19
Mart
2026
Perşembe
TURİZM

Padesa hayat verecek

Pedasa Antik Kenti kazıları Bodrum’un çehresini değiştirecek...

Neden mi? Çünkü kentte M. Ö. 2 bin yılından başlayan ve Bizans dönemi sonlarına kadar uzanan dönem gün ışığına çıktı. Ben de Konacık’ta yürütülen kazı çalışmalarını Belediye Başkanı Mehmet Tosun ile birlikte izledim. Tosun “Pedasa gün yüzüne çıktıktan sonra Bodrum’da turizm yılın 12 ayına yayılacak” diyor.

Altı yıldır yüzey araştırmaları sürdürülen, geçtiğimiz yıl da yapılan kazılarda önemli kalıntıların ortaya çıkması Pedasa’nın önemini daha da artırıyor. Çünkü Konacık’ta bulunan bu antik kent sayesinde Bodrum’daki turizm 12 aya yayılabilecek. Konacık Belediye Başkanı ve aynı zamanda Bodrum Yarımadası Belediyeler Birliği Başkanı Mehmet Tosun; “Konacık’ta sürdürülen Pedesa kazı çalışmaları her gün yeni bir tarihi kalıntıyı ortaya çıkarıyor. Gelecekte Pedesa, Bodrum’un tarih, kültür merkezi olarak, her zaman yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilecek” diyor. Belediye Başkanı Mehmet Tosun; Pedesa’nın gün yüzüne çıkmasıyla birlikte Bodrum’da kültür turizminin canlanacağını ve turizmin sadece üç aya değil, yılın 12 ayına yayılacağını da belirtiyor.


İş adamları sponsor oluyor kazılar daha da hızlanıyor

Pedesa kazıları, Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun denetiminde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Muğla Üniversitesi’nden Prof. Dr. Adnan Diler ve ekibindeki arkeologlar ile üniversite öğrencileri tarafından sürdürülüyor. Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak ve Konacık Belediye Başkanı Mehmet Tosun’un özel ilgisi sonucu birbirinden önemli kalıntılar gün yüzüne çıkarılıyor. Konacık Belediyesi’nin kısıtlı mali imkanları ve Vali Altıparmak ile Başkan Mehmet Tosun’un sponsorluk girişimleri sonucu antik kentteki kazılar bazı ünlü işadamları tarafından da olumlu karşılanıyor. Mesela iş adamı Yüksel Çağlar, Pedesa’daki kazıların bir bölümünün sponsorluğunu üstlenmiş. Pedesa’daki kazı çalışmaları sonuçlandığında Bodrum’a akın edecek turistlerin daha ziyade tarih ve kültür ziyaretleri ağırlık kazanacağa benziyor.


Pedesa’nın tarihçesi


Halikarnasos Yarımadası’nı da içinde bulunduğu Karia Bölgesi, Anadolu’nun doğu ve batı kültürlerinin buluştuğu güneybatı köşesinde, antik yerleşimler bakımından en zengin bölgelerinden biri. Homeros’un aktardığına göre Troya Savaşı sırasında Karyalılar ile birlikte Troya yandaşı olan Leleg halkı, Troya’nın güneyinde Pedasos şehrinde yaşarken, Troya savaşı sonrasında güneye inerek Karya Bölgesi’nde Halikarnassos civarına yerleşti. “Pedasesliler Halikarnassos’un ötesinde kıyıdan içeride oturuyorlardı” diyen antik yazar Herodotos, Pedasa’nın lokalizasyonu için en önemli bilgiyi veriyor. Herodotos’un bu anlatımı 2008 yılında Tapınak terasında bulunan bir yazıtla da ispatlandı. Yerleşimin merkezindeki akropol, nekropol alanları, tarım terasları ve çiftlik evleri ile bir Leleg kentini oluşturan unsurlara sahip. Bugüne dek sürdürülen kazı ve araştırmalar, M.Ö. 2 bin yılından itibaren başlayan ve Bizans’ın sonlarına kadar uzanan dönemi gün ışığına çıkardı.


Karakol binası


Kent girişindeki modern yolun kuzeyinde yer alan dikdörtgen planlı yapı kalıntısı, Maussollos dönemi işçiliği gösteren bosajlı izodom duvarları ve batı yanındaki monolit sütunu ile daha önce kenti ziyaret eden gezgin ve araştırmacılar tarafından Herodotos’un sözünü ettiği “Athena Kutsal Alan” olarak yorumlandı. Kalıntının gerçek işlevini anlamaya yönelik başlatılan çalışmalar sonucunda yapının tapınak olmadığı kesinlik kazandı. Dıştan 12x8 m. ölçülerindeki kalıntının dış duvarları yapıyı üç mekana ayıran bölme duvarlarıyla birlikte çağdaş inşa edilmiş. Bir tapınak yapısına uymayan bu tasarı yanında, uzun taraftaki yan girişi ve özellikle sağlam duvar işçiliği ile kule özelliği gösteriyor. Maussollos döneminde büyük olasılıkla askeri amaçlı karakol binası işlevinde olan yapı, M. Ö. 2 bin yılında ve onu izleyen dönemlerde uğradığı değişikliklerle Bizans döneminde bugünkü şekline kavuştu. Yapının kuzeyinde açığa çıkarılan yol Karakol Binası’nın kuzeybatısındaki bir üst terasta yer alan Athena Kutsal Alanına yöneliyor.


Yönetici binası
Pedasa akropolünün iç kale merkezinde, anakaya üzerinde yerleşik ve tüm kaleye hakim bir konumda 7x13 m. boyutlarındaki yapı ilk inşa evresinde, bir ön oda ve ana odadan oluşan megaron planına sahipti.
Arkeolojik veriler megaronun Arkaik dönem (M. Ö. 7’nci ve 6’ncı yüzyıl) boyunca kullanıldığını gösteriyor.
Daha sonraki dönemde geçirdiği değişiklikler sonucu yapının batı tarafındaki girişi kapatıldı ve ana odası iç duvarlarla bölünerek güney tarafta yeni bir giriş açıldı.
Son şekline Orta Bizans döneminde M. S. 13’üncü yüzyılda ulaşan yapının etrafı yine aynı dönemde mekanlarla çevrilmiş. Kazılarda ele geçen buluntular söz konusu mekanların atölye işlevine sahip olduğunu gösteriyor.

Surlar

Pedasa kentinin merkezinde yerleşik ve tüm çevreye hakim konumdaki akropol topografyaya uygun olarak halka surla çevrelenmiş.Savunmaya karşı zayıf konumdaki güney tarafta, yer yer kulelerle güçlendirilmiş olan iki dış sur yer alıyor. Yaklaşık 200 m uzunluğunda ve 2 m kalınlığındaki surlar anakaya üzerine oturtulmuş. Yer yer 4 m yüksekliğinde korunan surların alt bölümleri Leleg örgü tekniğinde iri bloklardan oluşturulmuş. Sur duvarlarının üst bölümünde görülen daha küçük taşlardan oluşturulmuş bölümü ise geç dönem onarımların sonucu ve son şeklini Bizans çağında alıyor. Batı taraftaki ana giriş yanlarda kulelerle güçlendirilmiş. Kuzey ve güney bölümde ise savunma amacıyla daha küçük boyutlu kapılar inşa edilmiş.
 

Aydın Ayaydın - Vatan
Yayın Tarihi : 15 Eylül 2009 Salı 21:44:44


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?