20
Mart
2026
Cuma
MEDYA

Sesini yükseltenlere gözdağı

Petrol sayesinde Batı desteği alan Azeri lider, sesini yükseltenleri hapis ve gözdağıyla susturuyor. Aliyev’in başarısı büyük oranda bağımsız medyaya yaptığı baskıya dayanıyor; giderek daha az sayıda gazeteci hassas konuları işlemeye istek duyuyor; en tehlikeli haber konusuysa başkan

Gürcistan ve Rusya krizine ve krizin dirilttiği eski korkulara odaklanan dünya, Kafkaslar’da gelişen bir başka önemli hikâyeyi, Azerbaycan’ı gözden kaçırıyor. Petrol zengini Hazar denizi ülkesi, bir ay sonra devlet başkanını seçmek için sandık başına gidecek, fakat sürece ‘seçim’ demek pek mümkün değil.
Halihazırda koltukta oturan İlham Aliyev’in (başkanlığı 2003’te babası Haydar Aliyev’den kolayca miras alan otoriter liderin) seçimi ezici üstünlükle kazanıp beş yıl daha görevde kalması bekleniyor. Parçalanmış, zor durumda ve hayal kırıklığı içindeki muhalefet, parlamentonun seçim yasasında adil bir seçimin görüntüsünü bile imkânsız kılan
kısıtlayıcı değişiklikleri kabul etmesi sonrası seçimi boykot edeceğini açıkladı.
Değişiklikler seçimden önceki kampanya süresini 75 güne indiriyor, adayların devlet televizyonunda konuşma hakkını ortadan kaldırıyor ve muhalefeti seçim komisyonlarında eşit temsilden mahrum bırakıyor -halbuki bu sonuncusu, hile ihtimalini önlemek veya en azından asgariye indirmek bakımından kilit önem taşıyor.

Gazeteciler iftiraya uğruyor
Bazı muhalefet liderleri sonradan tekrar aday oldular, fakat asıl önemli isimler adaylığını koymadı. Sonuçta 15 Ekim’de Aliyev altı hiç bilinmeyen rakiple yarışıp kuşkusuz kazanacak. Azerbaycanlılara da formalite icabı ‘seçim yapmak’ kalacak.
Görevdeki beş yılında küçük Aliyev yüce yönetici sıfatıyla konumunu sağlamlaştırdı - kabine, meclis, ordu ve adalet üzerindeki otoritesini sürdürdü. Merkezileştirdiği rejimi, küresel petrol talebi ve Batı’nın anti-terörizmde ortak ihtiyacıyla dışardan da destek buldu. Azerbaycan ABD ve AB için stratejik öneme sahip - Hazar Denizi, Rus ve Körfez’e alternatif teşkil ediyor ve Batı, İran sınırında istikrarlı bir ortağa ihtiyaç duyuyor. Bu çıkarlar, Azeri yetkililerin ülke içindeki insan hakları ihlallerine ses çıkarılmamasını
getiriyor. Ülke içinde sesini yükseltenler hapis, şiddet ve gözdağıyla susturuluyor.
‘Elmar’ın Katillerini Bulmak’ adlı yeni bir raporda Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Aliyev’in başarısının büyük oranda bağımsız medya üzerindeki baskısına dayandığını vurguluyor. Ülkedeki en etkili haber mecrası olan televizyon, ya doğrudan doğruya ya da Aliyev yanlısı sahipler aracılığıyla hükümetin kontrolünde. Düşük dolaşımlı basılı medya daha fazla editöryel özgürlüğe sahip, fakat kamuoyu üzerindeki etkisi az. Ve yetkililerin eleştirel gazeteciler üzerindeki baskısı nedeniyle giderek daha az gazeteci hassas konuları işlemeye istek duyuyor; en tehlikeli haber konusuysa başkan ve ailesi. Burunlarından kıl aldırmayan yetkililer, gazetecilere karşı sık sık iftira suçlaması yönelterek, hapis cezaları ve yüksek tazminatlar istiyorlar. Mahkemeler bu talepleri genellikle uygun buluyor. Hükümet, Avrupa Konseyi ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası örgütlerin iftira davalarına son vermesi yönündeki çağrılarına direniyor.
CPJ’nin araştırmasına göre Azerbaycan 2007’de sırf işlerini yaptıkları için 10 gazeteciyi hapse attığında, Avrupa ve Orta Asya’nın hapiste en fazla gazetecisi olan ülkesi unvanını da elde etti. Bu gazetecilerden bazıları sonradan afla salıverildi, fakat en eleştirel olanları hapiste kaldı. Bunlar arasında, şu an kapatılmış olan haftalık bağımsız Realny Azerbaycan
gazetesinin editörü Eynulla Fatullayev ve muhalefet yanlısı Azadlık gazetesinden Sakit ve Genimet Zahidov kardeşler de var. Gazeteciler holiganlık, uyuşturucu bulundurma ve terörizm gibi uyduruk suçlamalar üzerinden hapis cezaları yatıyor. CPJ suçlamaların sahte ve siyasi olduğunu belirtiyor.

