22
Şubat
2026
Pazar
ADANA

DYP Lideri Ağar, Adana'da

Doğru Yol Partisi (DYP) Genel Başkanı Mehmet Ağar, tezkere konusundaki tavırlarının Cumhurbaşkanı'nın gerekçeleriyle farklı olduğunu belirterek, "Mehmetçik sınır kapısından çıktıktan sonra ona muhalefet yapmak bizde olmaz" dedi. 

Ağar, Adana'da basın mensuplarıyla yaptığı kahvaltılı sohbet toplantısında, Lübnan'a asker gönderilmesine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden (TBMM) geçen başbakanlık tezkeresini değerlendirdi. Türkiye'nin, yanı başındaki olaylara seyirci kalamayacağın belirten Ağar, "Ortadoğu'da Basra Körfezi'ne kadar olan bütün olaylar Türkiye'yi ilgilendirir. Türkiye buradaki olaylara 'bana ne' deyip geçemez. Türkiye, Lübnan'daki barışa katkı sağlamak için tavrını koyabilir, bu doğrudur. Demokratik Lübnan projesini de ortaya çıkarabilir bu da doğrudur, yanlış olan bu hükümettir" dedi. 

Demokraside son sözün TBMM'de olduğunu belirten Ağar, şöyle devam etti:
"Bizim tezkere konusundaki tavrımızın gerekçeleri ile Cumhurbaşkanı'nın gerekçeleri farklı. Tezkere konusunda öyle bir noktaya geldik ki, 'hayır' diyenler iktidar tarafından, 'evet' diyenler ana muhalefet tarafından hain ilan edilir bir ortam ortaya çıktı. Farklı düşüncelerin ihanetle suçlandığı bir ülke dünya üzerinde görülmemiştir. Biz tezkere sürecinin milletin önünde gerçekleşen bir süreç olmasını istedik ve ondan sonra tavrımızı koyduk. Mehmetçik sınır kapısından çıktıktan sonra ona muhalefet yapmak bizde olmaz."
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün Afganistan'a asker giderken söyledikleriyle şimdiki söylediklerinin yüzde yüz çelişkili olduğunu savunan Ağar, "O günkü muhalefettekiler yani şimdiki iktidardakilerin, Afganistan'a asker gönderirken söyledikleri ile şimdikiler tamamen çelişkili. Ama benim konuşmamda yıllar geçse de bir çelişki bulamazsınız. Biz bugün ne diyorsak, 50 yıl sonrada onun arkasında dururuz" diye konuştu. 

Hükümetin iç, dış, ekonomi politikaları ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gündemdeki konularla ilgili söylemlerini de eleştiren Ağar, "Başbakan'ın, olaylara münasebetsiz yaklaşımı bu ülkenin siyaset tarihinde görülmemiştir. Bu yaklaşımı ülkedeki güven ortamını zedeleyecek yöndedir. Bu ülkede, şehit ailelerinin feryatlar içerisinde yürekleri dağlayan yakarışlarını anlayamayan bir Başbakan var. Ben Başbakan'ın söylediklerini kötü niyetten ziyade, önemli olaylar karşısında oluşan beceriksizliğin paniğiyle söylenmiş sözler olarak değerlendiriyorum" diye konuştu. 

Türkiye'nin değerler ve semboller üzerinden parçalanmaya çalışıldığını savunan Ağar, "Türkiye'de zıtlaşma ve kutuplaşma yönünde siyaset yapılması üzerine kurulu bir düzenle seçime gidilmek isteniyor. Türkiye AK Parti ve CHP kıskacı altında bir politika izleyemez" şeklinde konuştu. 

Türkiye'de yapılan anketleri de eleştiren Ağar, şunları söyledi:
"Dünyanın hiçbir yerinde anketlerle seçim kazanmayı engellemek bu kadar yaygın olamaz. 28 Mart yerel seçimlerine bir hafta kala bizim yüzde 15-16'larda olacak oylarımızı yüzde 2.5 olarak açıkladılar. Pembe rüyalarla tablolar çizen anketlerle halkı yönlendirmeye çalışıyorlar. Madem bu anketlere bu kadar güveniyorsunuz, seçime gidin. Türkiye'nin güvenli sokaklar, güvenilir evler, güvenilir şehirler ve güvenilir dağlar oluşturması gerekiyor. Beceriksiz bir hükümetle bunlar mümkün değil. Seçime giderken köylüye, esnafa, çiftçiye bir parmak bal çalmanın siyasi bir karşılığı olacağına inanmıyorum. Sadece iktidarın değil, ana muhalefetin de seçimden kaçtığı bir ortamdayız." 

Hükümetin insanlara iş bulmak yerine yardımlar üzerine kurulu bir politika izlediğini ifade eden Ağar, "Dünyanın hiçbir yerinde yoksulluğun artışı üzerinden siyaset yapmak mümkün olmamıştır. Yoksullara bu kadar yardım ediyoruz diyorlar. Kimin parsıyla yapıyorsun, babanın parasıyla mı yapıyorsun? Milletin parasıyla yapıyorsun. Dünyanın hiçbir yerinde yoksul sayısının artışı üzerinden politika yapılır mı?" dedi.
İHA
Yayın Tarihi : 7 Eylül 2006 Perşembe 16:49:51


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?