22
Şubat
2026
Pazar
ADANA

Acılı baba: Töreleri batsın!

Beraber yaşadığı sevgilisinden ayrılmak isteyen Özgül'e "Kadın erkekten ayrılamaz, töremizde yoktur' cevabı verilince Özgül ölümü seçti. 

Adana’da, birlikte yaşadığı 20 yaşındaki Mehmet Kelleoğlu’yla oturdukları evin balkonundan atlayarak ihtihar eden 17 yaşındaki Özgül Örel, gözyaşlarıyla toprağa verildi. Kızının töreye kurban gittiğini söyleyen 4 çocuk babası Şıhca Örel, “Kızımı defalarca onlardan aldım, tehditle ve çeşitli yollarla yeniden götürdüler. Aşirete göre, kadın erkeği boşayamazmış. Töreleri batsın. Nikahını beklerken ölüm haberini aldık” dedi.

Kızlarının cenazesini Adli Tıp’tan alıp 200 Evler Mahallesi Ören Sitesi’ndeki evlerine getiren Örel Ailesi daha sonra Kabasakal Mezarlığı’nda toprağa verdi. Özgül Örel'in cenaze törenine Kelleoğlu Ailesi’nden katılan olmadı.

Gözü yaşlı baba Şıhca Örel, “2004’te kızım Mehmet Kelleoğlu’na kaçtı. Sonra birlikte yaşamaya başladılar. Mehmet ve ailesi ‘Düğün yapacağız’ diyerek bizi oyaladılar. Kızımın bizi arayıp Mehmet'ten dayak yediğini söylemesi üzerine, Mersin’in Erdemli İlçesi'nde bularak evimize getirdim. 

Kızımızı geri vermemek için İzmir’e götürüp sakladık. Ancak, bir süre sonra kızıma bana ve annesine devamlı ‘Ya ailenin canı ya senin canın’ diyerek tehdit mesajları geçiyorlardı. Mehmet’in babası Nebi Kelleoğlu’yla konuştuk.

O makul davrandı ve ‘Olmuyorsa olmuyor hayırlısı olsun’ diye olumlu yanıt verdi. Ancak, daha sonra kızımı kandırıp tekrar götürdüler. Ev, araba sözü verdiler. Düğün sözü vererek bir süre tekrar birlikte oturdular” dedi. Bir keresinde kızının kulağından kan geldiğini gördüğünü ve ne olduğunu sorduğunda Mehmet’in kendisini çok kötü dövdüğünü anlattığını belirten emekli işçi Örel şöyle devam etti: 

'BİZ KADINI BOŞAMAZSAK, KADIN BİZİ BOŞAYAMAZ'

“Kızımızı yeniden aldık. Bir süre daha bizde kaldı. Daha sonra yeniden tehdit mesajları ve tehdit telefonları 0gelmeye başladı. Mehmet Kelleoğlu’nun babası Nebi Kelleoğlu en son peşimize adam gönderdi. Gelenler bize ‘Biz Urfalı aşiretiz. Biz kadını boşamazsak kadın bizi boşayamaz. Bizim töremizde kadının boşaması olmaz’ diye konuştu. Yine de vermedik. Bir süre sonra kızım evden ‘kuaföre gidiyorum’ diyerek ayrıldı. Yine Mehmet’e gittiğini öğrendik.” 

Kızının ölmeden 25 gün önce kendisine cep telefonuyla mesaj gönderdiğini belirten Örel, “Mesajında, ‘İnsan bazen çok zor durumda kalabilir. Hele de ailesinin canı ya da kendi canı arasında kaldı mı? Bir seçim yapmam lazımdı kendi canımı feda ediyorum. Beni affedin’ yazıyordu.

Hemen kızımı aradım ancak ulaşamadım. Bunun üzerine Mehmet'in ailesiyle görüştüm. Mehmet’in babası araya girdi. ‘Namus sözü kızınız bir daha dayak yemeyecek’ dedi. Alanya'da olduklarını ve döndükleri zaman en kısa sürede nikah yapacaklarını söylediler. 

Ancak, dün nikah günü için aramalarını beklerken kızımın ölüm haberini verdiler. Töreleri batsın. Bu devirde töre mi olur? Kızım intihar edecek biri değildi. Töreye kurban gitti. Mehmet Kelleoğlu ve babasından şikayetçi olacağım.”

Öte yandan, Şıhca Örel, kızının yanlarına ilk geldiğinde, “Buradan gidelim, evimizi satıp İzmir'e yerleşelim” demesi üzerine bir süre evlerine ‘satılık’ tabelası astıklarını, daha sonra ise satmaktan vazgeçtiklerini söyledi.
.
Yayın Tarihi : 15 Haziran 2006 Perşembe 16:53:12
Güncelleme :19 Haziran 2006 Pazartesi 19:05:15


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
A.I.Dogantug IP: 81.215.249.xxx Tarih : 17.06.2006 01:48:20
Olay bir töre cinayeti olarak yorumlanmaya çok açık.

