22
Şubat
2026
Pazar
POLİS/ADLİYE

'Ne kestim, ne para aldım!'

Şuşu" lakaplı şovmen Şefik Ramazan Dumlu, Antalya'nın Alanya İlçesi'nde kaçırılarak vücudu jiletle çizildiği ileri sürülen şarkıcı İnci Doğan'ın daha önce 9 kez intihar girişiminde bulunduğunu belirterek, kendisi ve vokalisti Dilek Acar'ın, Doğan'ın intihar tehditleri nedeniyle olaya müdahil olduklarını söyledi.

Dumlu, İnci Doğan'ı tanıdığı zaman "Şuşu" takma adıyla sahneye çıktığını belirterek, Doğan'ın hiç bir zaman basın danışmanlığını ya da menajerliğini yapmadığını ifade etti. İnci Doğan'ın katıldığı bir televizyon programda, olay sonrası 3 gün boyuncu kendinde olmadığını söylediğini belirten Dumlu, "Bu tamamen yalandır. Bulunduğu ve hastanede tedavi edildiği günün akşamı, kendini Alanya'da çarşı içine bırakan 2 şüpheli şahsın kendisine yardımcı olduğu ifadesini vermiş ve onların serbest kalmasını sağlamıştır. Aynı yayında Genelkurmay eski Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'nın adı telaffuz edilmiş, benim sülaleme mensup bir insan olduğu belirtilmiş ve benim onun adını kullanarak kendisini tehdit ettiğim beyan edilmiştir. Böyle bir tehdit yoktur, kaldı ki sülaleme mensup devletin üst kademelerinde görev yapmış şerefli yüzlerce insan vardır ama ben hiç bir zaman bunları hiç bir kişi ya da kuruluşa karşı çıkar elde etmek için kullanmadım, kullanmak benim sosyal ve kültürel anlayışıma da terstir" diye konuştu.
Doğan'ın yurt dışında yaşadığı imajını kullandığının da altını çizen Dumlu, "İnci Doğan sürekli olarak medya mensuplarının karşısında 'Ben yurtdışında yaşıyorum' imajını kullanmaktadır. Oysa ki İnci Doğan'ın Türkiye'nin dışında hiç bir ülkede oturum ve ikametgah izni bulunmamaktadır. Sadece sahne sanatçısı olduğu için zaman zaman yurtdışında belli tesislere gidip orada programını yapıp geri dönmektedir" dedi.

İnci Doğan'ın olaylarla ilgili olarak, "Ben bunları kendime yaptıysam hastayım" ifadesini hatırlatan Dumlu, "Ben 19 Mayıs gecesi katıldığı bir canlı yayın sonrası kendisini Prof. Dr. Arif Verimli'nin muayenehanesine götürdüm. Verimli, yaptığı inceleme sonrası bizi Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi doktorlarından Hüseyin Soysal'a yönlendirdi. Aynı gece hastaneye kaydını yaptırdık, ancak kendisi odalar 2 kişilik olduğu için kalmak istemedi. Hastaneden ayrılışımızda da bana kendisine bir sponsor bulmamı ve Lapa isimli hastanede tedavi olmak istediğini beyan etti. Ancak Lapa denen hastanenin aylık ücreti 10 milyar olduğu için kimsenin buna sponsor olma şansı yoktu" açıklamasında bulundu.

İnci Doğan'ı 7 bin dolara kendisinin kestiği yönündeki bir ifadeyi de yalanlayan Dumlu, şunları kaydetti:

"Bu da gerçekleri yansıtmamaktadır. Kaybolduğu 10 Mayıs 2005 tarihinden bulunduğu 13 Mayıs 2005 tarihleri arasında benim nerelerde olduğum polis kayıtlarında zaten mevcuttur. İnci Doğan'a kimse zarar vermedi, İnci Doğan bunu kendi kendine yaptı, zararı da bira ve şarap karıştırarak yaptığını beyan etti. 10 Mayıs 2005 günü ben ve vokalisti Dilek Acar'ın intihar tehdidi altında kaybolup 3 gün sonra ortaya çıkacağını, böylece medyada gündeme geleceğini beyan etmiştir. Bu olayın polis tarafından ortaya çıkarılacağını söylememize rağmen, 'Arkadaşlar ne olur, kendimi öldüreceğim lütfen bana yardımcı olun, aksi takdirde ben intihar edeceğim, gündeme gelmezsem işim benim çok zor' dedi. Bunun üzerine biz de intihar etme eğilimi olduğu için biz istemeyerek de olsa bir türlü olayın içine müdahil olduk. Çünkü İnci Doğan daha önce 9 kere intihara teşebbüs etti. 13 Mayıs günü polis bizi otelden hastaneye çağırdığı gün Doğan'ı gördüğüm zaman açık ve net olarak aklımdan geçen ilk şey 'Dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan olduk, birileri bu kadına zarar verdi' diye düşündüm fakat sonra kimsenin zarar vermediği kendi kendine yapmış olduğu zaten belgelerle kanıtlandı."

İHA
Yayın Tarihi : 5 Ekim 2005 Çarşamba 15:18:03
Güncelleme :13 Ekim 2005 Perşembe 22:14:09


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?