldi, türküsünü okudu ve bir daha da ne kayıt kaptırdı ne de sahneye çıktı. Yaptığı o bir kayıt ise her şeye bedeldi. Yıllar boyu yasak ve korsan kasetlerle, radyolarla kulaktan kulağa yayıldı. Bugün Erivan Radyosu'nun Kürtçe bölümünde kaydedilen türküler devasa bir arşiv oluşturuyor. Radyonun genel direktörü Armen Amirian'ın verdiği bilgiye göre dünyanın en önemli Kürtçe müzik arşivlerinden birine sahipler ve bununla gurur duyuyorlar. 1500'den fazla kasette ve taş plakta kayıtlı beste ve anonim eserlerin birçoğu ilk ve son kez Erivan Radyosu'nda kaydedilmiş ve saklanmış...
Erivan Radyosu'ndan kurulduğu 1955 yılından bu yana kimler gelip geçmemiş ki: Mame Ele Etmanki, Lawike Metini, Mirzike Zaza, Derweşte Evdi, Asliqa Qadir... Tabii ki Şivan Perwer. Efsanevi ses Ayşe Şan elbette. Modern Kürt müziği yapan Ciwan Haco da rahatlıkla kendine yer bulabilmiş.
İnteraktif bir yayın yapmasalar da 150 saatten fazla dinleyici isteklerini içeren kayıt var. Mektuplar da eksik olmuyor. Radyona Rewane, yani Erivan Radyosu'nu zamanın diğer örneklerinden, Urumiye ve Bağdat radyolarından ayıran ise çalınan müziklerde daha çok Türkiye Kürtlerinin de bildiği ve benimsediği davul, zurna ve ney gibi yöresel Anadolu çalgılarını kullanması. Diğer radyolar daha çok Ortadoğu ve Arap müzik aletlerini tercih ediyorlarmış çünkü.