Kahramanmaraş Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tutuklu sanık Ayşegül Akbaba ile dini nikahlı eşi İbrahim Doğan (27) hazır bulundu. Duruşmada gerçekleri anlatacağını söyleyen Ayşegül Akbaba, "Olay günü her sabah olduğu gibi inşaat işçisi olan eşim İbrahim Doğan’a kahvaltı hazırlayıp ekmek almak için bakkala gittim. Dönüşte üvey kızım Şule’yi odada kanlar içinde yerde yatar vaziyette buldum. Şule güçlükle nefes alıyordu. ’İbrahim’ diye bağırdım, evde kimse yoktu. Kocam evi terk etmişti. Şule’ye suni teneffüs yapıp, hayata döndürmeye çalıştım. Ancak tüm çabalarıma rağmen o hemen oracıkta öldü. O sırada evde bulunan 15 aylık oğlum Mehmet ağlıyordu. Onu susturmaya çalışırken, eve eşim İbrahim, yanında kardeşi Adem Doğan ile birlikte geldi. Kardeşi Adem Doğan ile birlikte bana polislerin kullandığı tabanca büyüklüğünde silahı çekip, ’Sen hamilesin ayrıca küçük bir de çocuğun var. Birkaç yıl yatar çıkarsın. Sana cezaevinde biz bakarız’ dedikleri için poliste ve savcıya verdiğim ifadelerde suçu kabul ettim" dedi.
Ayşegül Akbaba, mahkemede eşi İbrahim Doğan’ın ’gezmeye götürüyorum’ diye evden götürdüğü Şule’nin kolu kırık vaziyette geldiğini de öne sürerek, şunları söyledi:
"Öz babasının Şule’yi dövmesi konusunda bir defa karakolluk olduk. İbrahim orada suçunu inkar etti. Karakol amiri Şule’ye ’Söyle kızım seni kim dövüyor?’ dediğinde babasını gösterdi ama komiser bizi eve gönderdi" diye konuştu.
Eşi tarafından öz kızını öldürmekle suçlanan İbrahim Doğan ise suçlamaları kabul etmeyerek "Ben inşaatta çalışıyordum. Eşim Ayşegül, çalıştığım yere gelip eve gitmemiz gerektiğini söyledi. Eve geldiğimde Şule ölmüştü. Hastaneye götürdük, orada polislere ’elektrik çarptı’ dedi. Sonra da ifade değiştirip ’merdivenden düştü’ dedi. Polisler sıkıştırınca da doğrusunu söyledi. İnsan öz kızını öldürür mü?" şeklinde konuştu.
Mahkeme heyeti, şahitlerin dinlemesi ve delillerin toplanması için duruşmayı erteledi.
Olay, 27 Ağustos 2004 tarihinde Orhangazi Mahallesi 39 Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, Ayşegül Doğan, inşaatta işçi olarak çalışan eşi İbrahim Doğan’ın (28) evde olmadığı bir saatte üvey kızı Şule Doğan’ı çiş yaptığı gerekçesiyle dövmeye başladı. Üvey kızını feci şekilde döven üvey anne Ayşegül Doğan, daha sonra eşi İbrahim Doğan’ı arayarak, kızının yüksekten düşerek yaralandığını söyledi. Özel bir otomobille Kahramanmaraş Devlet Hastanesi’ne kaldırılan talihsiz Şule, hayatını kaybetti. Üvey anne Ayşegül Doğan, hastane polisine verdiği ilk ifadede kızının yüksekten düşerek yaralandığını söyledi. Özellikle kafasından yaralanan ve vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar bulunan küçük Şule için, savcılık otopsi kararı verdi.
Yapılan otopside ölüm nedeni kesinlik kazanmazken, cinayet bürosu dedektifleri durumundan şüphelendikleri üvey anne Ayşegül Doğan’ın ifadesine başvurdu. Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü’nde 4 saat sorgulanan anne Ayşegül Doğan, üvey kızını çiş yaptığı için dövdüğünü itiraf etti. Daha önce de çeşitli defalar üvey kızını dövdüğünü söyleyen Ayşegül Doğan, pişman olduğunu ifade etti.
Öte yandan, Ayşegül Doğan’ın üvey kızını daha önceleri de dövdüğü için eşi İbrahim Doğan tarafından şikayet edildiği ortaya çıktı. Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen Ayşegül Doğan tutuklanırken, cesedi Adana Adli Tıp Kurumu’na gönderilen talihsiz Şule’nin, beyin travması geçirerek hayatını kaybettiği tespit edildi.
allah böyle kadınları beter etsin baksanıza çocuga acımadan öldürünceye kadar dövmüş alah böyle kadınlara bin kere bela versin.benim üvey annem olmadıgı için binbir kere allahıma şükür ediyorum daha demin ufacık bebeğin fotoğrafını gördüm aynen bu o kadının yaptığı hatalar gibi oda öldürünceye kadar dövmüş yazık günah değilmi bu çocuklara arkadalar üvey annesi olanlara dayanmalarını söyleyelim ve bizde onlara yardımcı olalaım yetimlerin yanından bir kere bile ayrılmayalım
boyle anne olmaz olsun kucuk cocuklara el kalkarmi allah cezasini versin boyle annelerin allahtan korkmaz bir çis yapti diye dovulurmu cocuk tuh sana allahsiz