Saadet Çetin IP: 85.101.177.xxx Tarih : 15.06.2006 20:59:34
Allah bu kızımızın ailesine sabır versin. Bu acının ilacı yok. Ancak Allahtan sabır istenecek. Bu acıyı evladını kaybeden bilir. Bende evladımı kaybettim. Hergün aynı acıyla yaşıyorum. Allahımdan sabır diliyorum.

fatih turan IP: 88.253.12.xxx Tarih : 25.10.2007 16:12:22

yaptığı sey cok yanlış


sinem kobli IP: 88.245.62.xxx Tarih : 28.05.2007 23:06:57
allahın verdiği canı sadece allah alır bir başkası bunun için asla bu zaman kadar görevlendirilmemiştir böyle bişeyde bundan sonra olmaz bence ama töreye mağdur düşürten kişilerde cezalarını alcaklardır kim insanlara böyle bir hak vermişk i bunuı yapan insanların asla vicdanları yoktur ama yapanlarda kesinle cezalarını öncelikle yaptıkl

ibrahim bozkurt IP: 85.98.26.xxx Tarih : 5.03.2007 09:35:40
TÖRELER KİTAP OLDU –Yıllardır tenkit edilen yerden yere vurulan ve adına töre denilen doğu ve güneydoğudaki örf ve adetler ş.urfa Birecik ilçesinde halen oturan , Aşiret Yazarı olarak’ta bilinen İbrahim Bozkurt tarafından kitap haline getirildi. Üç yıllık bir çalışma neticesinde aşiretlerde namus davaları, Kız kaçırmalar, kan davaları, çok evlilik, Aile planlaması ve diğer konulardaki tüm örf ve adetleri incelediğini ve bunu kitap haline getirdiğini anlatan Bozkurt Şunları söyledi. Tarihte Aşiret yapısına dayalı bir yaşam sürdüren doğu ve güneydoğudaki vatandaşlarımızın bu gün tatbik edilen güya töreleri ile geçmişteki töreler arasında hiçbir benzerlik yoktur. Geçmişte tatbik edilen töreler adaletli, ilkeli, insanlara ve topluma yararlı denemeler sonunda ilkeleşmiş kurallardır. Günümüzde töre olarak kabul edilen birçok kural yozlaşmış töre olmaktan çıkmış tamamen keyfi uygulamalar haline gelmiştir. Bazı aydınların ve basın organlarının ortaya attığı veya ileri sürdüğü gibi namus cinayetleri bu bölge insanının töresi değil cahil insanların verdiği kararlardır. Aşiretlerin töresini geleneğini öğrenmek isteyen kitaplarımızı okumadan karar vermesinler. Çünkü bölge halkını tanımak için Aşiretçiliği tanımak lazımdır. Hâlbuki meşrutiyetin ilanı ile birlikte aşiret yaşam biçimi tarihe karışmıştır. Günümüzde ancak tarihteki bu aşiretlerin bazı mensupları vardır. Aşiret yaşamı yoktur. Aşiret yaşamı geçmişte sosyal siyasal kültürel sahada gelişmiş kendine göre bir sistem kurmuştur, kendine has adli sistemi, dini uygulaması, yönetim şekli, vardır. Mesela Geçmişteki 27 adet aşiret beyliğini incelediğiniz zaman bunların adli sistemlerinin dört ana unsurdan meydana geldiğini görürsünüz. Mal’a Şevre (Danışma Merkezi) Mala Arife (Bilgi alma merkezi) Mala Şer’e ( Din Mahkemesi) Divana Reis’an (Reisler divanı) .İşte bu merkezlere gidecek tüm davalar ayrıştırılmış hangi olayın hangi mahkemede görüleceği bile belirtilmiştir. Hâlbuki bu tip bir yönetimi bu günkü aşiretler arasında bulmak mümkün değildir. Tarihte bu yerlere uğramayan ve hal edilmeyen dava yok gibidir. Günümüzde aşiretler arasındaki bu gibi kontrol mekanizmaları olmadığına göre aşiretçiliğe ve kültürlerine dayandığı iddia edilen bazı cinayetlerin hiçte aşiret kültürüyle bir alakası yoktur. Normal adi cinayetlerdir.

hacer kepir IP: 88.233.56.xxx Tarih : 14.01.2010 17:48:44

allah belasını versin böyle adice töre denen şeylere uyupda allahın verdigi canı alanların böyle yobazca birşey olamaz ya töre deyipde böyle şeyler yazanlarlar allahdan daha mı üstün ya kendi çıkardıkları bir takım adını töre deyip de uyguluyorlar onlara ben havvan bile diyemiyorum çünkü çok aşalık şeyler ya kimsenin hakkı yok allahın verdigi canı almaya kınıyorum böyle şeyleri rabbim bizlerden uzak tutsun o duruma düşenlere rabbim yardım etsin