‘Katili buldu diye hapse atıldı’
Eyhulla Fatullayev’in hapse atılması, Azeri yetkililerin hassas meselelerdeki bağımsız haberciliği bastırmak konusunda ne kadar ileri gidebileceğinin simgesi niteliğinde. 2005’te patronu ve akıl hocası Elmar Hüseynov’un planlı görünen bir cinayete kurban gitmesine dair yürüttüğü inatçı araştırmanın ardından Fatullayev (en ağırı terörizm olmak üzere) bir dizi sahte suçlamayla yüz yüze kaldı ve sekiz buçuk yıl ağır hapse çarptırıldı. Fatullayev, cinayeti çözme idarelerini sorgulayarak yetkilileri kızdırmış ve söylendiğine göre Hüseynov’un katil zanlılarından birini bulup konuşmuştu.
Fatullayev demir parmaklıklar arkasında ve şu an Hüseynov suikastına dair hiçbir resmi kovuşturma yok. Cinayet hâlâ çözülmüş değil ve Hüseynov’un katilleri ellerine kollarını sallayarak dolaşıyor.
Hüseynov’un öldürülmesini müteakip yetkililer, en az sekiz gazeteciye yönelik ağır saldırıları da araştırmayı başaramadı. Mayısta bir haftalık bir Bakü ziyaretinde CPJ üyeleri kurbanlarla konuştu ve onların hükümetin görmezden gelmesine ve en az bir vakada saldırılara iştirak etmesine dair anlattıklarını kaydetti.
Hüseynov’un aile üyeleri de yetkililerin tavrına dair hayal kırıklıklarını CPJ’ye aktararak, araştırmanın kafa karıştırıcı ve kapalı kapılar ardında olduğunu belirtti. Azeri yetkilileri, Hüseynov’un katillerini bulmak yönünde kaydedilen ilerleme konusunda ağızlarını açmıyor. Geçenlerde iki cinayet zanlısının (Azeri kökenli Gürcistan vatandaşları Tahir Hübavov ve Teymuraz Aliyev) yakalanması konusundaki esas sorumluluğu açıkça Interpol’ün üstüne attılar. Fakat CPJ’nin araştırmasına göre devletin sicili bu iddiayı desteklemiyor. Aliyev yönetiminden bir yetkili CPJ’yi Bakü’nün Hüseynov cinayetini çözmeye ‘kesin kararlı’ olduğu konusunda temin etti. Fakat devletin sicili bunun hiç de böyle olmadığını da gösteriyor.

Petrol ve İran laneti
Uluslararası toplum (haklı olarak) Gürcü-Rus ve bunun Doğu’yla Batı arasında yol açtığı ihtilafı yatıştırmakla meşgul. Fakat Azerbaycan’ı da unutmamalı ve Azeri hükümetini insan haklarına saygı göstermeye çağırmalıyız. Azadlık gazetesinin editörü Azer Ahmedov CPJ’ye şunları söylüyor: “Siz de bilirsiniz ki kusursuz bir dünyada insanların enerji kaynağına sahip oldukları için mutluluk duyması mantıklıdır. Fakat Azerbaycan’da biz tam tersini söylüyoruz -petrolümüz olmasaydı daha iyi durumda olurduk.”
Editörü Genimet Zahidov ‘holiganlık’ nedeniyle hapiste olan Ahmedov CPJ’ye, Azerbaycan’ın petrol kaynakları ve İran’a yakın coğrafi konumuyla ‘lanetlendiğini’ anlatıyor ve şöyle devam ediyor: “Şeytanla derin mavi deniz arasında sıkışmışız. İnsan haklarının Batı’nın gündeminin alt sıralarında olduğu gerçeğiyle yüz yüzeyiz.” Uluslararası toplum Ahmedov’u haksız çıkarmak için çalışmalı - bunun yolu da hapisteki bütün gazetecilerin bırakılması, iftiranın suç olmaktan çıkarılması, gazetecilere yönelik şiddet konusunda zamanında ve kapsamlı soruşturma açılmasını talep etmekten, Azeri hükümetine de basının işini misilleme korkusu olmadan yapmasına için vermesi çağrısı yapmaktan geçiyor. (Gazetecileri Koruma Komitesi Avrupa ve Orta Asya Programı koordinatörü, 17 Eylül 2008)

Nina Ognianova / Radikal
Yayın Tarihi : 21 Eylül 2008 Pazar 12:02:56


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?