23
Şubat
2026
Pazertesi
KAHRAMAN MARAŞ

Milli güreşçiden çarpıcı açıklamalar geldi

2004 Atina Olimpiyatları’ndan sonra ilk defa geldiği memleketi Kahramanmaraş’ta çarpıcı açıklamalarda bulunan milli güreşçi Şeref Eroğlu, güreşi bırakıp bırakmama konusunda henüz karar vermediğini, ancak son olarak yüreğinin sesini dinleyerek karar vereceğini söyledi.

Hayatının büyük bölümünün kamplarda geçtiğini dile getiren Eroğlu, "Anne-babamızı, eşimizi dostumuzu hep ihmal ediyoruz. Benim çıtam hiçbir zaman 2.’lik veya 3.’lük olmadı. Spor yaparsam yine zirvede olmak için, altın için güreşeceğim. Güreş zor bir spor. Diğer sporlara göre 3, hatta 5 kat daha ağır bir spor. Ama her güzel şeyin de bir sonu var. İnsanların bizi gördükleri bu güzel şekliyle akıllarında kalmak bence en güzeli. Eşimle, annemle, babamla ve değerli büyüklerimle oturup bir karar vereceğiz. Ama şu anda ne tamam ne devam" dedi.

Eroğlu, bir basın mensubunun, "Bir köşe yazarının ’Şampiyonlar olimpiyatlara neden götürülmedi?’ şeklindeki yazısını nasıl değerlendiriyorsunuz" şeklindeki sorusu üzerine, "Bir sporcunun bir başka sporcu hakkında yorum yapması doğru olmaz. Türkiye’de problem şu. Hep testi kırıldıktan sonra insanlar konuşuyor. Keşke aylar önce bunun tartışmasını yapsalardı. Milli takım doğru mu, yanlış mı diye tartışmaya açsalardı. Şu anda insanlar işini ve görevini yapmış. Biten bir maçın arkasından hayıflanmakla olacak iş değil. Şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim. Benim ikinciliğimde en büyük pay nedir diye soracak olursanız, Osman Şansal cevabını veririm. Osman Şansal güreşte dünya olimpiyat şampiyonu değildir. Ama güreşe ahde vefasından dolayı federasyon başkanı olmuştur. Keşke Yaşar Doğu’nun emanetçileri bu işe sahip çıksaydı da bu işi daha iyi yapsaydı. Osman Şansal bana göre görevini yapmıştır. Bizim camia olarak problemimiz şu. Camiaya gelen insanları hep küserek yolluyoruz. Bu iyi bir şey değil. Osman Şansal’ın görev yaptığı 4 yıl içerisinde yanında olan tek sporcu benim" diye konuştu.

Eroğlu, "Güreşte neden az madalya ile dönüldü?" şeklindeki soruya ise, "10 madalyanın 3 tanesini bir camia alıyorsa, biraz burada ’el insaf’ demek lazım. Hani Türk milletinin veya Türk medyasının şampiyonaya gitmeden 3 ay önce başladığı ’altın mı alalım, gümüş mü alalım? Hangisi altın alsın, hangisi gümüş alsın?’ tartışmaların yaşandığı branşlar nerede? Güreş bana göre elinden geleni yapmıştır. 2.’lik de çok büyük bir başarı. Ama birinciliğin adı şampiyonluk. Ben birinci olsaydım, hiç kimse ağzını açıp konuşmayacaktı. Devletin o kadar imkanını alıp da madalya alamayan branşları kınasaydık daha iyi olurdu" dedi.

iha-kahramanmaraş
Yayın Tarihi : 4 Eylül 2004 Cumartesi 13:06:54


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?