Okmeydanı'nda linç edilen Selahattin Cirit'in cenazesini teslim almaya gelen babası 'Oğlumuzun öldüğünü 4 gün sonra gazeteden öğrendik. Nedenini sorduğumuzda baştan savıyorlar. Oğlum bir hiç uğruna oğlum öldü' dedi
Şişli Okmeydanı'nda 5 gün önce kalabalık bir grup tarafından tacizciye benzetilince linç edilerek öldürülen 27 yaşındaki Selahattin Cirit'in babası Sabri Cirit, polisin ilgisizliğinden yakındı. Acılı baba, "Oğlumun öldüğünü 4 gün sonra gazeteden öğrendik. Ölüm nedenini sorduğumda başlarından savıp bilgi vermiyorlar. Oğlum bir hiç uğruna öldü. Katillerin yakalanmasını istiyorum" dedi.
Selahattin Cirit, Bingöl'de ilköğretimi bitirdikten sonra çalışmak için İstanbul'a geldi. Gültepe'de bekar evinde kalan Cirit, en son geçen yıl ailesini görmek için Bingil'e gidip 1 ay kaldı. Cirit, İstanbul'da motosikletiyle çeşitli restoran ve büfelerde yarım gün servis elemanı olarak çalışıyordu.
Cirit, geçtiğimiz çarşamba gecesi Okmeydanı Mahmut Şevketpaşa Mahallesi Sağlık Ocağı önünden motosikletiyle geçerken saldırıya uğradı. Cirit, yaklaşık 50 kişi tarafından dövülerek öldürüldü. Cirit'in kullandığı motosiklet hâlâ bulunamazken, cenazesi Bingöl'den gelen ailesine teslim edildi. Adli Tıp Morgu'nda teşhisde bulunan baba Sabri Cirit, gözyaşlarını tutamadı.
'Fakirin sahibi yokmuş'
Baba Cirit, "Fakirin sahibi yokmuş bunu şimdi iyi anladım. Oğlumun öldüğünü 4 gün sonra gazetelerden öğrendim. Emniyetten kimse arayıp da 'Başınız sağolsun. Gelip oğlunuzun cesedini alın' demedi. Telefonda bir şey söylemediler. Olaya bakan cinayet polisiyle yüz yüze görüştük. Oğlumun ölüm nedenini sorduğumda başlarından savıp bilgi vermiyorlar. 'Biz bakıyoruz sen git' deyip gönderdiler" dedi.
Oğlunun hiç uğruna öldüğünü söyleyen Sabri Cirit, şöyle konuştu:
Nesi varsa çalınmış
"Olay günü en son Murat diye bir arkadaşıyla telefonda konuşmuş. Onunla görüşmeye gitmiş Okmeydanı'ndan geçerken saldırıya uğramış. Son günlerde mahallede kız çocuklarına tacizde bulunan motosikletli bir sapık varmış. Bizim çocuk da yabancı ve motosikletli olduğu için o zannedip saldırmışlar. Saldırganlar, oğlumun parasını, kimliğini cep telefonunu ceplerinde ne varsa hepsini çalmışlar. Oğlum bir hiç uğruna öldü. Katillerin yakalanmasını istiyorum.
Polisin Okmeydanı denilen yere rahat giremediğini duydum. Devletin giremediği yer olur mu hiç? Çok şaşırdım. Benim bildiğim bu."
Cirit'in cenazesi defnedilmek üzere memleketi Bingöl'e götürüldü.
BINGOLLU CIRIT’I KIM OLDURDU? Selahattin Cirit, Bingol’de ilkogretimini bitirdikten sonra ailesinin maddi gucu olmamasi nedeniyle ogrenimine son vererek calismak icin İstanbul’a geldi. Son olarak Etiler'de bulunan Marmaris Bufe isimli isyerinde, motosikletli servis elemani olarak kuryelik yapan Selahattin Cirit, Okmeydani'ndaki kiz cocuklarina sarkintilik yaptigi iddiasiyla, 05 Kasim 2008 tarihinde, saat 23.00 siralarinda Okmeydani'nda saldiriya ugradi. Ilk saldirinin hemen ardindan saldirganlarin elinden kurtulmayi basaran Selahattin Cirit, “kacma vururuz” denmesi ve silahla havaya ates edilmesi uzerine saldirganlara teslim olmak zorunda kaldi. Kent eskiyalari tarafindan yakinda bulunan kahvehane onunde darp edildi, bilahare internet kafede oturanlar da ajite edilerek olaya mudahil olmalari saglandi… Talihsiz Selahattin Cirit’in bedeni bu dayaga dayanamadi ve 06 Kasim gunu tedavi gordugu Okmeydani Egitim ve Arastirma Hastanesi'nde hayatini kaybetti. Olay bu hali ile bir kriminal olay olarak gazetelere yansidi. Ancak darp girisimi derinlemesine arastirildiginda, Cirit’in bir teror orgutu ile iliskili oldugu ve orgutunden ayrilmak istemesi uzerine DHKP/C tarafindan kucuk kizlara tacizde bulundugu iddiasi ile cezalandirildigi gorulecektir. Cirit, kucuk kizlari taciz ettigi iddiasi ile once orgut elemanlari tarafindan dovulmus, daha sonra cevre sakinleri kiskirtilarak suca ortak olmalari saglanmistir. Cirit’in motosikleti, uzerindeki para ve esyalar alinarak olaya kriminal bir gorunum verilmeye calisilmistir. Arkadaslariyla birlikte oturdugu Gultepe semtinde teror orgutu DHKP/C uyeleri tarafindan surekli taciz edilen Cirit, orgutun halka bir sey vermedigini gorerek, DHKP/C’den uzaklasmak istemis, tehdit edilmis, bilahare bu elim olay basina gelmistir. Acili baba oglunun cenazesini alirken yaptigi aciklamada, olay gunu oglunu Murat isminde birisinin telefonda aradigini, onunla gorusmeye giderken saldiriya ugrayarak hayatini kaybettigini, guvenlik guclerinden oglunun katilini/katillerini bulmalarini istedigini soylemistir. Polise ifade vermekten cekinen gorgu taniklari ise, olayin tamamen bir orgut cezalandirmasi oldugunu belirtiyorlar. Bu nedenle, darp edilen Selahattin Cirit’in olumunden sorumlu olan teror orgutu ve yandaslarinin ele gecirilerek, adaletin bir an once tecelli etmesi, benzer olaylarin yeniden yasanmasini engellemek ve kamu duzenini korumak adina “olmazsa olmaz” bir gorev olarak karsimizda duruyor. Kazim Sari