Amerika’nın efsane gazetecisi ve Washington Post’un yayıncısı Katharine Graham’ın ölümünden sonra onun yerine geçen torunu Katharine Weymouth’un adı skandallarla anılıyor. Weymouth, ünlü siyasetçi ve iş adamlarına evinde 25 bin dolara davet verince sert eleştirilere hedef oldu.
Amerika’da ciddi ve köklü gazete denince akla iki gazete gelir: New York Times ve Washington Post. Bu büyük yayınların arkasında ise iki büyük ve köklü aile vardır. Sulzberger ve Graham ailesi. Sulzberger’lerin New York Times’ı tarihinin en büyük darbelerinden birini çok kısa bir süre önce, 2003 yılında, çok güvenilen muhabirleri Jayson Blair’in yazdığı haberlerin “hayal mahsulü” olduğunun ortaya çıkmasıyla aldı. Blair hemen gazeteden uzaklaştırıldı ama New York Times’ın o sarsılmaz güven imajı büyük bir darbe yedi. Şimdi de Graham ailesi benzer bir krizi Washington Post ile yaşıyor. Ailenin imajına darbeyi vuran ise daha geçtiğimiz yıl gazetenin başına getirdikleri torunları!
Başkan Nixon’ın sonunu getiren Watergate skandalını ortaya çıkarmakla gurur duyan Washington Post’un o dönemdeki yayıncısı Katharine Graham, Amerika’nın efsaneleşmiş gazetecileri arasında gösterilir. 2001 yılında hayatını kaybeden Graham, ölümünden 3 yıl önce yazdığı anılarıyla gazeteciliğin Oscar’ı olan Pulitzer Ödülü’ne de layık görülmüştü. Washington Post’un onun döneminde “peak” yaptığı ve 800 bin düzenli okuyucu rakamına ulaştığını da hatırlatmak gerekir. Yani Amerikan basınında Washington Post ve Katharine Graham’in büyük bir yeri vardır. Öyle ki Graham’in başarılarından etkilenen dünyanın en zengin yatırımcılarından Warren Buffett, “Bu gazeteye para yatırılır” diyerek şirkete yüklü bir miktar yatırıp ortak olmuştu.
Harvard, Oxford ve Stanford’da eğitim
İşte bu efsanevi gazetecinin torunu olan ve onunla aynı adı taşıyan 45 yaşındaki Katharine Weymouth (Graham), şimdi gazete tarihin en büyük skandallarından birine imza atarak Washington Post’un saygınlığını hiçe saymakla suçlanıyor. Hem de dünyaca ünlü moda dergisi Vogue dergisine çok havalı bir poz verip gazetede yapacağı değişiklikleri anlattığı ay... Oysa ki Graham ailesi bundan 1 yıl önce, dünyanın en iyi 3 okulu olarak nitelendirilen Harvard, Oxford ve Stanford üniversitelerinde yıllarca eğitim alan kızlarının bu görev için ideal kişi olduğunu düşünerek Katharine’i Washington Post’un yayıncısı ilan etmişlerdi. Amcası Donald’ın Washington Post Company’nin yönetim kurulu başkanlığından ayrılmasının ardından da hem Washington Post hem de Newsweek’e sahip olan bu şirketin başına geçeceği müjdesini vermişlerdi.
Katharine ilk iş olarak gazetenin 600 binli sayılara gerileyen tirajını ve buna paralel olarak gerileyen gelirlerini toparlama sözü verdi. Bunun için gazetenin baştan aşağı yenileneceği ve 2010 yılında yeni bir tasarımla okuyucunun karşısına çıkacağı açıklandı. Washington Post’un, New York Times’ın çok gerisinde kalan internet sitesinin de yenilenmesi kararı alındı. Kendisinden önce gazetenin yayıncılığını üstlenen ailenin 4 üyesinden farklı olarak yazı işleri katında değil de reklam katında oturmayı tercih eden Katherine, tüm bu projelerini açıkladığında yönetim kurulu tarafından alkışlanmıştı. Ancak geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan bir “marifeti” tüm eleştiri oklarının bir anda kendisine yönelmesine sebep oldu.
New York Times yerden yere vurdu
3 Temmuz 2009’da Amerika’da medya ve siyaset skandallarını patlatmasıyla bilinen Politico, Katharine’in ailenin kendisine tahsis edilen küçük malikanesinde akşam yemekleri ve partiler düzenlediğini, bu partilerde ülkenin önde gelen lobicilerini iş adamı ve siyasetçilerle buluşturduğunu ortaya çıkardı. Bu parti ve yemeklere katılım ise kişi başına 25 bin dolardı. Görüşmeler sırasında basına hiçbir şey sızmaması için her iki taraftan da sözlü güvence alınıyor, buluşma Washington Post’un saygınlığının güvencesi altında gerçekleşiyordu. Ancak Politico’nun patlattığı bu haber sonrasında, gazetenin en büyük rakibi New York Times, “Washington Post ve patronu Katharine Graham, bir kısım insanlara siyasetçiler ve saygın iş adamlarıyla görüşme etkinliklerine bilet mi satmaya başladı?” ifadelerini içeren sert bir eleştiri yazısı yayınladı. Hatta Katharine’e kendisi Washington Post’un başına gelmeden önce ABD tarihine “lobici skandalı” olarak geçen ve Jack Abramoff adlı lobicinin 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılmasına sebep olan olayı ortaya çıkaran gazetenin kendisininki olduğunu da hatırlattı.
Skandal sonrası büyükannesinin mirasına layık olamadığı ve ailenin küçük düşmesine sebep olduğu eleştirilerine maruz kalan Katharine, en azından gazetenin mali durumunu düzelterek kendisini kanıtlama peşine düştü. Kariyerinin en önemli aşamasına ise bir özürle başlamak zorunda kaldı.
...Ve gelen özür
Washington Post’un büyük bölümü her şeyden habersiz olan yazı işleri kadrosu da, “Kendimizi para karşılığı kucak dansı yapan striptizciler gibi hissediyoruz. Hiçbir para Washington Post’u satın alamamalı” diye şikayet edince Katharine, gazetede okuyuculara ve Washington Post çalışanlarına hitaben bir özür yazısı kaleme aldı. “Yenilik planlarım rayından çıktığı için herkesten özür diliyorum. Benim amacım gazetecileri, iş adamlarını ve siyasetçileri informal bir ortamda bir araya getirmekti. Kimseye çıkar sağlamak amacında değildim” ifadesini kullandı.