
Van'ın Gürpınar ilçesinde 11 yıl önce vatani görevi yaparken teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan Jandarma Komando Er Levent Özçakmak'ın annesinin ağlamaktan gözyaşları kururken acılı anne, askerden döndükten sonra evlendirmek için oğluna aldığı çeyizleri 11 yıldır saklıyor. Oğlu bir gün gelip postalını giyip gezecek diye postalı her hafta boyayıp odasına koyuyor.
Jandarma Komando Er Levent Özçakmak'ın (20) annesi Meliha Özçakmak'ın (67), oğlunun şehit olmasının üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen hala gözü yaşlı. Oğlu şehit olduktan sonra evindeki bir odayı oğluna ev yapan acılı anne, burada askerden döndükten sonra evlendirmeyi düşündüğü oğlu için aldığı çeyizleri ve askerden kalan eşyaları saklıyor. Anne Meliha Özçakmak, oğlu için aldığı elbise dolabı, karyola, yorgan ve battaniyelere 11 yıldır gözü gibi bakıyor. Oğlu için ayırdığı ve oğlumun evi dediği yeri her
gün temizleyen acılı anne, 18 Mart Şehitleri Anma Günü'ne sanki bayram varmış gibi temizlik yaparak hazırlık yaptı. Oğlunun bir gün geri geleceğine inanan acılı anne oğlunun postalını her hafta boyayarak odada hazır bulunduruyor.
Oğlunun 5 yaşındayken doğum gününde üzerinde giydiği ve çikolata izlerinin bulunduğu hırkayı bile saklayan acılı anne, oğlunun askere giderken giydiği kıyafeti, kalemlerini, kitaplarını, defterlerini, vurulduğu sırada üzerinde bulanan cüzdanı, askerde kullandığı sakal fırçasını, künyesini bile atmayarak adeta müzeye dönüştürdüğü odada saklayarak, oğlunun eşyalarına bakıp onları öpüp koklayarak gözyaşlarına boğuluyor.
Oğlunun şehit edilmesinin üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen acısının ilk günkü gibi taze olduğunu söyleyen şehit annesi Özçakmak, oğlunun 6 aylık askerken hain bir kurşunla şehit edildiğini belirterek, "Benim kalbim durdu. Beynimin damarları tıkandı. Ağlamaktan gözyaşım kalmadı. Göz damarlarımda ağlamaktan çekilme olduğu için göz tansiyonu başladı. Her gün doktora gidiyorum. Gözümde yaş kalmadı ama oğlumu düşündükçe, odasına girdikçe ağlıyorum. Her gün hastanelere gidiyorum. Ama benim derdime derman yok" dedi.
Artık PKK'ya dur denilmesi gerektiğini ağlayarak söyleyen anne Özçakmak, "Ne olur dur desinler. Yeter desinler. Bittik, yeter artık" diye konuştu.
Oğlunu askere gönderdikten sonra, tezkeresini alıp evine döner diye çeyizini almaya başladığına dikkat çeken anne Özçakmak, şunları kaydetti: "Oğlumu askerden geldikten sonra nişanlayıp sonra da evlendirmeyi düşünüyordum. Onun için elbise dolabı, ocak, yatak odası, battaniye, yorgan gibi çeyiz eşyalarını aldım. Ama o askerden dönemedi. Hepsi burada kaldı. Ben de eşyaları yüreğime bastım. Ciğerim yanıyor. 11 yıldır saklıyorum, ölene kadar da saklayacağım. Ben öldükten sonra da birine eşyaları koruması için vereceğim."
"BİRGÜN GELİP GİYER DİYE POSTALINI BOYAYIP SAKLIYORUM"
Acılı anne oğlunun son giydiği postalını bile bir gün gelir kendilerinin görmediği yerde giyer diye her zaman boyalı tutup sakladığını vurgulayarak, "Belki bir gün bayramda gelip çocuğum botunu giyer. Belki bizim görmediğimiz bir zaman botunu giyip gezer geri getirir. Onun için haftada bir boyayıp evine koyuyorum. Sadece botunu değil evinin içini, camlarını silip temizliyorum. Daha dün temizledim" diye postalı öperek gözyaşlarını tutamadı.
Oğlunu doya doya sevemediğini ve koklayamadığını anlatan acılı anne Özçakmak şöyle devam etti: "Fotoğrafımı büyütüp oğlumun evine, onun fotoğrafının yanına koydum. Çünkü oğlumu doya doya sevemedim koklayamadım. Kendi fotoğrafımı büyütüp, onun yanına koydum. Şimdi anne oğul doya doya konuşuyoruz."
Anne Özçakmak, aradan 11 yıl geçmesine rağmen oğlunun acısının aynı olduğunu, sanki yeni şehit olmuş gibi yüreğinin yandığını gözyaşları içinde söyledi.
Baba Mehmet Özçakmak (71) ise oğlu şehit olduktan sonra gece-gündüz yatamadığını, onun için şiirler yazdığını belirterek yazdığı bir şiiri okudu.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |